Öğretmenler yarın Ankara'da

Eğitim-Sen üyesi binlerce öğretmen, Norm Kadro Yönetmeliği'ne karşı yarın Ankara'da olacak. Konya, İzmir, Samsun ve İstanbul olmak üzere dört koldan Ankara'ya girecek olan öğretmenler...

Öğretmenler yarın Ankara'da
Eğitim-Sen üyesi binlerce öğretmen, Norm Kadro Yönetmeliği'ne karşı yarın Ankara'da olacak. Konya, İzmir, Samsun ve İstanbul olmak üzere dört koldan Ankara'ya girecek olan öğretmenler, Milli Eğitim Bakanlığı önünde yapacakları eylemle, "modern sürgün" diye nitelendirdikleri norm kadro uygulamasının geri çekilmesini isteyecekler. Öğretmenler, norm kadronun yanı sıra, eğitim sürecine katılım, insanca yaşanacak ücret, grevli toplusözleşmeli sendika hakkı gibi taleplerini de dile getirecekler. Öğretmenler ayrıca taleplerini içeren bir raporu da Milli Eğitim Bakanlığı'na sunacaklar.
Hipodrom'da toplanacaklar
Ankara dışından gelecek öğretmenler, sabahın erken saatlerinde itibaren Hipodrom'da toplanmaya başlayacaklar. Düzenli kortejlerin oluşturulmasının ardından saat 10.00'da yürüyüşe geçecek olan öğretmenler, yine aynı saatlerde Zafer Çarşısı önünde toplanacak olan Ankaralı öğretmenlerle buluşarak, MEB'in önüne yürüyecek. Öğretmenlerin eylemlerine KESK'e bağlı diğer sendikalar, kitle ve meslek örgütleri ile siyasi partiler de destek verecek.
'Sanal çözümler'
Yürüyüşle ilgili yazılı açıklamada yapan Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Bal, eğitimin üçlü sacayağı olan öğretmen-öğrenci-veliler ile eğitim emekçilerinin sendikal örgütlenmelerinin karar süreçlerinden dışlandıklarını ifade etti. Eğitim emekçilerinin ağır ekonomik koşullarda yaşadıklarına, nitelikli, kamusal, parasız eğitimin devletin gündeminde bile olmadığına vurgu yapan Bal, "Bakanlık, eğitimin birikmiş sorunlarına sanal çözümler üretmekle meşguldür. Yıllardır uygulanan yanlış atama politikaları sonucu oluşan öğretmen fazlalığının sorumlusu öğretmenler olarak görülmüştür" dedi.
Sürgün ve örgütsüzleştirme
Eğitim-Sen İstanbul şubelerine üye eğitim emekçileri de yarın saat 24.00'te Kadıköy'de bulunan EBK tesisleri önünden Ankara'ya hareket edecekler.
İstanbul Şubeleri adına dün bir basın toplantısı düzenleyen 2 No'lu Şube Başkanı Alaattin Dinçer, Bakanlığın Norm Kadro Yönetmeliği (NKY)'ni "öğretmen dağılımını dengeleyeceği, eğitimde fırsat eşitliği sağlayacağı, atamalarda torpili kaldıracağı" iddialarıyla uygulamaya koyduğunu belirterek, bu iddiaların gerçek olmadığını söyledi. Dinçer, "NKY öğretmensiz okul, eğitimsiz öğrenci demektir. NKY eğitimde özelleştirmenin ve sözleşmeli personel çalıştırmanın en büyük adımlarından birisidir. NKY aile bütünlüğünü parçalayan bir yönetmeliktir. NKY, modern sürgün demektir. NKY öğretmenleri 30 saatten daha fazla derse girmeye zorlayacak bir yönetmeliktir. NKY işyerlerimizdeki mevcut ve gelecek örgütlülüğümüzü parçalamayı hedefleyen bir yönetmeliktir" dedi.
Devletin görevi
Genelkurmay'ın isteği ile subay ve eşlerinin yönetmelik dışında tutulmalarının da "Atamalarda torpilin kaldırılacağı" iddiasını şimdiden çürüttüğünü dile getiren Dinçer, deprem bölgelerindeki öğretmenlerin ise NKY ile bir de 'normzede' olacaklarını söyledi. Eğitim alanında karşılaşılan sorunların, eğitim sisteminin genel yapısından ve yönetimlerin izlediği eğitim politikalarından kaynaklandığını vurgulayan Alaattin Dinçer, şöyle devam etti: "Her geçen gün biraz daha ağırlaşan sorunlar gerçekten çözülmek isteniyorsa, öncelikle MEB, sistemin demokratik bir tarzda yeniden yapılandırılması gereğine inanmalı, kalıcı çözümler yönünde uzun erimli politikalar belirlemelidir. Bakanlık bu politikaları belirlerken, eğitimin kamusal niteliğini göz ardı etmemeli, devletin en önemli görevlerinden birisinin de herkese parasız-nitelikli bir eğitim sunmak olduğunu asla unutmamalıdır."
Şimdi de normzede
KESK Kocaeli Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Bedriye Yıldızeli de Norm Kadro Yönetmeliği'nin, eğitimde özelleştirme ve sözleşmeli personel çalıştırmanın ilk adımı olduğunu söyledi. Yıldızeli, yaptığı yazılı açıklamada, "Deprem dolayısıyla hasarlı okullarda çalışan, eşini, çocuğunu ve öğrencisini kaybeden depremzede öğrenciler, bu yönetmelikle normzede olmuştur. Bir insanın istemi dışında yapılan her yer değiştirme, sürgün niteliğindedir. Objektif ve bilimsel ölçütler içeren bir atama ve yer değiştirme yönetmeliği hazırlanmalıdır. Bu süreç içersinde, sendikalarla görüş birliğine mutlaka varılmalıdır."
www.evrensel.net