Kelepir Telekom!

Kelepir Telekom!

EMO ve Haber-Sen tarafından ortak yapılan basın açıklamasında, Telekom'un özelleştirilmesinin sakıncalarına dikkat çekilirken, ihale bedelinin de gerçek değerinin oldukça altında belirlendiği belirtildi.

Kelepir Telekom!
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) ve Haber-Sen, iletişim gibi son derece stratejik bir alanın özel sektöre ve yabancılara açılmasının sakıncalı olduğu belirtilirken, ihale bedelinin de Telekom'un gerçek değerinin yarısından az olduğuna dikkat çekildi.
Telekom'un satış operasyonu, kurumda yaşanan kadrolaşma, sürgünler ve norm kadro uygulaması konularında dün yapılan basın toplantısında konuşan EMO Genel Başkanı Ali Yiğit, iletişim altyapısının satılmasının bedelini tüm emekçilerin ödeyeceğini belirtti. Yiğit, tüm sanayileşmiş ülkelerin enformasyon alanında büyük bir atılım içinde olduğunu belirterek, bilgi satışındaki kârlarını artırmak için altyapıya sahip olmak istediklerini söyledi. Gelişmekte olan ülkelerdeki haberleşme ağının sermaye tarafından çok daha önemli olduğunu vurgulayan Yiğit, telekomünikasyon sektöründe koruma duvarlarının tamamen ortadan kalkması halinde pazardan sadece gelişmiş ülkelerin pay alabileceğini kaydetti.
Değerinin yarısı bile değil
27 Ocak 2000 tarihinde çıkarılan 4502 sayılı yasayla Türk Telekom AŞ'nin özelleştirilmesinin önünün açıldığını hatırlatan Yiğit, toplam mal varlığı ve yatırım tutarı 25 milyar dolar olan Telekom'a hükümet tarafından 10 milyar dolar fiyat biçildiğini söyledi. Yiğit, bu rakamların özelleştirme mantığını gözler önüne serdiğini ifade ederek, "Tüm dünyada enerji, telekomünikasyon, bilişim altyapısına yönelen uluslararası tekellerin çıkarlarıyla halkın çıkarları örtüşemez" dedi.
Türk Telekom'un borcunu ödemeyen kamu kuruluşlarının telefonunu kesmesi hakkındaki soruyu yanıtlayan Yiğit, kurumun daha önce de borçlar olmasına rağmen kamu kuruluşlarının telefonunu kesmediğini söyleyerek, "Bu tür uygulamalarla, Türk Telekom'u satın alacaklara, alacakları az iyi bir kurum bırakmak hedefleniyor" dedi.
MHP kadrolaşması
Daha sonra söz alan Haber-Sen Genel Başkanı Kemal Keleş ise Türk Telekom AŞ'de yaşanan MHP kadrolaşması, sürgünler ve norm kadro uygulamaları üzerinde durdu. Telekom'un Türkiye Cumhuriyeti'nin mi yoksa bir partinin kurumu mu olduğunu soran Keleş, 57. Hükümet'in başa geldiğinden beri Ulaştırma Bakanlığı'na bağlı birimlerde yoğun bir MHP kadrolaşması ve sürgünlerin yaşandığını söyledi. Olumsuzluklara tepki gösteren EMO üye ve temsilcileri ile Haber-Sen'in eski genel başkan ve MYK üyelerinin değişik illere sürgün edildiğini duyuran Keleş, Türk Telekom'un yüzde 20'lik blok satışına karşı çıkan "milliyetçi Telekom çalışanları"nın esas amaçlarının, rahat bir şekilde kadrolaşma olduğunu söyledi. Keleş, aynı çevrelerin özelleştirme yapılırken tepki göstermemesinin de düşündürücü olduğunu belirtti.
Kurumdaki norm kadro uygulamalarına da değinen Keleş, şu anda kurumda, 47 bin memur ve 26 bin işçinin çalıştığını belirterek, norm kadroda ise yaklaşık 51 bin 500 memur ve 6500 işçinin istihdamının planlandığını söyledi. Bu durumda 19 bin işçinin ne olacağını soran Keleş, 'Personel fazlası var' denilen kurumda yaklaşık 5000 açık olduğunu kaydetti.
Keleş, bu çelişkinin sebebine değinerek, "Telekom yönetimi personel fazlası olduğunu iddia ettiği yerlerde tehdit, sürgün ve baskıyla çalışanları başka kuruma geçmeye veya emekliliğe zorlayıp, doğacak boşluğa yandaşlarını yerleştirmek istiyor olmasın?" diye sordu.
www.evrensel.net