'Yeni bir şey yok'

Işık hızının 300 kat aşıldığı söylenen deney, kuşkuyla karşılandı. Kimi çevrelerin "yeni bir evren teorisi" olarak gördüğü deneyin doğrulanması için en az 10 yıl deneylerin sürmesi gerektiğini söyleyen ODTÜ'lü bilim adamları, böyle sansasyonel deneylerin daha önce de yapıldığını söylüyor ve "Yeni bir şey yok" diyor.

'Yeni bir şey yok'
Şebnem Turhan
"Işık hızının aşıldığı" iddiası fizik dünyasında kuşkuyla karşılanıyor. ABD'li bilim adamı Lijun Wang tarafından yapılan deney sonucunda, bir ışık demetinin, içinde sezyum gazı bulunan test ortamına gönderildiğinde, ışık demetinin daha test ortamına girmeden çıktığı ve yoluna 20 metre daha devam ettikten sonra, ortama o anda girdiğinin belirlendiği iddia edilmişti.
Wang'ın deneyi ışığın, fizik dünyasında şimdiye kadar doğru kabul edilen kurallara göre davranmadığını iddia ediyor. Deney ayrıca, atomdan küçük parçacıkların aynı anda, iki ayrı yerde bulunabileceği ihtimalini doğuruyor. Bilim adamları uzay-zaman ayrımının da bu şekilde ortadan kalkacağını, 'Nedensiz sonuç olmaz, bir olgunun başı sonundan önce gelir' olarak açıklanan 'etki-tepki' yasasının geçersiz kalabileceğini belirtiyorlar.
Bilinen fizik kurallarına göre, her türlü veri en fazla, saniyede 300 bin kilometre olarak kabul edilen ışık hızıyla iletilebildiği gibi, zaman da bu ışık hızıyla göreceli olarak hesaplanıyorken, Wang'ın teorisinin bilinen bu zaman kavramını çökertebileceği dile getiriliyor.
İzafiyet teorisi
Daha önce yapılan tüm deneyler sonucu aktarılan bilgilerde, ışığı doğuran kaynağın hareketinin niteliği ne olursa olsun, ışık hızının değişmediği gözlenmişti. Genel fizik kabullerinde, ışık yoğunlukları farklı ortamlarda farklı hızlarla hareket eder, ancak boşluktaki hızı aşılamazdı. Bilinen teoriye göre, cisimler hızlandıkça kütleleri artar, uzunlukları azalır, ışık hızına vardığında ise kütle sonsuz büyüklüğüne ulaşırdı. Bilimin kabul ettiği en büyük fizikçilerden olan Albert Einstein, 1905'te bulduğu bu teoriden sonra, 1915'te değişken hızlarla hareket eden cisimler için daha ince sonuçlar çıkartarak, çekim etkilerinin niteliği konusunda da yeni tanımlar getirdi ve bu teori Genel İzafiyet Teorisi olarak isimlendirildi.
Fizikçi Çerenkov, yıllar önce kanıtlamıştı
ABD'li bilim adamı Wang'ın deneyinden yıllarca önce Rus fizikçi Pavel A. Çerenkov ise, boşluk hariç herhangi bir ortamda parçacıkların, ışıktan daha hızlı gitmesinin mümkün olduğunu, boşluk dışındaki bazı ortamlarda ışıktan daha hızlı giden parçacıkların arkalarında mavi bir ışık bıraktığını kanıtlamıştı. Bu mavi ışık, ilk gözleyen Çerenkov adını aldığından 'Çerenkov Işınımı' olarak anılıyordu. 1937 yılında İlya M. Frank ve İgor Y. Tamm da, bu ışınımın varlığını, ışıkla parçacığı belirlenmiş ortamdaki izafi hızlarıyla bağıntı kurarak açıkladılar. Bu sonuçlarıyla 1958'de Nobel Fizik Ödülü almışlardı.
Fizik profesörleri kuşkulu
Bu bilgiler ışığında görüştüğümüz fizik profesörleri ise, olayın tek bir deneyle geçerli olamayacağını belirttiler. Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) öğretim görevlilerinden Prof. Dr. Tahmasib Aliyev böyle bir sonuç olduğuna inanmadığını ve hiçbir değişiklik beklemediğini söyledi. Deney sonuçlarının fizik alanına yeni bir katkı getirmeyeceğine inandığını belirten Prof. Dr. Aliyev, "Başlangıç ve sonun değişimi mümkün değil, neden oldu sorusuna bir yanıt getirilmiyor" olgusuna dikkat çekti. Evrenin oluşumunun bu deneyle ilgisi olmadığını söyleyen Prof. Dr. Alivey, "Yeni bir şey yok" dedi.
Kanıtlanması 10 yıl sürer
ODTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Ecevit ise Wang'ın böyle sansasyonel bir deneyle daha önceki yıllarda da gündeme geldiğini ama sonunun getirilemediğine dikkat çekti. Deneyin geçerli olabilmesi için deneyin tekrar tekrar, aynı koşullarda, farklı yerlerde yapılması gerektiğini söyleyen Ecevit, bunların yapılmasının ise en az bir 10 yıl süreceğini ekledi. Ecevit, bu nedenle olayı tek bir deneyle havalandırmanın ve rahatsızlık yaratmanın gereksiz olduğunu belirtti.
"Bundan önceki modeller oturmuş modellerdi, bizi hiç hayal kırıklığına uğratmadı, sonuçlar daima uygun bir şekilde çıktı" diyen Ecevit, yeni bir modeli kabul etmenin zor olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Ecevit, "Einstein Kuantum Mekaniği'ni reddetmişti, aynı şekilde Einstein'ın İzafiyet Teorisi de yıllarca reddedildi. Ama teorilere uygun bir olayla karşılaşıldığında, olayın sonuçları teorileri kanıtladığında kabul gördüler" diyerek, bu deneye uygun bir gözlem yapıldığında teorinin geçerli olabileceğini vurguladı.
"Fizikçilerin beyni sürekli açık olmak durumunda, daima bir soru işareti bırakmalıyız" diyen Prof. Dr. Ecevit deneye kuşkulu baktığını vurguladı.
www.evrensel.net