Murat Dil yaşamını yitirdi

Murat Dil yaşamını yitirdi

Karaciğer kanseri olan ve doktorların geç kalındığı için kurtulma şansı olmadığını söyledikleri 33 yaşındaki tutuklu Murat Dil, dün yaşamını yitirdi.

Murat Dil yaşamını yitirdi
Dört yıl boyunca Adapazarı ve Gebze cezaevlerinde yatan ve daha sonra hastalığının tedavi edilmesi için Bayrampaşa Cezaevi'ne sevk edilen Murat Dil, dün sabaha karşı saat 03.00'te yaşamını yitirdi. 28 gündür karaciğer kanseri teşhisiyle Beyoğlu Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yatan Dil, henüz 33 yaşındaydı.
Son isteği su oldu
Uzun süredir cezaevinden çıkarılarak tedavi edilmesi istenen Murat Dil'e 9 Haziran'da Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi, "Hürriyeti bağlayıcı bir cezanın infazı halinde mahkûm hayati ve kat'i bir tehlike teşkil ediyorsa, cezanın infazı iyileştikten sonraya bırakılır" hükmünün uygulanabileceği yönünde rapor vermişti. Bu rapor üzerine cezaevinden çıkarılarak, Beyoğlu Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılan Dil için doktorlar 'çok geç' demişti. Hastanede ağrı kesici, oksijen ve serum verilerek acısı azaltılmaya çalışılan Dil, pazartesi gecesi komaya girdi. Çarşamba gecesi sabaha doğru yaşamını yitiren Dil'in yanında bulunan amcasından son isteği su oldu.
Polis cenazenin bekletilmemesini istedi
İki ay önce çıkarıldığı takdirde yaşama şansı olduğu belirtilen Murat Dil'in ölümü yakınlarını acıya boğdu. Cezaevinden çıkarıldığından beri ölümü beklenen Dil'in avukatları ve yakınları, ölüm haberi üzerine dün sabah saatlerinden itibaren hastaneye gelmeye başladılar. Birçok çevik kuvvet polisinin de beklediği hastaneye gelen Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Atilla Çınar ise, Dil'in avukatlarıyla ve ailesiyle görüştü. Görüşmenin ardından bir açıklama yapan Avukat Göksel Arslan, Çınar'ın kendilerinden cenazenin bir an önce kaldırılmasını istediğini ifade etti. Çınar'a ailenin şartları uygun olmadığı için talebini yerine getiremeyeceklerini söylediklerini belirten Arslan, bunun üzerine Çınar'ın kendilerine birtakım organize örgütlerin hastaneye gelecekleri yönünde duyum aldıklarını iddia ettiğini söyledi. Arslan, Dil'in kimliğinin Gebze Cezaevi'nde olduğu için beklemek zorunda olduklarını ekledi.
Dil'in cenazesinin bir an önce kaldırtılmak istenmesi, anne Zöhre Bat (Dil)'ın tepkisine yol açtı. Kendisine büyük hakaret edildiğini de söyleyen Bat, "Kafam allak bullak. Durumum hiç iyi değil. Biz çocuğumuzu polise vermek istemiyoruz. Çocuğumuzu elimizden almasınlar. Eğer çocuğumu polis elimden alır ve oğlumu gömmeme izin vermezse hastane önüne gider, kendimi yakarım" diye konuştu. Dil'in diğer avukatlarından Sevim Akat ise Dil'in cenazesini bugün kaldırmayı düşündüklerini, ama polisin ne yapacağını bilmediklerini açıkladı. Dil'in Nursel Toplu isimli arkadaşı ise cezaevlerinde Dil gibi ağır hasta olan birçok tutuklu ve hükümlü bulunduğunu söyledi. Toplu, Dil'in başına gelenlerin onların da başlarına gelmesini istemediklerini belirtti. Dil'in cenazesinin bugün saat 12.00'de Okmeydanı Cemevi'ne götürüldükten sonra Hasköy Mezarlığı'na defnedilmesi düşünülüyor.
İHD: Devlet sorumlu
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi, yaptığı yazılı açıklamayla Dil'in ölümünü devletin cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülere ilişkin sağlık politikasının olmamasına bağladı. İHD, yetkililerden tüm hasta tutuklu ve hükümlülere acil sağlık hizmeti vermelerini istedi. Partizan, Özgür Gelecek ve Yeni Demokrat Gençlik dergileri de yaptıkları açıklamada, Dil'in ölümünü üzüntüyle karşıladıklarını belirttiler.
www.evrensel.net