Fotoğrafı hatırlatmak

1995 yılında çalışmalarına başlayan ve ilk çıktığında amatör bir görüntü veren Geniş Açı fotoğraf dergisi, şu an piyasada bulunan az sayıda fotoğraf dergisini geride bırakmış durumda.

Fotoğrafı hatırlatmak
Suzan Aykaç
Onların hepsi genç, öğrenci ve fotoğraf meraklısı. Bir fotoğraf dergisi çıkarmaya karar veriyorlar ve ortaya onları memnun etmeyen bir dergi çıkıyor. Ama onlar bütün maddi imkânsızlıklara ve bilgisizliklerine rağmen inatla devam ediyorlar yollarına ve bize göre şu an piyasadaki en iyi fotoğraf dergisini çıkarıyorlar. Onlar tek amaçlarının okunup atılmayacak bir dergi çıkarmak olduğunu söyleyerek, ne yaptıklarını iyi bildiklerini ve derginin bir çizgisi olduğunu belirtiyorlar. Fotoğrafla ilgili çok fazla şeyin yapılmadığı ya da yapılan her şeyin fotoğraf diye ortalığa çıkarıldığı Türkiye'de onlar yaptıklarını bir belge olarak bırakmak istediklerini ifade ediyorlar. "Nasıl ki bir fotoğrafçı yola ne için çıktığını bildiği zaman iyi fotoğraf çekerse" onlar da çizgilerini belirledikleri sürece iyi şeyler yapacaklarını düşünüyorlar. Derginin Genel Yayın Yönetmeni Refik Baydur ve Yazı İşleri Müdürü Serdar Darendeliler bize yola ne için çıktıklarını anlattılar.
Dergiyi çıkarmaya nasıl karar verdiniz?
R.B: Biz bir grup arkadaş Boğaziçi Üniversitesi Fotoğraf Kulübü'ne girdik, ama kulüp çok iyi durumda değildi. Çeşitli etkinlikler yaparak fotoğraf çeken insanlara fotoğrafı hatırlattık ve dergi fikri ortaya çıktı. Fakat kulübün bülteni değil, herkese hitap eden bir şey olmasını istiyorduk. Dergi çalışmaları '95 sonbaharında başladı, ancak derginin ilk sayısının çıkması maddi imkânsızlıklar yüzünden '97 Şubatı'nı buldu.
Bir derginin nasıl hazırlandığı konusunda hiçbir fikrimiz yoktu, her şeyi öğrenmeye çalışıyorduk, ama sonuç olarak ortaya çıkan şey içeriği iyi olsa bile, siyah beyaz, baskısı kötü bir fotoğraf dergisiydi. '97 Eylülü'nde çıkan 2. sayının da içeriği kötü, fakat renkli ve baskısı iyiydi. Bu aşamadan sonra derginin geleceğini belirleyecek bir karar alarak, derginin her sayısında bir dosya işlemeye karar verdik. Bu sayede fotoğraf literatürünü doldurabilecek ve en azından okunup atılmayacak bir dergi yaratmak istedik. Biraz daha tecrübelenerek 3. sayıyı çıkardık. 1. ve 2. sayı hemen hemen hiç dağıtılamamıştı, 3. sayıda dergi ilk defa İstanbul, İzmir, Ankara dışında bir okuyucu kitlesiyle buluştu. Maddi durumumuz çok iyi olmamasına rağmen iyi bir dergi çıkardığımızı düşünüyoruz.
Dosyaları neye göre belirliyorsunuz ve nasıl karar veriyorsunuz?
R.B: Genelde yayınlanan dosyalar bizim de merak ettiğimiz şeyler oluyor. Belirlediğimiz konularda biz bilgi sahibi olurken aynı zamanda dergi de hazır oluyor.
