En büyük aklayıcı DSP

En büyük aklayıcı DSP

Ecevit'in partisi DSP, Meclis bünyesinde kurulan soruşturma komisyonlarında şaibeli işleri, yolsuzluk ve usulsüzlükleri örtme görevini üstlendi.

En büyük aklayıcı DSP
Serpil Kurtay
Bakanlar ve başbakanlar hakkındaki iddiaları soruşturmak üzere meclis bünyesinde kurulan soruşturma komisyonları görevlerini tamamladı. 15 soruşturma komisyonundan beşinden Yüce Divan kararı çıktı. Ancak partilerin oylamalardaki dağılımı, suçlanan kişinin geleceğinin belirlenmesinin yanı sıra, önümüzdeki politika arenasında da rüzgârın hangi yöne eseceğinde etkili oldu. "Hükümet düşecek, düşebilir" gibi birçok spekülasyona sebep olan oylamalarda dikkat çeken başka bir konu ise Demokratik Sol Parti (DSP)'li milletvekillerinin "evet" ve "hayır" tercihleriydi.
Karaoğlan'ın iki yüzü
Günümüzün Başbakanı, geçmişin "Karaoğlanı" Bülent Ecevit'i, gazetecilikten politikaya adım attığı 1957 yılında "dürüst lider" olarak tanıdı Türkiye. Milliyetçi Cephe (MC) hükümetinin kurulduğu 1976'da saldırı oklarının genel başkanı olduğu CHP'ye de yönelmesiyle "faşizmi akılcı yollardan dize getirmek"ten söz eden Ecevit, CHP kitlesini antifaşist mücadeleden geri durmaya çağırıyordu.
Bu dönemde sempati toplayan Ecevit, 1977 seçimlerine "6 Haziran Ecevit başbakan", "Karaoğlan geliyor", "Ak günler, ak oylar", "Halkçı Ecevit" sloganlarıyla uğurlanıyordu. Ancak seçimlerin ardından Ecevit, "akılcı yollardan dize getirmek" çağrısı yaptığı MHP'yle diyoloğu geliştirmekten söz etmeye başladı. Ve hükümete gelir gelmez "Enkaz devraldık" diyen Ecevit'in ilk icraatı işçi ücretlerini dondurmak oldu. Sırayla da diğer tüm vaatler unutuldu gitti. Ecevit, vaatlerini unutmasının yanı sıra işçi haklarından demokrasiye kadar pek çok konuda söz verdiklerinin tam tersine, uluslararası ve Türkiye sermayesinden yana politikalar izlemeye başladı.
Konsepte uygun lider
Darbelerle geçen bir süreden sonra DSP Genel Başkanı olarak politika sahnesinde silik bir konumda olan Ecevit, 1995 seçimlerinden sonra daha aktif rol almaya başladı. 28 Şubat'la başlayan "yeniden yapılandırma süreci" ile birlikte ise, MGK merkezli politikaların uygulanmasında başrole Ecevit seçildi ve Ecevit de bu rolünü "layıkıyla" yerine getirdi. Bu rol, Ecevit'i başbakanlık koltuğuna taşıdı. Her seçim döneminde eski günlerin sermayesini yemeye çalışan Ecevit'in gerçek yüzü artık her fırsatta ortaya çıkıyor.
DSP yolsuzluktan yana
İşte soruşturma komisyonlarında DSP'li milletvekillerinin verdiği oylar da Ecevit'in ve partisinin gerçek kimliğini göstermesi bakımından oldukça önemli. Çoğu ANAP Genel Başkanı ve eski Başbakan Mesut Yılmaz hakkında olmak üzere, Sanayi ve Ticaret eski Bakanı Yalım Erez, Devlet eski Bakanı Işın Çelebi, Devlet eski Bakanı Eyüp Aşık, Bayındırlık ve İskân eski Bakanı Yaşar Topçu, Ulaştırma eski Bakanı Necdet Menzir, Devlet eski Bakanı Güneş Taner, DYP Genel Başkanı ve eski Başbakan Tansu Çiller, Maliye eski Bakanı İsmet Atilla, Devlet eski Bakanı Burhan Kara, Çalışma ve Sosyal Güvenlik eski Bakanı Necati Çelik, Çalışma ve Sosyal Güvenlik eski Bakanı Mustafa Kul, İçişleri eski Bakanı Mehmet Ağar hakkında kurulan komisyonlarda DSP milletvekillerinin toplam "evet" oyu sayısı 8, "hayır" oyu sayısı 48.
Ve sadece üç komisyonda "evet" oyu kullandılar. Diğer 12 komisyonda ise DSP'li milletvekillerinin tercihi yolsuzlukları aklamak için ellerini "hayır"a kaldırmak oldu. Susurluk kazasının ardından "Susurluk'u aydınlatmak"tan bahseden Ecevit'in vekillerinin, Mehmet Ağar hakkında kurulan komisyonda bir tane bile "evet" oyu vermemesi, Ecevit'in Susurluk konusundaki samimiyetsizliğini de gösterdi.
www.evrensel.net