Avustralya'nın kayıp kuşağı

İyi eğitim bahanesiyle ailelerinden koparılan Avustarlyalı yerli çocukların maruz kaldığı asimilasyon, Jane Harrison'un 'Çalınmış' isimli tiyatro oyununda anlatılıyor.

Avustralya'nın kayıp kuşağı
Ian Johns - The Times
Geçmişten acı istatistikler yükseliyor: 1970'e kadar Aborigin halkının yüzde 10'u gerçek annelerini tanımadan büyüdü. 60 yıldan uzun bir süre, beyaz ailelerin yanında yaşamak üzere evlerinden ayrılan binlerce bebek ve küçük çocuk "çalınmış kuşak" haline getirildi.
Bu konuda çok fazla tartışma yürütüldü, şimdi ise bu kültürel ıslahın kişisel bedeli bir tiyatro oyununda halka ve politikacılara sergileniyor.
Jane Harrison'un "Stolen-Çalınmış" isimli oyunu, Avustralyalı izleyicileri gözyaşlarına boğdu. Dekor, 60'lı yıllarda bir çocuk evi. Tavanı ve arkadaki duvarı ikiye bölen çatlak, aynı koğuşu paylaşan Aboriginlerin beyaz bir aileye verilmek için ya da kafa ve kol emeği için kandırıldıkları toplumdaki fay hattını anımsatıyor.
Farklı çocuklar sahneye gelip zorla yapılan bu işin sözde normlarının küçük düşürücülüğünü ve çirkinliğini gösteriyor. Oyun, soğuk bir suçlama belgesine dönüşüyor. Ruby (Kylie Belling) beyaz bir aileye yapılan haftasonu ziyareti sırasında tacize uğruyor. Anne (Tammy Anderson), gerçek ailesinin hayatta olduğunu bilmeden "iyi yetiştiriliyor". Sandy (Glenn Shea), annesinin sadece dolabında son kullanma tarihi geçmiş bir bezelye konservesi bulunduğu için "kötü aile" adledildiğini ortaya çıkarıyor. Willie (LeRoy Parsons), gerçek ailesiyle sağlıklı bir şekilde birleşmiyor, ayyaş bir katil oluyor ve hapisanede kendisinden utanarak intihar ediyor. Anne olmak isteyen Shirley (Pauline Whyman), çalınan kızlarını bulmak için 26 yıl boyunca ayrımcılığa karşı mücadele ediyor.
Wesley Enoch'un yapımı hem geniş bir yelpazeyi kapsamayı hem acı ve ıstarp üzerine yoğunlaşmamızı hedefliyor. Artık bir yetişkin olan bir çalınmış çocuk, 20 yıldır ayrı kaldığı annesi ile birleşmeye çok yaklaşıyor ki anne kalp krizinden ölüyor. Ancak, oyunun bir melodrama dönüşme eğilimi gösterdiği noktada, üç oyuncu canlandırdıkları farklı rollerle oyuna inandırıcılık katıyor.
Oyunun sonunda oyuncular, sahnede ağır ağır yürüyerek adeta seyircilere fark edilmeyi hak ettiklerini söylüyorlar. Pauline Whyman sesi kısılana dek konuşabileceğini söylediğinde, bu çalınan kuşağın seslerini duyurmak için hissettikleri tutkuya hak veriyorsunuz.
www.evrensel.net