Cep şirketleri kandırıyor

Çatılara kurulan cep vericilerinin kan ser, beyin tümörü ve benzeri hastalıklara neden olduğu ortaya çıkınca, GSM lisansı sahibi şirketler, halkı aldatmaya başladılar.

Cep şirketleri kandırıyor
Hacer Yücel
Turkcell yetkilileri; kanser, beyin tümörü, sakat çocuk doğumu ve daha nice hastalığa sebep olan cep vericilerini (baz istasyonları) aklamak için "Zararı olsaydı diğer ülkelerde kullanılmazdı" savunmasında bulunarak, düzenledikleri aldatmaca raporlarla insanları ikna etmeye çalışıyorlar. Ellerindeki raporla ev sahiplerinin kapılarını çalan Turkcell yetkilileri, birkaç milyar karşılığında evlerin çatılarına baz istasyonları kuruyorlar. Dünya genelinde yapılan araştırmalarla çevre ve insan sağlığına verdiği zararları kanıtlanan istasyonlar, diğer ülkelerde yasalar çerçevesinde düzenlenirken, Türkiye'de Çevre Bakanlığı'nın yayınlamış olduğu genelge dışında hiçbir önlem bulunmuyor.
Dava açılabilir
Cep vericilerinin zararlı olmadığı yönünde bina sahiplerine 1998'de Tuzla'daki bir site direği için Prof. Dr. Osman Palamutçuoğlu'nun hazırlamış olduğu raporu gösteren Turkcell yetkilileri; bina sahiplerini kandırdıkları gibi, raporu Palamutçuoğlu'nun isteği dışında kullanıyorlar. İstanbul Barosu avukatlarından Ersin Dere, Palamutçuoğlu'nun isteği dışında ve bina sahiplerini yanıltmak amacıyla yürütülen bu girişime karşı dava açılabileceğini kaydediyor.
Sonuçlar ortada
Cep şirketi yöneticileri, cep vericilerinin insan sağlığına verdiği zararları aklamak için bin bir türlü yola başvuruyorlar. Turkcell'in Kuramsal İletişim Direktörü Okşan Atilla Sanön, vericileri kurarken dünyada uygulanan kurallara göre hareket ettiklerini ve istasyonların herhangi bir hastalığa yol açtığının ispatlanmadığını iddia ediyor. Riskin olması halinde dünyada böyle bir sistemin kurulamayacağını savunan Sanön, GSM ekipmanlarıyla ilgili sürekli araştırmaların ve ölçümlerin yapıldığını öne sürüyor. Bu tür yatırımlar yapılırken Telsiz Genel Müdürlüğü'nden izin alındığını belirten Sanön, ABD'de bulunan John Hopkins Hastanesi'nde yapılan araştırmalar sonucunda telefon işçilerinde lösemi ve beyin tümörünün arttığı yönündeki sonuçları ve Belçika'dan A. Maes'in cep vericilerinin altında 2 saat bırakılan insan kan hücrelerinde kromozon kırıklarının meydana geldiğinin kanıtlandığını görmezden geliyor.
Kötü niyetin ürünü
Dünyada cep vericilerinin insan sağlığına verdiği zararlar ortaya çıktıkça, halk vericilere karşı mücadele ediyor ve hükümetler de engelleyici tutum almak zorunda kalıyor. Örneğin, Turkcell ve Telsim şirketinin sıkça örnek olarak gösterdiği ABD'de, 1995 yılında yayınlanan bir genelgeyle evlerin ve okulların çatılarına verici yerleştirilmesi yasaklanırken, Türkiye'de, 1998 yılında hazırlanan bir rapor tüm İstanbul için geçerliymiş gibi halk aldatılıyor. Aksaray Halk Bankası karşısında kurulan baz istasyonu için "zararlıdır" raporu veren bilirkişi heyeti içinde bulunan Prof. Palamutçuoğlu, Tuzla için hazırladığı raporun, kendi isteği dışında gidilen her eve, işyerine verildiğini söylüyor. Belli bir konu için hazırlamış olduğu raporun diğer alanları karşılamadığını söyleyen Palamutçuoğlu, vericilerin kurulduğu yeri ve koşulları bilmediğinden 'zararlı değildir' denilemeyeceğini ifade ediyor. Palamutçuoğlu, raporunun kullanılmaması için Turkcell yetkililerini uyardığını, ancak bu uyarısının dikkate alınmadığını belirterek, "Bu yalnızca kötü bir niyetin ürünü olabilir" diyor.
Rapor aldatmacası
17 Eylül 1998 tarihinde Turkcell'in isteği üzerine İTÜ Elektirik Elektironik Fakültesi'nden Prof. Dr. Osman Palamutçuoğlu'nun, Tuzla'da bulunan bir sitedeki direk için verdiği rapor, apartman sahiplerini ikna etmek amacıyla kullanılıyor. Rapora göre 35 metre yükseklikte 120 ve 3 derecelik açılarla 40 wattlık güç ışığıyla kurulan antenin sağlığa zararlı olmadığı savunuluyor. Raporda, vericilerin uluslararası standartlara uyduğu iddia ediliyor. Palamutçuoğlu'nun, raporun bir yer için hazırlandığını ve diğer bölgeleri kapsamadığını söylemesine rağmen rapor kullanılmaya devam ediyor. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


