Üretici de Kızılay

Üretici de Kızılay'a hazırlanıyor

Hükümetin açıkladığı taban fiyata tepki gösteren ziraat odaları ve üreticiler, eylem kararlarını açıkladılar.

Üretici de Kızılay'a hazırlanıyor
Hububat fiyatlarının maliyetleri dahi karşılamayacak düzeyde açıklanmasına tepki gösteren ziraat odaları 9 Haziran'ı "üreticinin kara günü" ilan etti. 17 ziraat odası Kızılay'da 1 milyon üreticiyle birlikte eylem yapacaklarını açıkladılar.
Hükümetin buğday alım fiyatlarını da IMF'ye verdiği Niyet Mektubu çerçevesinde 102 bin lira olarak açıklaması, üreticilerin ve üretici örgütlerin tepkilerine neden oldu. Mayıs ayında bir araya gelen 17 üretici örgütünün aldığı eylem kararının önümüzdeki günlerde hayata geçmesi bekleniyor.
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Prof. Dr. Gürol Ergin, dün yaptığı basın toplantısında hububat ürünleri destekleme fiyatlarının açıklandığı 9 Haziran'ın üretici için kara bir gün olduğunu söyledi. Ergin, Cumhuriyet kurulduğundan bu yana üreticinin kendisi için bu kadar olumsuz ve ezici bir karar görmediğini belirtti.
Ekonomik sıkıntılar gerekçe gösterilerek işçiye, memura getirilen maaş kısıntılarının üreticiye de yansıyacağının bilincinde olduklarını, ancak bu ölçüde yansıyacağını tahmin edemediklerini kaydeden Ergin, üreticinin gelirinin azaltılmasının, üreticinin tarım yapamaz hale gelmesine yol açacağını vurguladı. Köyünde, kasabasında üretim yapamayan, yaşayamaz duruma gelenlerin büyük kentlere göç etmek zorunda kaldıklarını ifade eden Ergin, açıklanan taban fiyatının da göçü hızlandıracağını, önemli sayıda üreticiyi de artık tarım yapamaz duruma getireceğini bildirdi.
'Kaldıracak gücü kalmadı'
Açıklanan rakamla üreticinin destekleme bir yana özel ve ayrı bir vergiye tabi tutulduğunun görüldüğünü söyleyen Ergin, 102 bin liranın en düşük maliyetin bile altında olduğunu, üreticiyi asıl yaralayanın da bu olduğuna dikkati çekti. Hiçbir sanayi ürününün dolar bazında daha düşük fiyatla satılır hale gelmediğini kaydeden Ergin, buğdayın bir yıl içinde daha düşük fiyatla alınır ve satılır hale geldiğini belirtti. Çiftçinin bunu kaldıracak durumu olmadığına vurgu yaparak, kaybedenin sadece üretici değil Türkiye'nin geleceği olduğunu ifade eden Ergin, üretimi olmayan bir ülkenin geleceğinin de olamayacağı söyledi.
Hububatın, en temel besin maddesi olması ve Türkiye'deki üreticinin en az üçte ikisinin üretimi olması açısından önemli olduğuna değinen Ergin, bugün üretimde bulunan 4 milyon üretici ailesinden 2 milyon 500 bininin sıkıntıya sokulduğunu söyledi.
Endişelerinin Türkiye'nin geleceği olduğunu yineleyen Ergin, tek çözüm yolunun, açıklanan 102 bin liranın müdahale fiyatı olarak alınması, üreticinin cebine girmesi gereken hedef fiyatın belirlenmesi olduğunu vurguladı. Ekonomik sıkıntının bir veya iki sesini çıkarmayan kesim üzerine yüklenilmesinin sosyal patlamalara yol açacağı uyarısında bulunan Ergin, hesapladıkları en düşük maliyet olan 116 bin liranın bir miktar üzeri olan 200 dolar ton hedef fiyat olarak belirlenmesini istedi.
17 örgütten ortak karar
Dünya Çiftçiler Günü nedeniyle Ankara'da bir araya gelen tarımla ilgili 17 kuruluş olarak, "En kısa sürede Türk çiftçisi, tarım alanında çalışanı hep birlikte seslerini yükseltme" kararını aldıklarını hatırlatan Ergin, "Bunu çok yakın zamada Türkiye duyacaktır. Türk çiftçi örgütlerinden, ama en önemlisi Zıraat Odaları Birliği'nden beklentimiz bu eylemlere bütün güçleriyle katılmalarıdır. Çünkü balyoz kafaya inmiştir. Biz isterdik ki balyoz kafaya inmeden meydanları dolduralım" diye konuştu.
Türk çiftçisinin Kızılay Meydanı'nı işgal etmediği sürece yanlışlardan dönülemeyeceğini dile getiren Ergin, 100-150 bin ile işçi sınıfı Kızılay'ı dolduruyorsa, çiftçilerin en az bir milyon insanla Kızılay'ı doldurmak zorunda olduklarını" hatırlattı. Yakın zamanda çiftçilerin ayak seslerini Türkiye'nin duymaya başlayacağına işaret eden ve alanların çiftçilerle dolacağını söyleyen Ergin, ZMO olarak çiftçilerin her zaman yanlarında olacaklarının altını çizdi.
İlk eylem Ege'de 14 Haziran'da
Soruları cevaplayan Ergin, ilk eylemin 14 Haziran'da Ege'de başlayacağını, bunun ilk kıvılcım olacağını belirterek, "Kızılay Meydanı'nı doldurmadığımız sürece bu kararların değişmeyeceğine inanıyoruz" dedi. Ergin ayrıca, medyada belli köşeleri kapan ve IMF'nin dayatmalarıyla alınan ve son derece yanlış olan kararları alkışladıklarına da vurgu yaptı. "Gelecek aydınlık görülmüyor. Tek başına taban fiyatından ötürü karşı değiliz. Sisteme karşıyız" diyen Ergin, çiftçi aleyhine çok kararlı bir gidişin göstergesi olduğuna da dikkat çekti.
"15 günlük aralarla fiyat artırım kararını" da değerlendiren Ergin, "Kendinizin de inanmadığı bir konuda kararlar alırsanız, bu kararların getireceği olumsuz tepkiyi, karamsarlığı gidermek için de yeni bir kısım yollar denersiniz. 15 günlük aralarla fiyat artırımı da budur" dedi.
Geçmişte aylık aralıklarla fiyat artışı yapıldığını, geçtiğimiz yıl 2 bin lira arttırıldığını söyleyen Ergin, olan bir şeyin şimdi biçim değiştirilerek yeni gibi sunulduğunu söyledi.
www.evrensel.net