SES İstanbul

SES İstanbul'da eyleme başlıyor

SES İstanbul şubeleri, bugünden itibaren başlatacakları eylemlerle sürgünlerin durdurulması ve 'gönüllü çalışma'ya son verilmesi gibi taleplerini dile getirecekler.

SES İstanbul'da eyleme başlıyor
KESK'e bağlı Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) üyesi sağlık emekçileri, "sürgünlerin durdurulması, ücret adaleti, zorunlu tasarrufların ödenmesi, toplusözleşme ve özlük hakları" gibi taleplerinin yerine getirilmesi için bugünden itibaren eyleme başlayacak.
SES Aksaray Şubesi'nde düzenlenen basın toplantısında, tüm İstanbul şubeleri adına açıklama yapan Şube Başkanı Songül Beydilli, devletin, 4 kişilik ailenin zorunlu ihtiyaçları için 480 milyon lira gerektiğini açıklarken, kendilerine sefalet ücreti dayattığını söyledi. Zorunlu Tasarruf Fonu'ndaki birikimlerinin düşük faizle eritildiği yetmezmiş gibi şimdi de gasp edilmeye çalışıldığını da belirten Beydilli; siyasi iktidarın 'kaynak olmadığı, ekonomiyi batıracağı' gerekçesiyle birikimlerini ödemek istemediğine dikkat çekerek, "Ağustos ayında 5.2 katrilyon iç borç faizi ödeme kararı alınıyor. Paralarını kıyı bankalarına yatıranlara, yaklaşık 200 trilyon ödeme yapılması kararı alınıyor. Her birinin maliyeti 2.5 trilyon olan 5 F tipi cezaevi yapılıyor" dedi.
Kadrolaşma ve sürgün
Sağlık Bakanlığı'na bağlı kurumlardaki siyasi kadrolaşmaya da değinen Songül Beydilli, il sağlık müdürlerinin hastanelerdeki atamalarda Türk Kamu-Sen'e bağlı Türk Sağlık-Sen'in önerilerini dikkate aldığını, idari kadrolara ise çalışanlara baskı uygulayan kişilerin atandığını kaydetti. Sorunları çözmek yerine sürgün ve baskılarla hak arayanların susturulmaya çalışıldığını ifade eden Beydilli, son olarak Okmeydanı SSK Hastanesi'nde çalışan SES Şişli Şube Sekreteri Rabia Tuncer'in de aralarında bulunduğu 5 sendika üyesinin il dışına sürgün edildiğini bildirdi. Beydilli, sürgün kararlarını protesto ettiklerini ve derhal geri alınmasını istediklerini söyledi.
Beydilli ayrıca, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Acil Kurtarma ve İlk Yardım Hizmetleri'nde çalışan hemşirelerin hiçbir gerekçe gösterilmeden başka yerlere 'tayin' edildiklerini de bildirerek, deprem beklenen bir ilde ambulans ekiplerinde yanlızca bir şoför ve bir hekimin görevlendirilmesi kararı alındığına dikkat çekti.
Zorla fazla mesai
Kamu hizmetlerinin özelleştirilerek insanlara paraları kadar hizmet dayatıldığını vurgulayan Beydilli, "Kamu kurumları kaynak akratılamayarak, kadrolu eleman verilmeyerek, taşeronlaştırma yaygınlaştırılarak hizmet veremez duruma getirildi" dedi. SSK hastanelerinde başlatılan "gönüllü çalışma" adı altındaki uygulamayla da sağlık çalışanlarının zorla çalıştırıldığını söyledi.
Kadro sorunu
Sağlık Bakanlığı'na verilen 37 bin kadroya personel alınmadığını belirten Beydilli, döner sermaye aracılığıyla elde edilen gelirin bir kısmının çalışanlara dağıtıldığını, ama bu dağıtımda adaletsizliğin yanı sıra düzensizliğin de hüküm sürdüğünü, ayrıca çalışanlara karşı bir tehdit aracına dönüştürüldüğünü ifade etti.
Sağlık Bakanlığı'nın TUS sınavını kazanamayanlar için paralı uzmanlık eğitimi getirmek istediğini de bildiren Beydilli, bu uygulamanın, adaletsizlik, fırsat eşitsizliği ve kalitesizlik getireceğini vurguladı.
www.evrensel.net