On metrekarelik insanlık ayıbı

F tipi cezaevlerinde hücrelerde tutulan tutuklulara yemekleri kapı altından verilecek. Kayıtsız koşulsuz itaat etmeyen tutukluların aylarca insan yüzü görmesi mümkün olmayacak. Tek amaç ise,"ıslah etmek!"

On metrekarelik insanlık ayıbı
İstanbul Barosu İnsan Hakları Merkezi Cezaevi Çalışma Grubu, TMMOB ile Türk Tabipleri Birliği (TTB)'nce oluşturulan 30 kişilik heyet, Kandıra'nın Çal köyünde yapımı tamamlanmak üzere olan Kocaeli F Tipi Cezaevi'nde incelemelerde bulundu.
Heyet, cezaevine yaklaşık 5 kilometre uzaklıktaki Sarıkocalar köyünde jandarma tarafından durduruldu. İsimleri belirlenen heyet üyelerinin kimlik kontrolü yapıldıktan sonra geçmelerine izin verilirken, otobüsteki gazeteciler ile İstanbul'dan gelen tutuklu yakınları, Sarıkocalar köyü girişinde bekletildi. Yaklaşık 3 saat süren incelemenin ardından Sarıkocalar köyüne dönen heyet adına basın açıklaması yapan İstanbul Barosu Genel Sekreteri Mert Er Karagülle, hücre tipi cezaevlerinin insan haklarına aykırı olduğuna bir kez daha dikkat çekti.
Bilgi verilmiyor
Yapımına devam edilen hücre tipi cezaevini incelemek ve hücre tipi cezaevinin tutuklular üzerindeki etkilerini araştırmak üzere Kocaeli'ye giden heyet üyeleri, incelemelerinin ardından gazetecilerle buluşarak, ilk izlenimlerini aktardılar. Heyet adına ortak açıklama yapan İstanbul Barosu Genel Sekreteri Mert Er Karagülle, cezaevlerinin sürekli sorunların yaşandığı bir yer olduğunu belirterek, son süreçte buna hücre sorununun eklendiğini söyledi. İstanbul Barosu, İstanbul Tabip Odası ve TMMOB ile birlikte cezaevini görmek amacıyla Kocaeli'de olduklarını açıklayan Karagülle, Cezaevleri Genel Müdür Yardımcısı Yılmaz Sağlam'ın kendilerine eşlik ettiğini ve projeler üzerinde bir brifing verdiğini belirtti. Karagülle, daha sonra da henüz inşaat halinde olan cezaevinin hücrelerini, avukat görüş yerlerini, karantina odalarını ve spor odalarını gezdiklerini dile getirerek, cezaevi hakkında edinilen bilgilerin bilimsel yönden 3 kurumun hazırlamış olduğu bir raporla kamuoyuna duyurulacağını belirtti.
Ceza içinde ceza
İlk izlenim olarak, olaya taş yapının iyi biçimlenmesi şeklinde bakıldığını söyleyen Karagülle, insani noktaların tamamen geri planda bırakıldığına dikkat çekti. Asıl tehlikenin uygulama olduğunu vurgulayan Karagülle, bunun denetlenemeyeceğini ifade ederek, hücre tipi cezaevleriyle yeni Murat Dil'lerin ve Sevgi İnce'lerin olmaması için hukuki yönden her şeyi yapacaklarını ve duyarlı olacaklarını söyledi. Karagülle, kaba inşaatı biten cezaevinde, 1 ve 3'er kişilik odalar yapıldığını gördüklerini ifade etti.
Üzerlerinde "Hücre ölümdür karşı çıkalım" yazılı önlüklerle cezaevine gelen ve incelemelere katılmak isteyen, fakat cezaevi önünde bekletilen tutuklu yakınları da açıklama sırasında, çocuklarının ölmesine izin vermeyeceklerini dile getirdiler.
TTB İnsan Hakları Komisyonu Üyesi Dr. Yeşim İşleğen de, oda sistemi bulunan cezaevlerine başından beri karşı çıktıklarını belirterek, ''Odalar birer hücreyi andırıyor'' dedi.
Islah olurlarsa...
Heyet üyeleri, mahkûmların ortak alanları kullanabilmelerinin ve diğer mahkûmlarla ilişki kurabilmelerinin "treatmen" denen bir uygulamaya, yani mahkûmun "ıslah olmasına" bağlı olduğunu da ifade ederek, ıslah olmuş bir hükümlünün kütüphaneden, işliklerde çalışma olanağından ve spor salonlarından yararlabildiğini belirttiler. Hücre tipi cezaevlerinde ıslah olmayan hükümlüler sadece avukat ve aile görüşüne çıkabiliyorlar. İncelemeleri boyunca ortak yaşam alanlarına ilişkin sordukları bütün sorulara kaçamak cevaplar verildiğini de aktaran heyet üyeleri, kendilerine gösterilmeyen müşahade hücreleri olduğunu hatırlatarak, bu hücrelerin hiçbir şekilde ışık, ses vs. almadığını aktardılar.
www.evrensel.net