Çoğaldık ve güçlendik

"Patron; kadın işçileri, uysal, ses çıkarmayan, düşük ücretle çalışan işçiler, olarak görüyordu" diyen Exsa'nın grevci kadın işçileri, mücadelede ön safta yer aldıklarını söylüyor.

Çoğaldık ve güçlendik
Halil İmrek
Adları, Nurhan, Yeter, Deniz, Hatice... Memleketleri Adana, Urfa, Ceyhan... Her biri ayrı yerlerden gelmişler. "Bir işim olsun, insanca yaşayacak bir ücrete sahip olayım" özlemiyle iş aramaya başlamışlar. Memleketlerini terk etmeyi, ailelerini karşılarına almayı göze alarak. Sabancı'nın fabrikalarını özellikle tercih ediyorlarmış, şimdi ise "Patronların hepsi aynı, işçiyi sömürmekten başka bir şey bilmiyorlar" diyorlar.
Exsa Fabrikası'nda çalışan kadın işçiler, en doğal hakları olan sendikaya üye olunca, patron başta olmak üzere pek çok kişinin "Örgüt mü kuruyorsunuz?" karşı çıktığını anlatıyorlar. Azimle mücadele etmişler ve kazanmışlar. Tek istediklerinin hor görülmemek, emeklerinin karşılığını almak ve çalışma koşullarını iyileştirilmesini sağlamak olduğunu söylüyorlar. Bu istekleri için işten atılma, aç kalma ve "sicili bozuk" damgası yemeyi dahi göze almışlar. Grevdeki Exsa işçileri ile EMEP Kadın Komisyonu'nun sendikayı ziyareti esnasında sohbet ediyoruz. Kadın işçileri, coşkuyla süren grevleri öncesinde de kadın olmaktan kaynaklanan pek çok sorunla boğuştuklarını söylüyorlar.
Keyfi işten atıyorlardı
Deniz adlı kadın işçi, işten atmaların sıkça yaşadığına değinerek, "Müdür Ertan Engin, işyerine her gelişinde mutlaka işçi atardı. Biri 'makinayı yavaş çalıştırmış' diye, birinin 'makinası yamuk duruyor' diye, ya da 'lavaboya gitmiş' diye... Ama biz örgütlendik, ne zaman sendikaya üye kaydı çoğaldı ve biz güçlendik; o zaman işten atmalar ve müdür karşısında korkularımız dağıldı" diyor. "Bizi gözün üzerinde kaşın var atıyorlardı" diyen başka bir işçi ise, sendika yetkisini aldıktan bu yana, işten atmaların olmadığını, fazla baskı da yaşamadıklarını söylüyor.
Kadın olmak ayrı sorun
Kadın olarak işyerinde yaşadıkları sorunların da had safhada olduğunu dile getiren kadın işçiler, lavaboya gitmenin belli bir saati olduğunu anlatıyorlar. Genç bir bayan işçi söze girerek, "Hiç lavaboya gitmenin zamanı olur mu? diye soruyor. Bir başkası da, "Ben zamansız lavaboya gittim diye az daha işten atılıyordum. Benim ne zaman ihtiyacım olacağını işveren mi belirleyecek?" diyor. Kadın işçiler, yöneticilerin bir çok kez lavabo kapısını bile açtığını ve "Bu saatte ne yapıyorsunuz, haydi işinizin başına" dediğini söylüyor. Saat 15.00'dan sonra da lavabo kapalı tutuluyormuş.
Soyunma odalarının da sürekli kapalı tutulduğunu, öğle arasında ya da özel bir durumda bile soyunma odasına gidemediklerini anlatan kadın işçiler, kadınlara özel sorunlar yaşadıklarını, ancak bunu bir erkek müdüre rahat anlatamadıklarını dile getiriyor. İşçiler, müdürün "Bu saatte ne yapacaksınız?" diye sorduğunu, ancak karşılık veremedikleri için "haksız" durum düştüklerini söylüyor.
Kazanacağız ve örnek olacağız
İşçi kadınlar, Exsa'da çalışanların çoğunun kadın olduğunu belirterek, patronların kadın işçileri "uysal, ses çıkarmayan, düşük ücretle çalışan işçiler" olarak gördüğünü söylüyor. Oysa, kadın işçiler mücadelede de en ön safta yer alacaklarını ısrarla vurguluyor. "Biz kazanarak örnek olacağız" diyen kadın işçiler, "İşten atılsak da, gittiğimiz yerlerde mücadeleyi sürdüreceğiz. Hakkımızı sonuna kadar savunacağız. Yeter ki arkamızda bir şey bırakalım. İşyerimize sendikanın girmesi bizim için çok önemli biz bu haktan faydalanamazsak bile, arkamızdan gelecek işçi arkadaşlar faydalanacak" diyorlar.
Patronun toplu sözleşme görüşmelerinde çocuk parası olarak 100 bin lira verdiğini ekleyen kadın işçiler, "Kendi çocuklarını Amerika'da okutuyor, kendi çocuklarına milyarlarca masraf yapıyorlar" diyorlar. İşçilerin çocuklarının eve gelen 80 milyon lira ile beslendiğini, patronların çocuklarının ise servet içinde yüzdüğünü anlatan kadın işçiler, patronların eşlerinin kuaför ya da makyaj parasının bile maaşlarının bir kaç katı olduğunu vurguluyor.
Eskiden çarşıya çıkamazdık
Mücadelelerinde en büyük desteği ailelerinden aldıklarını söyleyen kadın işçiler, ailelerinin önce çarşıya gitmelerine bile karşı çıktıklarını, ama sendika mücadelesine başlamalarıyla bu sorunları aştıklarını söylüyorlar. Grevle birlikte her gün sendikaya geldiklerini ve ailelerinin bunu olumlu karşıladığını anlatan işçiler, ilk günlerde çıkan ufak tefek sorunların da artık yaşanmadığını belirtiyor. Kadın işçiler sohbeti şu sözlerle noktalıyorlar: "Birbirimize kenetlendik, birlik olduk ve kazanacağız. Destek olanlara teşekkür ediyoruz, kimin emekçiden yana kimin onun karşısında olduğunu da görüyoruz".
www.evrensel.net