S.D: Örneğin sahne sanatları dosyası benim özel olarak ilgilendiğim bir şeydi ve 3. sayı böyle ortaya çıktı. Kadın sayısı aramızdaki bayan arkadaşların araştırmaları üzerine ortaya çıktı. Bir de gezi sayımız vardı, bu sayı çıktığı zaman gezi ve fotoğraf hakkında çok şey söyleniyordu, yapılan bütün etkinliklerde çekilen fotoğrafların gezi fotoğrafı olduğu iddia ediliyordu. O sayı, Türkiye'de çekilen gezi fotoğraflarını biraz eleştirmek için ortaya çıktı. Biz gezi fotoğraflarının dünyadaki iyi örneklerini vererek bir şeyler göstermeye çalıştık insanlara.
Telif konusunda sıkıntı yaşıyor musunuz?
SD: Bir fotoğrafını kullanacağımız zaman telif sahibini mutlaka bulmaya çalışıyoruz; eğer bulunamazsa bir yerden tarayıp kullanmayı en son çare olarak tercih ediyoruz. Yurtdışından gelen fotoğraflara ödediğimiz teliflerde tirajımız düşük olduğu için düşük tarifeler uygulanıyor. Normal tarifeler uygulansa dahi ödeyecek durumumuz yok. Eğer baskı kalitesine, telif olayına dikkat etmesek dergi şu an daha fazla kâr eden bir konumda olur, fakat biz mutlaka telif sahipleriyle görüşüp fotoğrafları öyle alıyoruz.
R.B: Türkiye'den bir problem olmuyor. Yurtdışından genelde Magnum fotoğrafçılarıyla çalışıyoruz. Onlar bizim toplamda ödediğimiz telifi 2-3 fotoğrafa istiyorlar, fakat bizim dergimizin kalitesini hem de sunumunu beğendiklerinden bize çok kolaylıklar sağlıyorlar. Fotoğrafları alırken derginin geneli içinde o fotoğraf ne kadar gereklidir, ne kadar değildir buna bakıyoruz.
Önümüzdeki dönem için ne gibi planlarınız var?
S.D: Türk basın fotoğrafı tarihi ve Türk fotoğrafının bilinmeyen isimleri gibi iki dosya yapmayı planlıyoruz. Kasım ayına kadar çıkacak bütün sayılar bellidir zaten. Yıl içinde özel sayı, portfolyo, dosya gibi belirlediğimiz şeyler var. Temmuz sayısı portfolyo sayısı olacak, sonrası için özportre, özel portfolyo sayısı ve bir de din ile ilgili bir sayı yapmayı düşünüyoruz.
İyi bir fotoğraf nasıl olabilir ya da böyle bir kıstas var mı?
R.B: Fotoğraf konusunu ne kadar yansıtıyor ve fotoğrafçı yola çıkarken neleri hedefliyordu ve nelere ulaştı, iyi fotoğraf belki böyle ölçülebilir. Yani amaçladığı şey neydi ve ortaya çıkan nasıl oldu? Fotoğraf diğer sanatlardan farklıdır, fotoğrafçı eğer istediği şeyi başaramamışsa o fotoğraftan hissedilmeye başlar. Fotoğrafçının çektiği bir şeyi tekrarlama şansı yoktur. İyi veya kötüden çok fotoğraf kişiye uzak ya da yakın olabilir. Fotoğraf kişisel, herkese göre değişen bir şeydir, ama bir gazetede kullanılan fotoğraf artık kişisel bir şey değildir.
Kesinlikle yayınlamayacağınız fotoğraflar var mı?
S.D: Mesela gün şekerli gün batımı, çiçek, böcek fotoğrafları pek olmuyor bizim dergimizde. Bu tarz ve çok bilinmiş fotoğraflardan hoşlanmıyoruz. Dergide insanlara her yerde sunulan fotoğraflardan farklı şeyler sunmaya çalışıyoruz, belli kurallara göre çekilmiş fotoğraflar bizim yayınlamayı tercih etmeyeceğimiz şeyler.
www.evrensel.net