Sadece aydınların sorunu değil

Bir grup aydın tarafından oluşturulan ve 'Emperyalist Kültür Kuşatmasına Karşıyız' başlığıyla imzaya açılan metnin girişimcilerinden Kemal Özer sorunun yalnızca aydınların sorunu olmadığına dikkat çekiyor.

Sadece aydınların sorunu değil
Özlem Ergun
Adnan Özyalçıner, Alpay Kabacalı, Burhan Günel, Cengiz Bektaş, Kemal Özer, Prof. Dr. İzzetin Önder, Rutkay Aziz, Egemen Berköz, Engin Ayça, Şükran Kurdakul'un dahil olduğu bir grup aydının girişimiyle başlatılan ve önceki gün düzenlenen bir toplantı ile kamuoyuna duyurulan 'Emperyalist Kültür Kuşatmasına Karşıyız' başlıklı bildirinin girişimcilerinden Şair Kemal Özer, sorunun yalnızca aydınların sorunu gibi algılanmaması gerektiğini ifade etti.
Artık zorunluluktu
Başlattıkları girişim konusunda görüşlerine başvurduğumuz Özer; gelişmelerin yeni olmadığını kaydederek, "Kültür emperyalizmi uzun süreden beri hem ülkemizin, hem dünyanın gündeminde olan bir sorun. Ama '80'den sonra Türkiye'deki gelişmeler, dayatılanlar yeni toplum modeli, onun hemen arkasından gelen Yeni Dünya Düzeni adlı emperyalist saldırı ve bunun kültür alanındaki tahribatı, bizi bu konuda duyarlı olmaya ve bu duyarlılığı topluma duyurmaya zorunlu kıldı..." diye konuştu.
Dünyada kültür emperyalizminin en net olarak görüldüğü yerlerden birisinin de Türkiye olduğunu aktaran Özer, bu ülkenin aydınları, sanatçıları, kültür adamları olarak sorunu dile getirmek Türkiye'nin kaderi üzerinde etkili olabilecek tüm güçleri bu karşı çıkışa davet etmek için böyle bir girişimde bulunduklarını söyledi.
Özer; "Gerekli desteği toplaması için elimizden geleni yapacağız. Her yoldan duyurmaya, dediğim gibi o duyarlılığı yaratmaya çalışacağız. Sonuç da önümüzdeki süreçte belli olacak, ama herkesçe şu bilinmeli ki bu yaşamsal bir şey... Ve sadece aydının, yazarın sorunu değil, ülkemizin sorunu" dedi.
Bildirinin bir başka girişimcisi ve Pen Yazarlar Derneği Başkanı Alpay Kabacalı da, saldırıların dil alanında yoğunlaştığını kaydederek, "Dil düşüncenin evidir" dedi.
Dil düşüncenin evidir
"Kimi devletler kültürel boyutlu hegemonyanın teorisini geliştirdiler, uygulamalara geçtiler. Sonuçta dünyanın pek çok ülkesinde soğuk savaş yaşandı. Türkiye jeopolitik konumu nedeniyle bu savaşın oldukça yoğun yaşandığı alanlardan biri oldu. SSCB'nin dağılmasıyla soğuk savaş da sona erdi. Savaşta yengi kazandığını ilan eden blok, bütün dünyada kendi kültürünü egemen kılmak için kolları sıvadı. Soğuk savaş sırasında batıda yer alan karikatürlerde görürdük, coca cola Moskova'ya bomba olarak gönderilirdi" diye konuşan Kabacalı, cola'nın küçük bir örnek olduğunu belirterek, kültürün her alanıyla kavramların, emperyalist kültür merkezi diye adlandırdığı ihraç merkezi tarafından pek çok ülkeye gönderildiğini kaydetti.
"Hiç kuşkusuz bunların başında biz geliyoruz. Yabancı sözcükler günlük yaşamımızın hemen her alanına yayılıyor" sözleriyle konuşmasını sürdüren Kabacalı, dil düşüncenin evidir, kendi dilimizi kullanıp geliştiremezsek, kendimize özgü düşünceyi de geliştiremeyeceğiz. Düşünsel yönden başka dilin egemenliği altında olacağız. Bunun ne anlama geldiği ise açık" dedi.
www.evrensel.net