Artık örgütlenmek gerekli

Artık örgütlenmek gerekli

Hükümeti ve IMF'yi yaptıkları mitingle protesto eden üreticiler, sorunların ancak örgütlenerek çözüleceğini söylüyorlar.

Artık örgütlenmek gerekli
Şahin Bayar
Tekirdağ'da önceki gün yaptıkları mitingle hükümetin ve IMF'nin tarım politikalarını protesto eden binlerce üretici, sorunların ancak örgütlenerek çözüleceğini dile getirdiler. Hükümetin buğday taban fiyatına verdiği 98 bin liranın kabul edilemez olduğunu anlatan üreticiler, "Hükümetin kendisi bir kilo buğdayın maliyetini 120 bin lira olarak açıkladı. Bize nasıl 98 bin lira fiyat verir" diye sordular. Çocuklarının artık tarımla uğraşmadığını ve fabrikalarda çalışmaya başladıklarını anlatan üreticiler, tarım politikalarının böyle devam etmesi halinde tarımın yok olacağına dikkat çektiler.
Kırklareli Pınarhisar'a bağlı Kaynarca Beldesi'nde tarımla uğraştığını anlatan Hüseyin Erdoğan adlı üretici, hükümetin tarım politikasını değiştirmek için örgütlenmenin kaçınılmaz olduğunu belirtti. Erdoğan, şöyle konuştu: "Şu halimize bir bakın, maliyetimiz ne kadar. Sattığımız fiyat ne kadar. Buğday bugün 120 bin liraya bize mal oluyor. Biz bunu 86 bin 500 liraya satarsak eğer ayakta durmamız mümkün değil. Bence örgütlenmekten gerisi yalan. Çünkü bu adamlara yapmayın etmeyin demedikçe yola gelmezler."
Tarlalarımıza el koyacaklar
Faik Özcan adlı üretici de, buğdayın en az 150 bin liradan alınmasını istediklerini dile getirdi. Kendilerini ancak bu fiyatın kurtacağını ifade eden Özcan, "Mazot her 15 günde bir zamlanıyor. Gübreler öyle, ilaçlar öyle. Bu böyle gitmez ki. Kara kara düşünüyoruz. Ne yapalım diye" dedi.
Çifçilerin birçoğunun borçlu olduğunu anlatan Mehmet Uğurel adlı üretici de, "Eğer böyle giderse Malatya ve Konya'da olduğu gibi bizim tarlalarımıza el koyacaklar. Çünkü kimse borcunu ödeyemiyor" diye konuştu.
Kaynarca'nın en büyük üreticilerinden biri olan Erdal Sevim, devletin açıkladığı buğday taban fiyatının masrafları bile karşılamadığını anlattı. Sözlerine, "Elimiz kolumuz bağlandı. Ziraat Odaları var ama onlar da tam olarak bizim hakkımızı aramıyorlar" şeklinde devam eden Sevim, daha önce de dertlerini anlatacak kimseyi bulamadıklarını söyledi.
Masraflar nasıl karşılanacak
Sevim şöyle dedi: "Zararına kimse uğraşmaz. Biz bir kere her şeyimizi buna bağlamışız. Ama bu böyle giderse, başka şeyler yapmaya çalışacağız. Yaptığımız işin karşılığını alamazsak, yarın traktöre mazot koyamadıktan sonra nasıl çalışacağız? Günden güne geriye gidiyoruz.
Geçen yıl 30-35 bin liraya kullandığın gübre bugün 118 bin lira olmuş. Artık yüzdesini siz hesaplayın. 170-180 bin liraya kullandığın mazotu bugün 450 bin liranın da üzerinde alıyorsun. Şimdi maliyetler yüzde 100'ün üzerinde artmış, bizim satacaklarımızı ise yüzde 20 ile alıyorlar. Peki masraflarımızı nasıl karşılayacağız?"
Salih Sargın adlı üretici ise, "Bu adamlar başımızda olduğu sürece hep böyle gideceğiz. Geleceğimiz karanlık" dedi.
Hükümetlerin üç yıldan beri kendilerine kan kusturduğunu kaydeden Haşim Durgun adlı üretici, "Burada geçinmeye çalışıyoruz. Üç senedir bunlar millete kan kusturuyorlar. Tarım kredilerini yüksek faiz uyguluyorlar. Üç yıldır fiyat da vermiyorlar. Hele bu yıl. Mazotun fiyatı 450 bin lira oldu. Artık zamanı geldi, bir değişim olacak" şeklinde tepkisini dile getirdi.
Kimsenin yüzü gülmüyor
Kaynarca'da 30 yıldır kahvecilik yapan Enver Bilge adlı esnaf, 1980'den sonra üreticilerin durumlarının bozulduğunu söyledi. Bu durumun kendisine de yansıdığını anlatan Bilge, "Kimsenin yüzü gülmüyor. Herkes başını önüne eğip kara kara düşünüyor. Daha önce günde üç paket şeker bitiriyordum. Bugün bir paket zor bitiriyorum" dedi.
www.evrensel.net