EXSA patronu grevi kırmaya çalışıyor
Kamil Şanverdi
Sabancı Holding'e ait EXSA Tekstil Fabrikası'nda başlayan grev üçüncü gününe girerken, patronlar grevi kırmaya çalışıyor. Jandarma eşliğinde arabalarla fabrikaya taşeron işçi taşıyan patronlar, grevdeki işçiler üzerinde de baskı kuruyor. İşçilerin evlerine mektuplar gönderen, telefonlar açan patronlar, işe başlamamaları durumunda işten atacakları tehdidinde bulunuyorlar. Sürekli fabrika kapısında bekleyen Genel Müdür Ertan Engin, grev gözcülerinin gölgede durmasına bile izin vermiyor. Bekçilerin de işçilerle konuşması yasaklanmış durumda.
DİSK/Tekstil Teksa Şube Başkanı Nazmi İncesoy, grevi sürdürmekte kararlı olduklarını söylerken, sendikalardan sadece manevi destek geldiğini belirtti. İşçiler de patronların tüm oyunlarını boşa çıkaracaklarını dile getirdiler. Fabrikada 3 yıldır çalışan Gül Atmaca, fazla para istemediklerini, ancak patronların hiçbir şekilde anlaşmaya yanaşmadıklarını söyledi. Birliklerinin parçalanması için her türlü yolun denendiğini belirten Atmaca, sürekli işten çıkarma tehdidiyle karşılaştıklarını anlattı. Özellikle kadın işçilere 'ahlaksızca' davranışlarda bulunulduğunu belirten Atmaca, "İşverenler soyunma odalarımızı rastgele açıyorlar, tuvalet kapılarımızı açıyorlar, bize el kol hareketlerinde bulunuyorlar, sürekli böylesi davranışlarla karşı karşıya kalıyoruz" diye konuştu.
Bir yıl önce sendikanın örgütlenmesi sırasında işten atılan Naim Ayçiçek ise o dönemde birçok işçinin işten atıldığını, patronların sendikayı istemediğini ifade etti. Aynı sıkıntılara dikkat çeken birçok işçi de fabrikanın Nazi kampını andırdığını belirttiler.
Emeğin Partisi Adana İl Örgütü yöneticileri önceki gün grevdeki işçileri ziyaret ederek destek verdiler. Nazmi İncesoy ve DİSK Bölge Temsilcisi Yusuf Yürekli ile görüşen EMEP yöneticileri, grevi desteklediklerini ve her türlü göreve hazır olduklarını söylediler. TÜMTİS Adana Şubesi de dün 20 kişilik bir işçi grubuyla sendikayı ziyaret etti. EXSA işçilerinin yanında olacaklarını söyleyen ambar işçileri adına konuşan TÜMTİS Şube Mali Sekreteri Halil Çekin, Adana'da ve Türkiye'deki sendikaların birliğini sağlamak gerektiğini belirtti.
www.evrensel.net