Karakuş'un ifadaleri psikolojik savaşmış

İçişleri Bakanı Sadettin Tantan ile birlikte resmi temaslarda bulunmak üzere Azerbaycan'a giden Ankara Emniyet Müdürü Kemal İskender...

Karakuş'un ifadeleri psikolojik savaşmış
'Umut Operasyonu' kapsamında ilk gözaltına alınan kişi olan ve günlerce Uğur Mumcu cinayetiyle ilgili olarak 'ifadeleri' manşetlerden düşürülmeyen 'itirafçı' Yusuf Karakuş'un anlattıklarının 'kulaktan dolma' olduğu açıklandı.
İçişleri Bakanı Sadettin Tantan ile birlikte resmi temaslarda bulunmak üzere Azerbaycan'a giden Ankara Emniyet Müdürü Kemal İskender, Uğur Mumcu suikastını, Yusuf Karakuş ve Abdülhamit Çelik'in gerçekleştirmediğini söyledi. İskender, Mumcu suikastını, Tevhid Örgütü üyesi Ferhan Özmen'in Oğuz Demir ve Necdet Yüksel ile birlikte gerçekleştirdiklerinin belirlendiğini kaydetti.
'Duyduklarını anlatıyor gibiydi'
Ankara Emniyet Müdürü Kemal İskender, Azerbaycan temasları sırasında "Umut Operasyonu" ile ilgili önemli bilgiler verdi. Kemal İskender, operasyon kapsamında ilk olarak gözaltına alınanlardan Yusuf Karakuş'un ifadelerindeki çelişkilere değindi. İskender, suikastın çelişkilerini ise şöyle açıkladı: "Yusuf Karakuş yakalandıktan sonra konuşmaya başladı. Karakuş'un operasyonun genişlemesindeki rolü çok önemli. Ancak Mumcu suikastını üstlenmesine rağmen çelişkiler göze çarpıyordu. Duyduklarını anlatıyor gibi gelmişti."
"Yüzleştirilince açığa çıktı"
Ankara Emniyet Müdürü, suikastı Özmen'in işlediğinin nasıl tespit edildiğini de şöyle anlattı: "Ferhan Özmen gözaltına alındı. Bu zanlı üç gün konuşmadı. Sonra da ağlayarak konuşmaya başladı. Mumcu suikastını ayrıntılarıyla anlatıyordu. İlk sözleri ise 'Bunun vatana ihanet olduğunu bilmiyordum, İslam'a hizmet olduğunu düşünüyordum' oldu. Soruşturmanın Savcısı Hamza Keleş, Mumcu suikastını üstlenen iki zanlıdan birinin yalan söylediğini anladı ve bu çelişkiyi ortadan kaldırmak için yüzleştirme yaptı. Ferhan ile Yusuf'un birbirlerini tanımadıkları anlaşıldı. Mumcu suikastını Özmen, yanında Necdet Yüksel ve Oğuz Demir ile gerçekleştirdiğini itiraf etti. 23 Ocak 1993 günü akşam saatlerinde üçü Mumcu'nun sokağına gidiyorlar. Polis kulübesinin camının buğulu olduğunu, sokağın sakin olduğunu görüyorlar. Daha sonra Ferhan Aydınlıkevler'deki evden bombayı alıp, saat 21.00 civarında yerleştiriyor. Patladığını öğrendikten sonra da olay yerine giderek polisin yaptığı incelemeleri izliyorlar."
Tevhid Örgütü'nün yapısı hakkında açıklamalarda bulunan İskender, şunları söyledi: "Selam-Tevhid Örgütü'nü 1994'e kadar Nasir kod adlı Takizade yönlendirmiş. 1994'ten sonra ise Muhammed Behari ismi gündeme geliyor. Özellikle örgütlenme küçük gruplar halinde yapılıyor. Beşer kişiden oluşan örgüt modelinde gerçekleştirdikleri eylemlerden sonra teröristlerin saklanması da kolay oluyor. Neredeyse hepsinin İran İstihbarat Örgütü Savama ajanlarıyla bağlantılarını tespit ettik. Umut operasyonuyla birlikte 19 olay net ve delilleriyle aydınlatıldı."
"Operasyonlar henüz bitmedi"
Bu yapılanmaların arkasında çok büyük örgütlenmeler olabileceğini belirten İskender, operasyonların henüz bitmediğini, şu anda biri Türk, ikisi İranlı üç kişinin arandığını söyledi.
Uğur Mumcu'nun ağabeyi Ceyhan Mumcu da dün NTV'ye yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Bu isimlerden Yusuf Karakuş'u bilmiyordum. Ama Abdülhamit Çelik ismi bana yabancı değildi. Bunun nedeni, suikastten hemen sonra İslami Hareket Örgütü adlı bir örgüt ele geçirilmişti. Bu örgütün Uğur Mumcu cinayetinin de faili olduğu iddia ediliyordu. Bu nedenle benim de dikkatlerim bu örgüt üzerine yoğunlaştı. Dosyasını temin ettim. O ara Gazeteci Mehmet Güç'le birlikte çalışıyorduk. Mehmet Güç de olayı takip ederken Abdülhamit Çelik'le karşılaşmıştı. Bu kişi orada İslami Hareket Örgütü davasında, adeta dışarda kalmış bir sempatizan gibi basına açıklamalar yapıyordu. Ve bu konuda İran'la ilgili her türlü bilgi ve belgeyi isteyen gazetecilere temin ediyordu. Bu nedenle Abdülhamit Çelik bu olayın faili olmasa bile Uğur Mumcu cinayetinin ayrıntıları hakkında bilgi sahibi olduğunu tahmin ediyorum."
www.evrensel.net