AKTAŞ'a seyirci kalınıyor

EMO İstanbul Şube Başkanı Gazi İpek, AKTAŞ'a karşı 10 yıldır hukuk mücadelesi verildiğini belirterek, Enerji Bakanlığı'nın Danıştay'ın verdiği iptal kararlarını uygulamadığına dikkati çekti.

AKTAŞ'a seyirci kalınıyor
Muzaffer Özkurt
Elektrik dağıtım özelleştirmelerinin en çarpıcı örneklerinden birisi olan AKTAŞ hakkında dağıtım hakkını veren sözleşmenin iptali kararı hâlâ uygulanmıyor. Danıştay tarafından verilen kararda AKTAŞ'ın kamuya yarar sağlayacak şekilde çalışmadığı saptanmıştı.
AKTAŞ'a karşı süren 10 yıllık hukuk mücadelesini değerlendiren Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Gazi İpek, bugüne kadar yapılan işletme hakkı devirlerinin 17 Aralık 1984 yılında kabul edilen 3096 sayılı Elektrikte Özelleştirme Yasası'na dayandırıldığını hatırlatarak, bu özelleştirmenin üç aşamada yapıldığını söyledi.
"Birinci aşamada Enerji Bakanlığı Bakanlar Kurulu'nun görevlendirmesi ile 24 Kasım 1989'da AKTAŞ'la görev verme sözleşmesi imzaladı. İkinci aşamada TEDAŞ ile 30 Mart 1990 tarihinde işletme hakkı devir sözleşmesi imzalandı. Son aşamada 1 Temmuz 1990'da da TEAŞ ile elektrik satış anlaşması imzalandı" diyen İpek, bu arada Vahap Eycan adlı bir çalışanın devir kararının özlük haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle Ankara İdare Mahkemesi'ne başvurduğunu, mahkemenin ise olayı Danıştay 10. Dairesi'ne gönderdiğini ifade etti.
Bakanlık kanun tanımıyor
Danıştay'ın 29 Nisan 1993'te aldığı kararla işletme devir hakkı sözleşmesinin iptaline karar verdiğini dile getiren İpek, bakanlığın bu kararı bir ay içinde uygulaması gerekirken kanuna aykırı olarak beklettiğini ve 28 Aralık 1994'te bir kez daha AKTAŞ'ı görevlendirdiğini ifade etti.
"Ancak bu görevlendirmeden sonra yasaca zorunlu olan TEAŞ ve TEDAŞ'la yapılması gereken anlaşmalar yapılmadı. Bunu TEAŞ ve TEDAŞ'tan gelen yetkililer mahkemede verdikleri ifadede belirttiler. Bu da yasa tanımazlığın başka boyutu" diyen İpek, daha sonra EMO'nun Danıştay'a başvurduğunu kaydetti. Ancak Danıştay'ın 10 Mart 1999'da aldığı kararla EMO'nun yürütmeyi durdurma istemini reddetmesi üzerine yapılan itirazlarla davanın Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu'na gönderildiğini ifade eden İpek, "Burada EMO'nun itirazı kabul edildi. Böylece AKTAŞ'ın sözleşmesi iptal edilmiş oldu. Bakanlığa gönderilen yazı sonrası bir ay içinde AKTAŞ'ın geri alınması gerekiyor. Ancak Enerji Bakanlığı görevi TEDAŞ'a geri teslim etmiyor ve elinde ayrı bir kurum olarak bırakarak AKTAŞ'ın geri dönüşü için zemin hazırlıyor" dedi.
Sorun tercihte
Özelleştirme gerekçelerinden brisi olarak kaynak sıkıntısının gösterildiğini ve yap işlet, yap işlet devret gibi modellere de bunun için yönelindiğinin söylendiğini belirten İpek, "Şu bir gerçek ki Türkiye'nin kaynak sıkıntısı var. Diğer ülkelerin bütçe açığı kadar Türkiye bütçesi var. Kişi başı 3000 dolar gibi düşük bir gelir düzeyi var. Ama sorun burada değil. Sorun tercihlerde. Tercihlerin doğru kullanılmasıyla ilgili. Dışa bağımlı bir tercih kullanılıyor enerjide" diyor.
İpek kamuoyuna sunulan projelerin ileriye dönük ve uzun vadeli çözümler olmadığını söylüyor. İpek, Türkiye'nin genel durumunu ise şu sözlerle anlatıyor: "Bugün ilk 500'deki işletmeleri kârlarını sadece yüzde 13'ünü sektöründen kazanıyor. Kalan 87'lik kısmı ise tahvilden, bankadan, borsadan kazanıyor. İkinci 500 ise kendi sektörüne bakıldığında zarar ediyor. Burada asıl amaç kurulan düzenekle tekelci sermayeye para akışı sağlamak."
www.evrensel.net