Ayır, kışkırt, öğretme!

Ayır, kışkırt, öğretme!

Seviye sınıfları ile "çalışkan" ve "tembel" olarak bölünen öğrenciler, ayrımcılığın kışkırtıldığı ve bireyci düşüncenin egemen kılındığı eğitim sistemi içinde, eğitimsizliğe terk ediliyor.

Ayır, kışkırt, öğretme!
Kamil Şanverdi
"At yarışı"na dönüştürülen eğitim sisteminde, öğrenciler arasındaki ayrımcılık, her kademede giderek yoğunlaşıyor. Dershanelerde "seviye tespit sınavları" ile oluşturulan "çalışkan" ve "tembel" sınıfları, giderek okullara da yaygınlaştırılıyor. "Çalışkan" öğrencilerden oluşturulan seçme sınıflar ile amaçlanan ise dersanenin reklamından başka bir şey değil. İster dersanede, ister okulda olsun, olan yine öğrenciye oluyor ve ayrımcılık ile körüklenen rekabet ve bireycilik, öğrencilerin psikolojisini alt üst ediyor. Elbette, "çalışkan" sınıflar iyi koşullarda eğitim görürken, "tembel" sınıflar kendi hallerine ve eğitimsizliğe terk ediliyor.
Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölüm Başkanı Doç. Dr. Müfit Gömleksiz, var olan ayrımları ortadan kaldırmayı hedeflemesi gereken eğitim kurumlarının, aksine ayrımcılığı körüklediğini ve öğrencilere zarar verdiğini söylüyor. Doç. Dr. Gömleksiz, genel olarak tek amacı öğrencileri üniversite sınavına ya da diğer okulların sınavlarına hazırlamak olan dershanelerde başlayan düzey kümesi uygulamasının, giderek okullarda da uygulanmaya başlandığını belirtiyor. Böylece okullarda sürekli bir yarışma ortamının egemen hale getirildiğini belirten Gömleksiz, akademik başarı açısından bireysel farklılıkların önemli ölçüde önemsendiğini ve bu farklılıkların giderek artırıldığı kuruluşlara dönüşme eğilimi olduğunu vurguluyor.
Yarış değil, işbirliği olmalı
Toplumsal bir kuruluş olan okulların, yarışmanın değil işbirliğinin egemen olduğu yerler olması gerektiğini dile getiren Doç. Dr. Gömleksiz, "Okullar, bireysel farklılıkların göz önüne alındığı, ama bu farklılıklara göre öğrenciler arasında ayrımların oluşturulmadığı, toplumda var olan toplumsal farklılıkların olası olduğunca azaltılmaya çalışıldığı, her öğrenciye eşit eğitim olanaklarının sunulduğu yerler olması gerekir" dedi.
Öğrenci yıpranıyor
Düzey kümesi uygulamalarıyla ilgili yapılan araştırmalarda, öğrencilerin düzey kümesi uygulaması yerine karma dersliklerde bir arada eğitim görseler de, akademik başarı açısından aralarında önemli farklar yaşanmadığını belirten Gömleksiz, özellikle alt düzey kümesindeki öğrenciler açısından, bu uygulamanın ne denli sorunlar oluşturabileceğinin yine araştırma bulgularında ortaya konduğunu ve psikolojik yönden öğrenciyi yıprattığını kaydetti.
Okullar birleştirici olmalı
Gömleksiz, özel eğitime muhtaç çocukların da özellikle toplumsal gelişmeleri açısından normal okullarda akranlarıyla birlikte öğretim görmesi eğiliminin tartışıldığı bu günlerde, okullardan, öğrencileri ayıran değil tüm farklılıklara karşın birleştiren kurumlar olmasının beklendiğini kaydetti. Gömleksiz, tartışmayı, Bloom'un Tam Öğrenme Kuramı'nı açıkladığı "İnsan Nitelikleri ve Okulda Öğrenme" adlı kitabında yer yer verdiği ve yüzyıllar önce Boswell'in söylediği sözü hatırlatarak sonluyor: "İnsanlar arasında zihinsel güçler bakımından doğuştan gelen bazı farkların bulunduğunu inkâr edemem, ama bunlar eğitimin ürünü olarak sonradan meydana getirilmekte olanların yanında hemen hemen bir hiçtir".
www.evrensel.net