Dünyanın gözü Beşir

Dünyanın gözü Beşir'e kilitlendi

Suriye lideri Hafız Esad'ın ölümü, Ortadoğu'daki yaprak dökümünün son halkası oldu. Böylece, son 18 ay içinde bölgenin en önemli liderlerinden üçü, yerlerini oğullarına bıraktılar.

Dünyanın gözü Beşir'e kilitlendi
30 yıldır Suriye'yi yöneten Hafız Esad'ın beklenmedik ölümüyle birlikte gözler, Esad'ın 34 yaşındaki oğlu Beşir'e çevrildi.
6 yıl gibi oldukça kısa sayılabilecek bir süre boyunca Esad'ın gözetiminde "devlet yönetme"nin inceliklerini öğrenen Beşir, babasının ölümünün hemen ardından yerine geçmek üzere hazırlıklara başladı. İktidardaki Baas Partisi, Beşir Esad'ın devlet başkanlığı görevine getirilmesini önerdi. Suriyeli bir yetkili, Beşir'in adaylığının 25 Haziran'da parlamentoda ele alınacağını söyledi.
Kimliğinin açıklanmasını istemeyen yetkili, Baas Partisi yönetiminin önceki gün Beşir Esad'ın adaylığını parlamentoya sunduğunu belirtti.
Referandum yapılacak
Parlamentonun da halkın görüşünü almak üzere, Beşir'in adaylığını referanduma sunacağı kaydediliyor. Hafız Esad'ın ölümünden birkaç saat sonra yapılan açıklamada, parlamentonun yasada değişiklik yaparak, devlet başkanlığı yaşını 34'e indirdiği belirtilmişti. Söz konusu yasa, devlet başkanı yaşını 40 olarak belirliyordu.
ABD'nin 'yeni nesil' beklentileri
Beşir'in işbaşına gelmesiyle birlikte, Ortadoğu ülkelerinden biri daha, "yeni nesil" bir lidere kavuşmuş olacak. ABD emperyalizmi; Ürdün, Bahreyn, Fas ve son olarak Suriye'de yaşanan bu "devir teslim"lerle birlikte, bu ülkelerin "batıya daha yakın olmasını" umuyor.
Onyıllardır ülkelerini demir yumrukla yönetmekte birleşen, ancak emperyalistlerle ilişkiler açısından kendi aralarında farklılıklar gösteren "eski nesil" liderlerin yaprak dökümü, geçen yıl başladı. 45 yıldır Ürdün'ün tek hakimi olan ABD yanlısı Kral Hüseyin, şubat ayında yaşamını yitirdi ve yerini, 38 yaşındaki oğlu Abdullah'a bıraktı. Ortadoğu'nun "halkı en yoksul, devleti en Amerikancı" ülkelerinden biri olan Ürdün'ün yeni kralı Abdullah, bugüne dek izlediği çizgiyle, babasını aratmayacağını gösterdi. Kral Abdullah özellikle ülke ekonomisini yabancı tekellere açma sürecini hızlandırarak ABD'yi memnun etti.
Hüseyin'in ardından, 40 yıldır iktidarda olan bir başka Amerikancı, Fas Kralı 2. Hasan yaşamını yitirdi. Hasan'ın oğlu 36 yaşındaki Muhammed, tahtı devraldıktan sonra akranı Abdullah'a benzer bir çizgi izledi.
Hafız Esad ile birlikte, Ortadoğu'nun en deneyimli üç lideri, 18 ay içinde yaşamlarını yitirmiş oldu.
Bu ölümlere işaret eden ABD'liler, Esad'ın bıraktığı boşluğun da "istenen tarzda" doldurulması için çaba sarf ediyor. ABD medyasında yayınlanan haber ve yorumlarda, Beşir'in "batı eğilimli" olduğu öne sürülürken, bu iddia, "Suriye'ye internet getirme çabası içinde olması" gibi komik "kanıt"larla güçlendirilmeye çalışılıyor.
ABD'li gözlemciler, bir yandan da Esad gibi "çelişkiler uzmanı" bir politikacının yerinin doldurulmasının güç olduğuna işaret ederek, Suriye'nin karışıklıklarla dolu bir geleceğe de ilerleme olasılığı bulunduğunu belirtiyorlar.
Göz ardı edilemeyecek güç
Esad'ın, Suriye'yi, özellikle SSCB'nin varlığı koşullarında "Ortadoğu'da göz ardı edilemeyecek bir güç" haline getirmesi, bu ülkenin ABD ile bugünkü ilişkilerinde de kendini belli ediyordu. Suriye, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın, "teröre destek veren ülkeler" listesinde yer almasına karşılık, listedeki diğer ülkeler arasında, ABD ile karşılıklı büyükelçilikleri ve diplomatik ilişkileri bulunan tek ülke.
İsrail ile Suriye arasında 3 yıl aradan sonra, ABD'nin zorlamalarıyla, Washington'da bu yıl başlarında müzakereler yeniden başlatılmıştı.
İsrail Başbakanı Ehud Barak ve Suriye Dışişleri Bakanı Faruk El-Şara, basın önünde el bile sıkışmazken, önce hangi konunun ele alınacağında dahi anlaşamamıştı.
İsrail, önce güvenlik meselelerinin görüşülmesi gerektiğinde ısrar ederken, Suriye, İsrail'in elindeki Golan Tepeleri'nin iadesini de içeren toprak ve su konularının öncelikle ele alınmasında diretiyordu.
