Çete bağlantısında itiraf

Özel Harekât Dairesi eski Başkan Vekili İbrahim Şahin'in katılmaması nedeniyle ertelenen Susurluk davasında uyuşturucu kaçakçısı Yaşar Öz, ilginç bir savunma yaptı.

Çete bağlantısında itiraf
Devlet-çete-mafya ilişkilerinin ortaya çıkmasını sağlayan Susurluk'taki kazanın ardından açılan ve dün mahkemenin kararını açıklaması beklenen dava, sanıklardan Özel Harekât Dairesi eski Başkan Vekili İbrahim Şahin'in savunma yapmasına engel bir durumunun olup olmadığının anlaşılması için Adli Tıp Kurumu'na sevki kararlaştırılarak ertelendi.
Özel Harekât Dairesi eski Başkan Vekili İbrahim Şahin ile Bahçelievler'de 7 TİP'linin öldürülmesi olayının faillerinden Haluk Kırcı'nın da aralarında bulunduğu 14 sanığın, Susurluk'taki trafik kazasından sonra yaşanan gelişmelerle ilgili yargılandıkları davanın 21. duruşması dün görüldü.
İstanbul 6 No'lu DGM'deki duruşmaya, başka suçtan tutuklu Yaşar Öz ile tutuksuz sanıklardan Ercan Ersoy, Ziya Bandırmalıoğlu, Ayhan Akça, Mustafa Altunok, Ayhan Çarkın, Oğuz Yorulmaz, Sami Hoştan, Ali Fevzi Bir ve Abdülgani Kızılkaya katıldı. Davanın tutuksuz sanıklarından İbrahim Şahin, Haluk Kırcı, Korkut Eken ve Enver Ulu'nun ise duruşmaya gelmedikleri görüldü.
Ağar'ın 'aklanması', Öz'ün savunması oldu
Mahkeme Heyeti Başkanı Sedat Karagül, sanıklardan İbrahim Şahin hakkında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Cerrahi Anabilim Dalı'ndan alınan 17 Nisan 2000 tarihli 3 ay istirahatli olduğunu bildiren, ayrıca yine aynı üniversitenin Nöroloji Anabilim Dalı'ndan alınan bir rapor olduğunu tutanağa geçirdi. Daha sonra son savunmasını yapması istenen Yaşar Öz, "Dünyanın hiçbir yerinde 2 dakika önce başka bir davadan 15 sene ceza almış bir insana savunması sorulmaz" dedi. "3.5 yıldır burada bulunan kişilerle bırakın birlikte hareket etmeyi, ilk defa cezaevinde merhabalaştım" diyen Öz, davanın en başından itibaren samimiyetle ifade ettiği gibi sadece Mehmet Ağar'la tanıştığını savundu. Mehmet Ağar'ın, çete suçundan bir hafta önce komisyon tarafından aklandığını hatırlatan Yaşar Öz, "Ağar'ın benden birtakım ricaları oldu. Üst makamlarda olduğu ve ben de inandığım için bu ricaları kabul ettim" diyerek beraatini istedi.
"Çatlı'nın yerini söylemezdim"
Çatlı'yı resmi makamlara niçin ihbar etmediği konusuna da değinen Öz, Çatlı'nın eşi Meral Çatlı'nın, öz ablasının üvey kızı olduğunu ifade ederek, "İnsan akrabasını ihbar eder mi?" diye sordu. Aynı zamanda Çatlı'yı kime ihbar edeceğinin de muallakta olduğunu vurgulayan Öz, Çatlı'nın en üst düzeydeki emniyet görevlileri ve siyasilerle ilişkisi olduğunun da ortaya çıktığını belirtti. Öz, Çatlı'yı 1978'den, öldüğü güne kadar Türkiye'de bir kere dahi görmediğini, sadece yurtdışında yarım saati geçmeyecek bir şekilde aile meseleleriyle ilgili görüştüklerini anlattı. Yaşar Öz, Çatlı'nın eşiyle de, sadece aile merasimlerinde karşılaştığını söyledi. Öz, "Zaten, yerini bilseydim de söylemezdim. Daha doğal bir şey olabilir mi? Onunla olmayan münasebetimden dolayı ceza verecekseniz razıyım" diye savunmasını bitirdi.
Şahin, Adli Tıp'a sevk edildi
Duruşmada daha sonra söz alan İbrahim Şahin'in avukatı Uğur Önder, müvekkilinin şuurunun kapalı olduğunu ve yakında ameliyat olacağını bildirerek, savunmasını bizzat kendisi yapmak isteyen Şahin'e bunun için süre verilmesini istedi. Haluk Kırcı'nın avukatı Atalay Cebesoy da, müvekkilinin celse arasında savunmasını topladığı "Bırak Eşkıya Bellesinler" adlı kitabı mahkemeye verdiğini hatırlattı. Bunun üzerine Heyet Başkanı Sedat Karagül'ün, "Evet, savunmasını kitap haline getirmiş" demesi, sanıklar da dahil olmak üzere salonda bulunanlar arasında gülüşmelere neden oldu. İbrahim Şahin'le ilgili talepler hakkında görüşü sorulan DGM Cumhuriyet Savcısı Mehmet Süslü, Şahin'in Adli Tıp Kurumu'na sevkinin yapılarak, savunma yapmasına engel bir durum olup olmadığının belirlenmesini istedi. Bu istemi yerinde görerek Şahin'in Adli Tıp Kurumu'na sevkini ve savunma yapması için süre verilmesini kararlaştıran mahkeme heyeti, duruşmayı 24 Temmuz 2000 tarihine erteledi.
www.evrensel.net