Emperyalistler 'silah'ı tartıştı

BM'de bir araya gelen emperyalist ülkelerin silah tekelleri, 'soğuk savaş'ın ardından silah sektöründeki "düzensizlik"ten yakındılar ve "kontrol altına alınması gerektiğini" savundular.

Emperyalistler 'silah'ı tartıştı
"Yeni Dünya Düzeni" ile birlikte "barış içinde bir dünya" kurulacağı propagandasının kısa sürede iflas etmesi, artık YDD mucitlerinin de dilinde. Birleşmiş Milletler'de silah tekelleri ve uzmanların katılımı ile yapılan panelde silah sektörü tartışıldı. "Soğuk savaş"ın ardından silah sektöründe yaşanan "düzensizlik"ten yakınılan panelde, bu durumun kontrol altına alınması gerektiği savunuldu. Yakınılan bölgesel çatışmaların büyük çoğunluğunun ardında emperyalist ülkelerin kışkırtmaları ve çıkar kavgaları olduğu da bir gerçek.
BM merkezinde, "Global Silah Sanayiinin Yeniden Yapılandırılması ve Etkileri" konulu panele katılan silah uzmanları, hem konvansiyonel hem de küçük çaplı silahların uluslararası ticaretini düzenleme gereği üzerinde durdu.
'Silah metaya dönüştü'
Kalkınmakta olan ülkelerde askeri harcamalar araştırması yapıp, ABD hükümetinin silah ticareti değerlendirme kuruluna katılmış olan Janne Nolan, giderek büyüyen silah ticaretinin "silahların bir metaya dönüşmesi" sonucunu doğurduğunu söyledi. ABD'de 1995'de yayınlanan devlet başkanlığı talimatıyla, "silah satışlarında savunma sanayii çıkarlarının tanınması kararı"nın alındığını, böylece, sadece kâr amacıyla silah satılmadığı ilkesinin sonunda geri dönüşsüz biçimde kaldırıldığını iddia etti.
Disiplinsizlik vurgusu
ABD silah sanayi temsilcisi, Uzay-Havacılık Sanayileri Birliği'nden Joel Johnson ise, "Soğuk Savaş" döneminin sona ermesiyle, sistemde disiplinin yok olması üzerinde durdu. "Soğuk Savaş döneminde iki süper gücün her biri kendi bloğunda yine de kontrole sahipti, günümüzde
silah üreticilerinin çoğu, ABD haricinde global güçler değil ve global değil, bölgesel çapta düşünmeye meyilli" diyen Johnson, bu duruma örnek olarak, Fransa'nın, Irak'a Mirage savaş jeti satmasını örnek gösterdi.
Ambargo tartışıldı
BM paneline katılan tüm uzmanların üzerinde birleştiği nokta da bu oldu. Yani, silahların "yanlış ellere" geçmesinin önlenmesi için uluslararası alanda daha bağlayıcı anlaşmalar yapılması. Maryland Üniversitesi silahsızlanma programından Natalie Goldring, silah fazlalarının yok edilmesi, kayıtlara geçirme, lisanslama ve silahların işaretlenmesi gibi ülkelerce alınacak önlemleri sıraladı ve silahların işaretlenmesi işleminin silah alımında kullanılan elmas gibi mallar için de yapılmasını önerdi. İngiltere ise, Sierra Leone'de isyancıların silah alımlarında kullanılan elmaslarının satışına BM Güvenlik Konseyi'nin ambargo koymasını önerdi.
Sierra Leone örneği
Silahlara sınırlama getirilmesi konusunda üzerinde durulan ülkelerden biri de, uzun yıllardır iç çatışmalara sahne olan Sierra Leone oldu. Burada kullanılan silahların kontrolsüzlüğünden yakınan uzmanlar, denetim vurgusu yaparken bu ülkeyi örnek gösterdiler. Sierra Leone, zengin elmas madenleri nedeniyle emperyalist ülkelerin etki altına almaya çalıştığı ve bölgedeki çatışmaları kışkırttığı bir ülke. Ancak, ne ABD menşeili "barış" planları, ne diğer emperyalistlerin müdahaleleri, akan kanın durmasına yönelik değil, aksine çatışmaları tırmandıran nitelikte. Tek başına bu örnek bile, silah konusundaki yakınmaların içyüzünü ele vermeye yetiyor.
Üreten ve satanlar şikâyet ediyor
Panelde söz alan diğer bir uzman olan, New York'daki Dünya Politikası Enstitüsü Uluslararası Silah Ticareti Uzmanı William Hartung'un söyledikleri ise, silah ticaretinin kaynağı ve bu sektörün kimin elinde olduğunun göstergesi. Global silah ticaretinin yüzde 80-85'ini elinde tutan ülkelerin BM Güvenlik Konseyi'nin beş üyesi, Amerika, İngiltere, Fransa, Sovyetler Birliği ve Çin olduğunu hatırlatan Hartung, bu gerçekten yola çıkarak bu sektördeki disiplinsizliğin kolayla kontrol edilebileceğini söylüyor. Hartung, bugünkü sıcak çatışmalarda kullanılan silahların kaynağının "Soğuk Savaş" döneminde emperyalist ülkelerce Güney Asya, Orta Amerika ya da Afrika'da kurulan stoklardan geldiğini de sözlerine ekliyor. Hartung'un sözlerinden, silahları üreten ve piyasaya süren güçlerin, şikâyet eden güçlerle aynı olduğu sonucu da çıkıyor.
www.evrensel.net