Sarı taksinin içindekiler

"Taksicinin yaşı, kimliği, kişiliği ne olursa olsun, o sarı arabanın içindeyseniz eğer, her şeye maruz kalabilirsiniz". Taksiciler Birliği'nden Cengiz Tokkuş böyle diyor.

Sarı taksinin içindekiler
Suzan Aykaç
Özellikle büyük kentlerin trafiğine yoğun bir "sarı"lık hakimdir. Bu "sarı arabalar"ın içindekiler, yani gün boyu direksiyon başında ter döken, bin bir türlü sorun ile boğuşan taksiciler, dertlerine deva bulabilmek için örgütleniyor.
Taksiciler Birliği Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, iki yıl önce taksicilerin sorunlarını yansıtabilecekleri bir yer olmadığını düşünüp kurdukları bir dernek. Cengiz Tokkuş ve Bayram Hacı Haliloğlu, bu derneğin kurucularından ve halen merkez yöneticileri. Temel amaçlarının, "taksiciliğin de bir meslek olarak tanınması ve taksicilere saygı gösterilmesi" olduğunu söylüyorlar.
Derneği kurmaktaki amaçlarının taksiciye kimlik kazandırmak olduğunu söyleyen Cengiz Tokkuş, gördükleri kötü muameleyi şöyle özetliyor: "Taksicinin yaşı, kimliği, kişiliği ne olursa olsun, eğer o sarı arabanın içindeyseniz her şeye maruz kalabilirsiniz." Trafik polislerinin "çocuk" gibi davrandığını söyleyen Tokkuş, taksicilerin bundan fazlazıyla rahatsız olduğunu anlatıyor.
Sahte sarılar can sıkıyor
Taksicilerin en büyük dertlerinden biri de korsan taksiler. Bir taksici günde 50 milyon lira toplayacaksa bunun korsan taksiciler yüzünden 30 milyon liraya düştüğünü anlatan Tokkuş, korsan taksilerin vergi ödemediğini ve bu nedenle daha ucuza çalışabildiğini belirtiyor. Kayıtlı bir taksinin maliyetinin 100 milyara kadar çıkabildiğini dile getiren Tokkuş, korsan taksicilerin bunu birkaç milyara halledebildiklerini ekliyor. Tokkuş, korsanlara karşı mutlaka sonuç alıcı önlem alınması gerektiğinin altını çiziyor.
Sertifika soygunu
"Geçici sertifika" uygulamasını da eleştiren Tokkuş, bu uygulama ile taksicilerin sömürüldüğünü düşünüyor. "Sertifika bizim için kimlik gibidir" diyen Tokkuş, bu uygulama ile taksicilerden daha fazla para alınmasının amaçlandığını vurguluyor. Tokkuş'un verdiği başka bir bilgi de, yasal olarak 750 bin lira olan sertifikaların taksicilere 11 milyon liradan satılması.
Sürekli dolaşmak zorunda kalmaları da taksicilerin başını ağrıtan sorunlardan. Kadıköy, Bakırköy, Beyoğlu gibi merkezi yerlere mutlaka büyük ana ceplerin yapılması gerektiğini söyleyen Tokkuş, gelen taksilerin sürekli olarak arka tarafta sıraya gireceği ve önden iş alan taksicinin gideceği bir sistemin bu sorunu çözeceğini vurguluyor. Tokkuş, taksicilerin sürekli dolaşmasının trafik sıkışıklığına ve trilyonlarca liranın boşa gitmesine neden olduğunu da ekliyor.
Örgütlenme ihtiyacı
Taksicilerin örgütlenmesi gereği üzerinde duran Tokkuş, odalar ve diğer taksici örgütlerine giden paraların taksicilere geri dönmesi gerektiğini söylüyor. Firmalardan toplu ve ucuz alışveriş görüşmeler yaptıklarını anlatan Tokkuş, Taksiciler Birliği'ne üye olan taksicilere kimlik kartı verileceğini ve bu kartların alışverişlerde kolaylık sağlayacağını dile getirdi. Şimdilik sadece Güngören'de bir şubelerinin olduğunu, fakat yıl sonuna kadar Beşiktaş, Sarıyer, Bahçelievler ve Kâğıthane'de de şube açacaklarını anlatan Tokkuş, Şoförler Odası'nın kendilerini ifade etmediğini ve odada yapılan birçok uygulamaya karşı çıktıklarını da belirtiyor. Tokkuş, taksicilerin örgütlenme ihtiyacının da bu sorundan kaynaklandığını söylüyor.
Mafyalaşma ve rant
Bayram Hacı Haliloğlu da, taksicilerin kendi aralarındaki sorunları da dernek aracılığı ile çözme amacında olduklarını söylüyor. Taksicilik mesleğinde her yerde mafyaların oluşmasından duyulan rahatsızlığı dile getiren Haliloğlu, bütün ticari araçlara birer kod verilerek, hangi araçta kimin çalıştığının bilinebileceğini düşünüyor.
Gasp olaylarının yoğunluğuna da dikkat çeken Haliloğlu, bunun da bir uydu takip sistemiyle çözülebileceğini dile getiriyor. Haliloğlu, küçük bir kitin aracın herhangi bir yerine takılmasıyla çalışacak bu sistemin çalınma ya da kaçırılma gibi durumlarda işe yarayacağını söylüyor.
İstanbul'da 17 bin 600 taksi olduğunu ve bunların büyük çoğunluğunun çalışmak yerine hava parası denilen uygulama ile çalışmadan para kazandığını dile getiriyor. Yüz bine yakın taksici olan İstanbul'da, taksi plakalarının rantçıların elinde olduğunu savunan Haliloğlu, isteyen herkese sertifika verildiği sürece sorunların ardının arkasının kesilmeyeceğini söylüyor.
www.evrensel.net