ABD'den Avrupa'ya 'dost kazığı'

Avrupa Birliği'ne sunduğu 'Echelon Raporu' ile büyük yankı yaratan Duncan Campbell, ABD'nin elindeki bu uluslararası casusluk sistemi ile ilgili yeni bilgiler ele geçirdi.

ABD'den Avrupa'ya 'dost kazığı'
ABD'nin uluslararası casusluk ağı Echelon hakkında elde edilen yeni bilgiler, ABD emperyalizminin, Avrupalı müttefikleri aleyhinde yürüttüğü ticari casusluk faaliyetlerine ışık tutuyor.
İngiliz The Independent gazetesinde dün yayımlanan manşet haberinde, ABD'nin Echelon aracılığıyla İngiliz ve Avrupa şirketlerini nasıl takip ettiği örneklerle açıklandı. "Yeni Soğuk Savaş" başlıklı haberde, CIA ve Ulusal Güvenlik Örgütü (NSA)'nün, Clinton'ın "saldırgan savunma" politikası gereğince ticaret savaşlarında üstlendiği rol belgeleriyle açıklanıyor. Savaşın hedefleri arasında, ABD ve İngiltere firmaları özel bir yer tutuyor.
İngiltere desteğiyle, İngiltere'ye karşı!
Duncan Campbell ve Paul Lashmar imzalı haberde, Echelon sisteminin, İngiltere'nin büyük katkılarıyla faaliyetini sürdürdüğüne dikkat çekiliyor. Echelon, uydular aracılığıyla yapılan telefon, faks ve e-posta mesajlarını takip edebiliyor. ABD, böylece milyarlarca dolarlık ihalelerde avantaj sağlıyor.
Eski NATO bilgisayar uzmanlarından Dr. Brian Gladwell'e göre, bu haksız rekabet, "korsanlığa" benziyor. Gladwell şöyle konuşuyor: "Ben bunu 250 yıl önceki açık deniz korsanlarına benzetiyorum. O dönemde devletler korsanlığı desteklediklerini asla kabul etmediler, ama perde arkasında onlar vardı. Siberuzayda da, devlet destekli enformasyon korsanlığı var. ABD gibileri ticari enformasyon hırsızlığını desteklediği sürece küresel bir elektronik ticaret mümkün değildir."
AB masaya yatırıyor
İngiltere'nin, GCHQ adlı istihbarat örgütü aracılığıyla Echelon'a ortak olması, hükümetin AB ile çeşitli sorunlar yaşamasına da neden oluyor. Çarşamba günü Strasbourg ve Berlin'de bir araya gelecek olan AB yetkilileri, ABD'nin elektronik ticari casusluk faaliyetlerini masaya yatıracaklar.
Sosyalizme karşı bir silah olarak kullanılan Echelon'un ticari alana kaydırılması, 1990'ların başında gerçekleşti. Bu tarihlerde, ABD'li yöneticiler, sistemin, müttefik ülke ekonomilerine karşı kullanılmasını öngördüler. Özel hedef ise, "Büyük Yükselen Piyasalar" olarak adlandırılan Çin, Brezilya ve Endonezya pazarlarıydı.
Basına sızan ilk olay
Echelon'un ticari casuslukta kullanıldığı, ilk kez Ocak 1994'te ortaya çıktı. Dönemin Fransa Başbakanı Edouard Balladur, 6 milyar dolarlık bir silah ve uçak ihalesinde son imzayı atmak için Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'a gitti, ancak imzayı atamadan ülkesine döndü. Bir süre sonra Baltimore Sun gazetesinde yayınlanan haberde, bu durum şöyle açıklanıyordu: "NSA, ticari bir iletişim uydusu aracılığıyla; Airbus şirketi, Suudi Havayolları ve Suudi hükümeti arasındaki tüm faks ve telefon görüşmelerini ele geçirdi. Böylece, Airbus yöneticilerinin bir Suudi yetkiliye rüşvet teklif ettiği anlaşıldı. NSA, bu bilgiyi, ihaleyi Boeing şirketinin kazanması için bastıran ABD'li yetkililere iletti. Clinton hükümetinin müdahalesiyle, ihale Boeing'de kaldı."
'Büyük destek gördük'
ABD istihbaratının belirleyici rol oynadığı bir diğer ihale, Brezilya ile ilgili. NSA, 1994'te Fransız şirketi Thomson ile Brezilya hükümeti arasındaki telefon görüşmelerini dinlemeye aldı. Görüşmeler, Amazon yağmur ormanlarında kurulacak olan 1.4 milyar dolarlık SIVAM adlı keşif sistemi ile ilgiliydi. ABD'nin yine rüşvet suçlamasıyla ortaya çıkması nedeniyle ihale, ABD tekeli Raytheon'a verildi. Raytheon, ihalenin ardından yaptığı açıklamada, "Ticaret Bakanlığı'nın büyük desteğini gördüklerini" vurguladı.
ABD, benzer yöntemlerle yüzlerce ihale kazandı. ABD ticaretinin geliştirilmesi için hükümet tarafından kurulan "Savunma Merkezi" ise, sık sık Avrupalı, İngiliz ve Japon rakiplerin "alt edilmesi" ile ilgili demeçler verdi.
