Kalkınmama planı!

DPT'nin hazırladığı ve 2001-2005 dönemini kapsayan 8. Beş Yıllık Kalkınma Planı, kamunun küçültülüp sermayeye yeni rant alanları açma politikalarının devamını planlıyor.

Kalkınmama planı!
Özlem Albayrak
Devlet Planlama Teşkilatı (DPT), 2001-2005 dönemini kapsayan 8. Beş Yıllık Kalkınma Planı'nı hazırladı ve Meclis'e sundu. Plan, 19-22 Haziran 2000 tarihleri arasında Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülecek. Meclis'te yapılacak görüşmelerin sonrasında kabul edilecek olan plan, 1980 sonrasındaki üretim yerine ranta, sosyal devletin küçültülerek, her alanı yerli ve yabancı sermaye için birer kâr merkezi haline getirmeye dayanan politikaları temel alıyor.
Planda yatırıma, gelir dağılımının düzeltilmesine, sosyal güvencelere hiçbir şekilde yer verilmezken, özelleştirme, esnek çalışma, ithalat gibi yerli ve yabancı sermayenin lehine uygulamalar eksen alındı. Bugüne kadar Türkiye kalkınma planlarının en ağırlıklı kısmını oluşturan GAP projesi bile 8. Beş Yıllık Kalkınma Planı'nda yer almıyor.
Planda en büyük darbe tarıma, KİT'lere, sosyal güvenliğe ve kamu yatırımlarına vuruluyor. Nitekim tarımın GSYİH içindeki payının yüzde 17.2'den yüzde 14.0'a düşmesi, sanayinin payının yüzde 23.3'ten yüzde 23.8'e ve hizmetlerin payının ise yüzde 59.5'ten yüzde 62.2'ye yükselmesi bekleniyor.
Vergi yükü yine emekçiye
Hükümet, zorunlu tasarrufları para olmadığı gerekçesiyle ödememekte direnirken, vergi gelirlerini artırmayı bir beş yıl daha planlamıyor. 2000 yılında yüzde 22.7 olması beklenen "vergi gelirlerinin GSMH içindeki payı" plana göre 2005 yılında artmak yerine yüzde 22.2'ye düşürülecek. Hükümet sadece vergi gelirlerini düşürmeyi değil, aynı zamanda adaletsiz vergi sistemini de sürdürmeyi hedefliyor. Toplam vergi yükü düşürülmek istenirken, emekçilerin tükettikleri her şeyden kesilen ve alım güçlerini düşüren dolaylı vergilerin payı artırılmak isteniyor. Devletin böylece, rantiyeye ve sermayeye dokunmama stratejisi önümüzdeki beş yılda da devam edecek.
Sosyal güvenliğe saldırı sürecek
Kalkınma Planı, sosyal güvenlik kuruluşlarının tasfiyesini öngörüyor. Plana göre, sosyal güvenlik kuruluşlarına yapılan transfer harcaması, GSMH'nin yüzde 2.5'inden yüzde 1.7'sine indirilecek. Akın akın yabancı sermaye geleceği iddiasıyla uluslararası tahkimi kabul eden ve böylece ulusal yargıyı özellikle enerji sektöründe dışarda bırakan hükümet, doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının artırılmasını öngörmüyor. Bu da hükümetin yabancı sermayeye yatırım değil, rant alanı açtığını gösteriyor.
Esneklik hedefleniyor
AB normlarına uygun olarak hazırlanan planda çalışma hayatında işgücü piyasasının esnekleştirilmesi de hedefler arasında yer alıyor.
www.evrensel.net