Kömürde özelleştirme soygunu

Özelleştirmenin "örnek fabrikası" KARDEMİR, Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK)'nu 'soygun' denilebilecek bir yöntem ile zarara uğratıyor.

Kömürde özelleştirme soygunu
Muzaffer Özkurt
Özelleştirmecilerin örnek olarak gösterdiği KARDEMİR'in TTK ile olan ilişkilerine bakıldığında özelleştirmenin ülke ekonomisine verdiği zararın boyutları görülebiliyor. KARDEMİR'in yaptığı yatırımlar ve kurduğu fabrikaları görmezden gelen, yıllarca yatırım yapılmadığı ve arpalık haline getirildiği için "Zarar ediyor" çığlıkları atan özelleştirmeciler şimdi yeni planlar yapmak zorunda. Çünkü ucuz olduğu gerekçesi ile kömürü yurtdışından ithal eden KARDEMİR, parası tükendiğinde ve yurtdışından vadeli kömür alamadığında gerekli kömürü TTK'dan kuruş para vermeden alıyor. KİT'lerde olduğu gibi TTK'da bu şekilde arpalık haline getirilerek ve hiçbir yatırm yapılmayarak çürütülmek ve özelleştirmenin hedefine koyulmak isteniyor.
TMMOB Yönetim Kurulu Üyesi Cemalettin Küçük, KARDEMİR'in TTK'ya halen 7 trilyon borcu olduğunu belirterek, KARDEMİR yetkililerinin TTK'nın kendileri için stratejik önemi olduğunu belirttiklerini söyledi. Küçük, "Bu stratejinin parası olma ve olmama hali olduğu ortaya çıkıyor. Çünkü KARDEMİR gerekli parayı edinir edinmez yurtdışından ithal kömürü almak için koşturuyor" dedi.
Ülke ekonomisine zarar
Bu durum, sadece kömürün dışarıdan alınması ve TTK'nın zarara uğratılması sonuçlarını doğurmuyor. Çünkü Güney Afrika'dan veya Avustralya'dan alınan 40 dolarlık kömüre karşılık TTK'daki kömürün fiyatı 60 dolar. Bunun öne sürerek ithal kömüre yönelen KARDEMİR hem ülke kalkınmasına, hem çevre bölgelerin kalkınmasına zarar veriyor. Küçük, bu durumu şu sözlerle açıklıyor: "KARDEMİR'in gerekli kömürü TTK'dan alması halinde işçiye ücret ödeniyor, istihdam yaratılıyor, nakliye ve ek işlere de para aktarılıyor ve vergi ile beraber işçilerin SSK bedeli ödeniyor. Bu şekilde kömüre verilen para ülke içine istihdam olarak geri dönüyor. Ancak kömürün yurtdışından alınması sonrası ise verilen 40 doların her kuruşu ülke dışına çıkıyor."
İthal kömür kalitesiz
TTK'nın, KARDEMİR ve ERDEMİR'den uzaklaştırılarak kısa vadeli kâr planları ile birkaç sermayedarın çıkarına feda edildiğini belirten Küçük, yurtdışından ithal edilen kömürün kükürt oranının TTK kömürüne göre daha yüksek olduğunu ve kömürün daha kalitesiz olduğunu söylüyor. Bu duruma rağmen halkı bir kenara bırakan ve sermayedarların çıkarını savunan özelleştirmeciler bu 'stratejiden' vazgeçmiyor: "Para olunca yurtdışına git. Paran kalmadıysa KİT'e borç tak!"
Küçük, TTK üzerinde oynanan bu oyuna karşı "Bundan sonrası için ise TTK'ya borcu olanların borçlarını ödeyeceği ve bundan sonraki alımlarda düzenleme yaptıracak bir planı sunacak olan özelleştirmecileri bekliyorum" diyor.
Direktif IMF'den
"Bir ülkenin el altına alınması için o ülkenin enerjisini, tabii kaynaklarını ve tarımını da elde tutmak gerekiyor. MAI, tahkim gibi anlaşmalar ve IMF, Dünya Bankası gibi kuruluşların direktifleriyle hareket eden ve bu yolda özelleştirmelerı hızla sürdüren hükümetler de ülkemizi kendi elleri ile bu şekilde yerli ve yabancı sermayeye peşkeş çekiyor. Bu şekilde hem bölgesel kalkınmalardan uzaklaşıyoruz hem de stratejik doğal kaynaklarımızı yatırımsız bırakarak dışa bağımlı duruma geliyoruz" diyen Küçük, bu şekilde enerji yönünden dışa bağımlı hale geldiğimizi kaydediyor.
Dünyada doğalgaz rezerv ömrünün 65 yıl, petrol rezerv ömrünün 42 yıl olduğuna dikkat çeken Küçük, kömür rezerv ömrünün ise 228 yıl kadar uzun bir süre olduğunu dile getiriyor. Küçük, ülkemizin kömür rezerv ömrünün ise 160 yıl olduğunu anlatıyor.
www.evrensel.net