İngiltere'nin kayıpları
Ele geçirilen bilgilere göre, ABD'nin, "sadık müttefiki" İngiltere'yi Echelon aracılığıyla bertaraf ettiği ihaleler; enerji, mühendislik ve telekomünikasyon alanlarında yoğunlaşıyor. İngiltere'nin kaybettiği en önemli ihaleler ise Filipinler, Malavi, Peru, Tunus ve Lübnan'da. Örneğin CIA, Bombay yakınlarında 700 MW gücünde bir enerji santralinin inşasına ilişkin ihale ile ilgili görüşmeleri takip etti. Bu gizli takip sonucunda, 400 milyon dolarlık sözleşme, Ocak 1995'te İngiltere'nin avuçlarından kayarak ABD'li Enron, GE ve Bechtel şirketlerine verildi. Aynı yıl, General Electric, Echelon sayesinde Tunus'ta bir santral ihalesini daha aldı.
Clinton konsepti
ABD istihbaratının ticari alanda kullanılmasına ilişkin konsept, Bill Clinton'ın 1993 yılında başkanlığa seçilmesiyle birlikte oluşturuldu. Clinton, vakit geçirmeden, "ABD şirketlerini, ulusal çıkarların gerektirdiği durumlarda atılgan bir biçimde desteklemek" sözcükleriyle özetlenen politikasını uygulamaya koydu. Kısa süre sonra, Madencilik Bürosu'ndan CIA ve NSA'ya kadar birçok resmi örgüt, uluslararası ihalelere müdahale etmeye başladı. Clinton tarafından "sahanın düzlenmesi" olarak nitelenen bu politika, ABD ticaretinin geliştirilmesi için gizli istihbarat bilgilerinin kullanılmasını da içeriyordu.
Üç istihbarat raporu
Independent'ın ele geçirdiği üç istihbarat raporu, baştan sona ekonomi ile ilgili. Bunlardan birinde, Fransa ve Delhi'deki Paris Ulusal Bankası şubelerinin, Madras yakınlarında bir atom santrali inşa etme projesine ilişkin görüşmeleri yer alıyor. Diğeri ise, OPEC görüşmelerinde Fransa'nın aldığı tutumun istihbaratçı gözüyle yorumlanması. 1997 tarihli son rapor ise, Pakistanlı ve Çinli yetkililer arasındaki görüşmeleri iletiyor. Her üç rapor da, ÇOK GİZLİ UMBRA damgasını taşıyor. Bu ibare, bilgileri elde etmek için gelişmiş teknolojilerin kullanıldığını göstermekte.
Konseptin kalbi 'Savunma Merkezi'
ABD'nin Avrupalı emperyalistleri de hedef alan "saldırgan ticaret" konseptinin kalbi, Ticaret Bakanlığı bünyesinde kurulan Savunma Merkezi. Bu merkez, Ticaret Teşvik Koordinasyon Komitesi tarafından yönetiliyor. Komite, Ticaret Bakanlığı bünyesinde kurulan İdari Destek Bürosu ile işbirliği içinde çalışıyor. İdari Destek Bürosu, ABD Ticaret Bakanlığı içinde kurulu, yarı-gizli bir örgütlenme. Örgütün bir önceki adı ise İstihbarat Bağlantı Bürosu.
ABD resmi belgelerine göre, Ticaret, Hazine ve Dışişleri Bakanlıkları'ndaki bu CIA ajanları, kaynak ve isim belirtmeden, ticari istihbaratlarını ABD'li şirketlere aktarıyor. 1986'dan bugüne yapılan istihbarat faaliyetlerine ilişkin dökümde, yabancı şirketler aleyhine 250 ayrı casusluk vakası yer alıyor. Aynı dökümde, 30 milyar dolar tutarındaki 72 ihalenin "incelendiği" belirtiliyor.
Woolsey'den 'ahlâki' gerekçeler
Eski CIA Başkanı James Woolsey, Avrupa aleyhine ticari casusluk yapıldığını açıkça kabul ediyor. Woolsey, Wall Street Journal gazetesinde mart ayında yayınlanan "Neden Müttefiklerimiz Aleyhine Casusluk Yapıyoruz" başlıklı yazısında şöyle diyor: "Biz sizi dinledik, çünkü siz rüşvetçilik yapıyorsunuz. Şirketlerinizin ürünleri Amerikalı rakiplerinizden daha pahalı ve daha az gelişmiş."
Bu "ahlaki" açıklamaya rağmen, CIA destekli Amerikan ihaleleri de yolsuzluklarla dolu. Örneğin, Clinton, 1994 yılında ve bir gün içinde, Endonezya ile ABD'li şirketler arasında 40 milyar dolarlık anlaşma imzaladı. Bunlar arasında Paiton'da kurulacak 2.6 milyar dolarlık bir enerji santrali ihalesi de bulunuyordu. ABD, ihaleyi kapabilmek için dönemin Endonezya Diktatörü Suharto'nun kızına 150 milyon dolar rüşvet vermişti.
NBC'nin haberleri
NBC televizyonunda Mayıs 1995'te yayınlanan bir haberde, NSA'nın, ABD, İngiltere ve Hong Kong'daki istasyonlar sayesinde ticari görüşmeleri takip ettiği açıklanıyordu. Buna göre ABD şirketleri, 1993-94 yılları arasında 16.5 milyar dolarlık uluslarararası ihaleyi, casusluk faaliyetleri sayesinde imzaladılar. Bu şirketlerin en önemlileri ise; Raytheon, Boeing ve Hughes. Her üç şirketin de silah sektöründe faaliyet yürütmesi, Echelon'un özel olarak uluslararası silah ihaleleri üzerinde durduğunu gösteriyor.
Echelon ile ilgili yeni bilgiler, Avrupa Birliği üyesi emperyalistler ile ABD'nin arasını daha da açacak gibi görünüyor.
www.evrensel.net