Çayırhan işçilerinden buruk işbaşı

Çayırhan işçilerinden buruk işbaşı

İşyerlerinin, kölelik düzeninde olduğu gibi işçileriyle birlikte Turgay Ciner'in şirketine devredilmesine karşı, ömürlerini tükettikleri, 20-25 yıllarını verdikleri maden ocaklarına sahip çıkmak, peşkeş çekilmesine izin vermemek için üç gün üretim yapmayan Çayırhan maden işçileri, Ankara yolundan geri döndürülmelerinin ardından dün buruk bir şekilde işbaşı yaptılar.

Çayırhan işçilerinden buruk işbaşı
Sultan Özer
Turgay Ciner'in sahibi olduğu Park Teknik adlı şirkete 20 yıllığına devredilen "Orta Anadolu Linyitleri" (OAL) olarak bilinen Çayırhan Maden Ocakları'nda çalışan işçiler, sendikalarının ve Türk-İş'in de sahip çıkmaması nedeniyle yeni işverenleriyle çalışmak üzere işbaşı yaptılar.
"Sağlığını metangazında kaybeden, madenlerde canlarını verenlerin kemikleri sızlıyor" diye üzüntülerini dile getiren işçiler, yüzde 90'ının ocaklarda ciğerlerini kaybettiğini, iki gün sonra kapı dışarı edilmeleri halinde hiçbir güvencelerinin olmadığını söylediler. "Memleket bitmiş, devlet zaten yok" diyen işçiler, Beypazarı, Nallıhan, Çayırhan'ın MHP'li belediye başkanlarının kendilerine sahip çıkmadıklarına da dikkat çektiler.
"Bir geceyarısı operasyonu" ile gizli olarak imzalanan protokolle işyerlerinin devri ve hemen ardından işyerlerinin jandarma tarafından işgal edilmesine karşı tepki gösteren, ancak gereken desteği bulamayan Çayırhan maden işçilerinden, gerekli süreyi dolduran yaklaşık 450'si dilekçe vererek emekliliklerini istediler.
'Hırsız hırsızlığını söylemez'
Olayı "hırsızlık" olarak değerlendiren ve gizli yapılmasına da "Hiçbir hırsız, hırsızlık yapmadan önce hırsızlığını ilan etmez" yorumu getiren işçiler, "Maalesef birarada hareket edemedik" diye burukluklarını dile getirdiler. Emekliliği gelenlerin dilekçelerini vermeleriyle zaten sayılarının azaldığını, sendikalardan, Türk-İş'ten de destek gelmeyince hazırlıksız yakalandıkları bu peşkeş karşısında bir şey yapamadıklarını belirten işçiler, tek geçim kaynakları olan maden ocaklarında yeni işverenlerine üretmek üzere işbaşı yaptılar.
Türkiye Maden-İş Orta Anadolu Şubesi Başkanı Hasan Dündar ise beklemedikleri bir anda gelen saldırı karşısında bir şey yapamadıklarını, yıllarını kamuya vermiş işçilerin özel sektörde çalışmamak için 120-130 milyon lira maaşa razı olarak emekliliklerini istediklerini anlattı. İşçilerin devlete, bu işi yapanlara güvenmediği için, "Ne olur beni işten at" demesinin düşündürücü olduğunun altını çizen Dündar, Havaş, Petlas gibi örneklerin işçileri endişelendirdiğini söyledi.
"20-25 yıllarını maden ocaklarında tüketen işçilere hiçbir şey sorulmadığı gibi vicdanlarının da sızlamadığını" söyleyen Dündar, Ankara'da bürokratların yanı sıra genel başkanları Hasan Hüseyin Kayabaşı'nın da işçileri iknaya çalışmasının işçilerin tepkilerini aldığını söyledi. Ayrıca Türk-İş Genel Başkan Bayram Meral'le bizzat görüşmesine rağmen bugüne kadar oyalandıklarını kaydeden Dündar, santrallerin de devir edilmesine ve olayın 700'ün üzerinde enerji işçisini ilgilendirmesine rağmen Tes-İş'in de olaya sahip çıkmamasını eleştirdi.
Maden-Sen'den tepki
Çayırhan Termik Santrali'nin kömür sahalarıyla birlikte Turgay Ciner'e peşkeş çekilmesine tepki gösteren KESK'e bağlı Maden-Sen Genel Başkanı Neşet Demirtaş, santral ve ocaklarda çalışan 3000'e yakın kişinin geleceğinin Ciner'in iki dudağı arasına bırakıldığını belirtti. Santralle birlikte hediye edilenin, Çayırhan ile sınırlı kalmayacağına, Orhaneli, Tunçbilek ve Soma maden sahalarının geleceğinin de tehlikede olduğuna dikkat çeken Demirtaş, enerji ve maden işkolunda çalışanları bekleyen tehlikenin Aktaş, Çitosan, SEK, EBK çalışanlarından farklı olmayacağını, üç kuruşluk tazminatları ellerine verilerek kapı dışarı edileceklerini ifade etti.
Asıl amacı kâr olan özel sektörün, ömrü 70-80 yıl olan kömür sahalarını 20 yıl içerisinde talan edeceğine işaret eden Demirtaş, 30 yıllık ömrünün on yılını tamamlamış olan santralin ise 20 yıl sonra hurda yığını haline geleceği değerlendirmesini yaptı.
Direnme hakkını kullanacağız
Devirin 657'ye sürgün, sözleşmeli personele belirsizlik, 1475'e işten çıkartma, tüketiciye ise yıkım anlamına geldiğini belirten Demirtaş, demokratik direnme haklarını kullanacaklarından Turgay Ciner'in şüphesinin olmamasını istedi.
www.evrensel.net