Gazetecilere

Gazetecilere 'casusluk' komplosu

Kuzey Kıbrıs'ta yayınlanan Avrupa gazetesi çalışanlarına yönelik önceki gün gözaltı operasyonu başlatıldı. Avrupa gazetesi yazarı Kubilay Özkıraç, "Bizi susturmak için hazırladıkları senaryonun gereğini yapıyorlar" dedi.

Gazetecilere 'casusluk' komplosu
Kuzey Kıbrıs'ta yayınlanan Avrupa gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Şener Levent ve köşe yazarlarından Ali Osman Tabak, Harun Denizkan ile aynı gazeteye konuk yazar olarak zaman zaman yazı yazdığı söylenen bir astsubayın eşi ve astsubay gözaltına alındı. Gözaltına alınan kişilerin "dış ve iç şer odaklarıyla ilişkileri oldukları" ve "devlete zarar verdikleri" ileri sürülürken, Avrupa gazetesi yazarı Kubilay Özkıraç, gelişmeleri "önceden hazırlanan senaryonun oynanması" olarak değerlendirdi. Kitle örgütü, sendika ve siyasi parti temsilcileri ile birlikte kalabalık bir grup dün Lefkoşe Polis Müdürlüğü önünde bir araya gelerek, bilgi almak istedi. Ancak polis yetkilileri, gözaltındakilerin nerede tutulduklarını söylemekten ısrarla kaçındı. Avrupa gazetesi çalışanlarına yönelik önceki gün öğleden sonra başlayan gözaltı operasyonu, gece geç vakitlere kadar devam etti. Gözaltına alınan Avrupa gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Şener Levent ve köşe yazarlarından Ali Osman Tabak, Harun Denizkan ile aynı gazeteye konuk yazar olarak zaman zaman yazı yazdığı söylenen bir astsubayın eşi ve astsubayın nereye götürüldükleri konusunda yakınlarına uzun süre bilgi verilmedi.
Avukatı Levent'le görüştü
Şener Levent'in Lefkoşe Polis Müdürlüğü'nde tutulduğu öğrenilirken, Ali Osman Tabak'ın nereye götürüldüğü konusunda açıklama yapılmadı. Avukat Nidai Mesutoğlu, gözaltına alınmasından ancak 14 saat sonra Levent Şener ile görüşebildi. Görüşmenin ardından bilgi veren Mesutoğlu, Levent Şener'in şu sözlerini aktardı: "14 saattir buradayız. Ancak bize hiçbir şey sorulmadı. Büromda yapılan aramada, güney tarafına ait ve askeri alanlara ait fotoğraflar buldular. Sanırım bunları kanıt olarak kullanacaklar. Biz casus değiliz. Gözaltına alınmamız Kıbrıs halkına yapılan saldırının devamıdır. Basın ve kitle örgütlerinden destek istiyoruz."
Resmi açıklama
Konuyla ilgili KKTC Güvenlik Kuvvetleri Basın Bürosu'ndan yapılan açıklamada, "casusluk şebekesinin, günlük bir gazete görünümü altında, bir taraftan devleti yıkmak misyonuyla amansız ve ahlak dışı yayın yaptığı, diğer taraftan askeri sırlarla ilgili faaliyet başlattığı" savunuldu. Yazılı olarak yapılan açıklamada, "şebekenin dış ve iç şer odaklarıyla mevcut bütün irtibat ve iltisaklarını kanıtlayan yeterli bilgi ve belgelerin tesbitinin yapıldığı ve devlete daha fazla zarar vermelerinin engellenmesi amacıyla polis tarafından, şebekenin elebaşıyla birlikte ele geçirilerek tutuklandığı" iddia edildi. Açıklamada, komutanlığın bu durumu uzun süredir izlediği belirtilerek, "Olay çok ciddi boyutta olup, soruşturma her yönüyle kapsamlı olarak devam ettirilmektedir. Kamuoyu ve değerli basın organlarının bilgilendirilmesine devam edilecektir" denildi.
'Susturmak için hazırlanan senaryo'
Avrupa gazetesi köşe yazarlarından Kubilay Özkıraç gazetemize bir açıklama yaparak, gelişmeleri değerlendirdi. Özkıraç, gazetelerinin muhalif bir yayın çizgisi izlediğini ve KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş rejimine karşı mücadele eden bir gazete olduklarını belirterek, "Bizi susturmak için hazırladıkları senaryonun gereğini yapıyorlar. Tutuklanan arkadaşlarımızın üçü de yurtsever insanlar. Ortada delil filan yok. Bir kılıf uyduruyorlar" dedi. Kuzey Kıbrıs'ta basının özgür olmadığını söyleyen Özkıraç, diğer muhalif gazetelerin de ses çıkardıklarında susturulmak istendiğini ifade etti. Özkıraç şöyle devam etti: "Direm dirhem demokrasi veriliyor. Kıbrıs Türkleri yok ediliyor. 200 bin Kıbrıslı Türk göç etti. Kıbrıs sorunun gündemde olduğu bir dönemde bu gelişmeler yaşandı. Denktaş, şu an Cenevre'de görüşmelerde bulunuyor. Bu süreci de baltalamak istiyor olabilirler. Buradaki sorunu Türkiye de, Amerika da çözmek istemiyor. Çözümsüzlük çözümdür anlayışı devam ediyor. Biz barış isteyen bir gazeteyiz. Bu tür oyunlar Kıbrıs'ta her zaman oynanıyor. Geçmişte de oldu. İki avukat öldürüldü, Kutlu Adalı öldürüldü. Failleri halen meçhul."
Gözaltılara büyük tepki
Kitle örgütü, sendika ve siyasi parti temsilcileri ile birlikte kalabalık bir grup dün Lefkoşe Polis Müdürlüğü önünde bir araya gelerek, bilgi almak istedi. Ancak temsilcilere de bilgi vermeyen polis yetkilileri, gözaltındakilerin nerede tutulduklarını söylemekten ısrarla kaçındı. Yurtsever Birlik Hareketi (YBH) Genel Sekreter İzzet İzcan, tutuklanan kişilerin gazeteci olduğuna dikkat çekerek, 70'in üzerinde davadan yargılanan Avrupa Gazetesi yöneticileri ile bir davada da birlikte yargılandıklarını söyledi. Gözaltındakilerin yayın organlarını suç unsuru olarak kullandıklarının iddia edildiğini belirten İzcan, yaşanların demokrasiye, düşünce ve ifade özgürlüğüne yapılmış bir saldırı olduğunu kaydetti. İzcan, olayların sistemli bir şekilde yaşandığını ifade ederek, kısa bir süre önce generalin "halkın gaflet-dalalet içinde olduğu, hainlerin sindirileceği" şeklinde tehditleri olduğunu hatırlattı. Buna karşı bir tepkinin doğduğunu söyleyen İzcan, "Önemli kesimler, sendikalar, siyasi partiler ilk defa bir araya gelerek demokrasi tavrı olarak bu açıklamalara karşı çıktı. Ortam gerildi. Şimdi gazeteciler 'casusluk' ile suçlanıyor. Askeri mahkemede yargılanacakları söyleniyor. Rejim demokrasinin sesini kısmak istiyor. Ekonomik bir paket uygulanmak isteniyor. Buna da büyük tepki var. Mahkemelerde basına, siyasilere yönelik birçok dava açıldı. Hepsi birbiriyle alakalı. Biz bu yeni gelişmeler karşısında da ortak tavır sergileyeceğiz."
www.evrensel.net