Hayvancılıkta da AB pazarı olduk

Hayvancılıkta da AB pazarı olduk

Türk Veteriner Hekimleri Birliği tarafından düzenlenen kongrede, Türkiye'nin Avrupa Birliği'nin hayvansal ürün pazarı haline getirildiği vurgulandı. Kongrede, "AB yemediğini Türkiye'ye ihraç ediyor" denildi.

Hayvancılıkta da AB pazarı olduk
Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) tarafından düzenlenen Türkiye 8. Hayvancılık Kongresi başladı. DSİ Konferans Salonu'nda yapılan ve iki gün sürecek kongreye Tarım Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp'in ve bakanlığıktan hiçbir bürokratın gelmemesi tepkiye neden oldu. Kongreye gelen MHP ve DSP'li milletvekilleri de iktidar ortağı değilmişcesine tarım ve hayvancılık politikalarından şikayet ettiler.
Kongrenin açılışında konuşan TVHB Merkez Konseyi Başkanı Nesrin Alparslan, Türkiye'de hayvancılığın ve üreticilerin sorunlarının siyasi iktidarlarca dikkate alınmadığına dikkat çekerek, Türkiye'nin potansiyeline rağmen ithal edilen sağlıksız hayvansal ürünlere mahkum edildiğini söyledi.
Dünyada 800 milyon insanın beslenme sorunu yaşadığını hatırlatan Alparslan, dünyadaki açlığı ortadan kaldırmak için 40 milyon ton hububata ihtiyaç olmasına karşılık, sanayileşmiş ülkelerin sadece hayvanlarını beslemek için 540 milyon ton hububat tükettiklerine dikkat çekti. Alparslan, sanayileşmiş ülkelerdeki hububatın büyük kısmının azgelişmiş ülkelerden gediğini kaydederek, "Dünyada birilerinin hayvanlarını beslemek için insanlar aç kalıyorlar." dedi. Alparslan, hayvancılığın önemine uygun olarak ele alınmadığını dile getirerek, ayrı bir hayvancılık bakanlığının kurulmasını ya da müsteşarlık olarak örgütlenmesi gerektiğini belirtti.
Tarımda tekelleşme
Dünyanın en büyük çokuluslu şirketinin dünyadaki tarım ilaçlarının yüzde 85'ine, ilaç sanayinin yüzde 35'ine, ticari tohumların yüzde 32'sine sahip olduğuna işaret eden Alparslan, küreselleşme ve tekelleşmenin insanlığın refahının artmasını engellediğini vurguladı.
Alparslan, Türkiye'nin hayvancılığı açısından Avrupa'da ikinci, dünyada altıncı sırada olduğunun altını çizerek, dünyada olduğu gibi Türkiye'nin de potansiyelini değerlendirerek tarımının yönünü hayvancılığa kaydırması gerektiğini söyledi. ABD'nin 1920-1968 yılları arasında tahıl ve patates üretimini yüzde 25 kısarak, hayvansal gıda üretiminde yüzde 110 artışa gittiğini aktaran Alparslan, Avrupa Birliği'nin de bitkisel gıda tüketimini kısarak, hayvansal üretim ve tüketimi artırdığını hatırlattı. Alparslan, bu politikayı izleyen ülkelerin hem halklarını kaliteli beslediklerine hem de halklarının geleceğini yüz yıl garantiye aldıklarına işaret ederek, Türkiye'de hayvansal gıda üretiminde maliyetlerin düşürülerek, tüketiminin artırılması, bunun için de hayvancılığın desteklenmesi gerektiğini dile getirdi.
Emek Platformu (EP)'nu oluşturan örgütlerin başkanlarının da geldiği kongrede EP adına konuşan Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu, yıllardın sorunların konuşulduğunu hatırlatarak, "Çalışanlar ve onların örgütlerinin sorunları çözecek güce sahipler. Yeteneklerini ve güçlerini birleştirdikleri sürece, bu salonlar, yetmezse meydanlar bunun imkanıdır." dedi.
'Hayvancılık ithalatla kalkınamaz'
Kongre'ye katılan Veterinerlik Fakülteleri Dekanları adına konuşan Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Recep Tınar, hayvancılığın ithalatla kalkınamayacağını vurgulayarak, bugüne kadar İran, Irak gibi ülkelerden yapılan hayvan ithalatının Türkiye'ye zararı dokunduğunu, Avrupa'nın yemediği etlerin halka yedirildiğini söyledi.
İktidar milletvekilleri de ağladı
Son olarak söz alan milletvekilleri, iktidar değilmişcesine hayvancılığın sorunlarını dile getirip, tarım ve hayvancılık politikalarından şikayet ettiler.
www.evrensel.net