Tecrübesiz bir halef
Hafız Esad, İngiliz eğitimli bir göz doktoru olan oğlu Albay Beşir Esad'ı, kendi yardımcılığına getirmeyi düşünüyordu.
Sadece son 6 yıldır Suriye'de bulunan Beşir'in en büyük zaafının tecrübesizlik olacağı belirtiliyor. Beşir Esad, bir süre önce Arap ülkeleri ve Fransa'da temaslarda bulunarak Ortadoğu "barış" sürecini görüşmüştü.
Hafız Esad'ın yerini alacağına kesin gözüyle bakılan büyük oğlu Basel, 6 yıl önce hız tutkusunun bedelini ölümle ödemişti. Bu ölümün ardından Beşir, apar topar iktidara hazırlanmaya başladı ve ordu içinde hızla yükseltildi. Küçük oğul, birkaç ay içinde Lübnan politikasından sorumlu oldu. Böylece, daha önce bu görevi yürüten Devlet Başkanvekili Abdülhalim Haddam da tasfiye edildi.
Kral Hüseyin'in ölümünden sonra Ürdün'ü ziyaret eden Beşir, burada yeni kral Abdullah ile de sıcak ilişkiler kurdu. Beşir, hasta olan babasının adına, geçtiğimiz yıl İran Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi ile de temaslarda bulunmuştu.
Kaşıyacaklar mı?
ABD ve İsrail baskısı altında olan Suriye'nin önündeki birçok sorun, Beşir'in işini daha da güçleştiriyor. Gözlemciler, iktidarın çoğunlukla Alevilerden oluştuğuna, ancak halkın çoğunluğunun Sünni olmasına dikkat çekerek bunun yeni bir gerilim kaynağı olabileceğini belirtiyorlar. ABD ve İsrail'in bu sorunu "kaşıyıp kaşımayacağı" ise henüz belli değil, çünkü bu, bir anlamda ateşle oynamak olacak.
Bir diğer iç sorun ise, Hafız Esad'ın kardeşi Rıfat'ın iktidarı talep etmesi durumunda ne olacağı. Rıfat Esad, Kasım 1983'te iktidarı abisinden almaya çalışmış, ancak başarısız olduktan sonra sürgüne gönderilmişti. Rıfat, daha sonra ülkesine dönmüş ve 1984'te devlet başkanı yardımcısı olmuştu. Hafız Esad'ın kardeşi, iki yıl önce ise, iktidara hazırlanan Beşir'e rakip olmaması amacıyla, bu görevinden alındı.
Cenaze töreni yarın
Öte yandan, Hafız Esad'ın ölümü tüm dünyada büyük yankı yarattı. Yarın düzenlenecek olan cenaze törenine çok sayıda hükümet ve devlet başkanının katılması bekleniyor. Cenaze törenine ABD'yi temsilen, Dışişleri Bakanı Madeleine Albright katılacak.
Özellikle "Soğuk Savaş" döneminde Hafız Esad'a büyük destek veren Rusya'nın bugünkü lideri Vladimir Putin, Suriye liderinin "olağanüstü bir kişilik ve Rusya'nın bir dostu" olduğunu söyledi. Yazılı mesajında, bu ölümün "erken" olduğunu söyleyen Putin, Esad'ı "Ülkesi için tarihi bir rol oynayan, olağanüstü bir çağdaş kişilik" diye tanımladı.
Eski Rus Başbakanı Yevgeni Primakov ise, Putin ile görüştüğünü ve Rus liderin, "Ortadoğu barış süreci konusunda kaygılı olduğunu" dile getirdi. Putin'in yarınki cenaze törenine katılıp katılmayacağı ise henüz belli değil.
Suriye'nin önem verdiği bir diğer güç olan Çin de, Hafız Esad'ın ölümünden duyulan üzüntüyü, "Saygın bir dostu kaybettik" ifadesiyle bildirdi.
BM Genel Sekreteri Kofi Annan, "Büyük otorite ve prensip sahibi, tutarlı bir lider" olarak nitelediği Hafız Esad'ın ölümünden derin üzüntü duyduğunu bildirdi. Annan adına yapılan yazılı açıklamada "Devlet Başkanı Esad'ın ölümü, Suriye Arap Cumhuriyeti, Arap dünyası ve bütün bölge ülkeleri için büyük bir kayıptır" denildi.
Diğer bölge ve dünya ülkeleri de, ölüm nedeniyle başsağlığı mesajları yayınladılar.
40 günlük yas
Hafız Esad'ın ölümünden sonra Suriye 40 günlük yas ilan ederken, bazı Körfez ve Arap ülkeleri de bu yasa farklı sürelerle katıldılar.
Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek, yaptığı açıklamada, Esad'ın ölümünden duyduğu üzüntüyü dile getirerek, 3 gün yas ilan etti. Mısır devlet televizyonu da, normal yayını keserek, Suriye televizyonuna bağlanıp Esad'ın ölümüyle ilgili yayınlar yapmaya başladı.
Ürdün parlamentosu da yaptığı toplantıda, 3 günlük yas ilan ederek, kamu binalarında bayrakların yarıya indirilmesini kararlaştırdı.
Filistin Kurtuluş Örgütü de, İsrail işgali altındaki topraklarda bir haftalık yas ilan etti. Bir haftalık yas ilan eden bir diğer ülke ise, Lübnan.
www.evrensel.net