"Hatemi

"Hatemi'nin reform politikasına

   karşı komplo"

"Hatemi'nin reform politikasına
    karşı komplo"
CIA tarafından Türkiye'de sorgulanan İran ajanı Behbahani'nin yaptığı kaydedilen açıklamalara İran'dan gelen tepkiler sürüyor. "Reformcu" olarak adlandırılan İranlı milletvekilleri Lockerbie olayında İran'ın suçlanmasının İran Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi'nin içte "reform" dışta gerginliği giderme siyasetine karşı girişilmiş bir komplo olduğunu ileri sürdüler.
"Reformcu" Beyan gazetesi, "Hatemi'nin gerginliği giderme politikası aleyhine Lockerbie tahrikinin yeni komplosu" manşetiyle yayımladığı haber-yorumda, "reformcu" olarak adlandırılan milletvekillerinin görüşlerine yer verdi.
'21 yıllık komplonun parçası'
Tahran milletvekili ve 23 Mayıs Cephesi'nin önemli örgütlerinden İran İslam Devriminin Mücahitleri Örgütü liderlerinden Muhsin Armin, Lockerbie olayı ile ilgili "yeni propaganda dalgasının, İsrail'in Güney Lübnan'dan çekilmesine bağlı olduğunu" ileri sürdü. Tahran Milletvekili Elahe Kulayi ise, Lockerbie konusunda İran'a yönelik suçlamaların, "İslam'a dayanarak gerçekleştirilen siyasi gelişme projesine" karşı koymak için başlatıldığını ileri sürdü.
Türkiye'ye kaçan ve İran istihbaratı yetkilisi olduğunu ileri süren Ahmed Behbahani'ye ait olduğu öne sürülen açıklamaların İran'a karşı son 21 yıldır yapılan komploların devamı olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kulayi, "Lockerbie suçlaması, İran'ın halkçı rejiminin sağlamlaşmasına ve İslam öğretisini temel alan bir siyasi gelişme modeline ve İran'ın uluslararası alanda sağladığı itibara karşı bir projedir" dedi.
Bahar gazetesinin haberine göre, yine reformcu listeden Tahran Milletvekili seçilen Ahmed Purnecati, Lockerbie olayında İran'ın parmağı olduğu iddialarının, "İran'ın iç siyasi durumunu etkilemek için uygulanan bir psikolojik baskı" olduğunu ileri sürdü ve "İsrail ve Amerika'nın bu hareketi, bir nevi, Hatemi'nin reform hareketinden memnun olmadıklarını ilan etmektir" diye konuştu. Purnecati, Ahmed Behbahani'nin Lockerbie ile ilgili açıklamalarına Türkiye basınında yer verilmesiyle ilgili olarak, "Bazı Türk yetkilileri, İran ile stratejik çıkarlarını göz önünde bulundurmadıkları için bu manevrayı yapıyorlar" dedi.
"Muhafazakârlar" daha sert
Muhafazakâr Kudüs gazetesi ise, İran ile ilgili yayınlar karşısında, Türkiye'deki İran Büyükelçiliği'nin daha etkin davranması gerektiğini savundu. Resalet gazetesine bir açıklama yapan önde gelen muhafazakâr politikacılardan Habibullah Asgerovladi ise, "Türkiye hükümeti Siyonistler için casusluk ve karşı casusluk laboratuvarı olmamalı" diye konuştu ve Türkiye'nin İran ile ilişkilerinin geleceğini düşünmesi gerektiğini savundu. Asgerovladi, Türkiye'de her ay "ABD ve Siyonistlerin hazırladığı bir senaryonun gündeme geldiğini" öne sürdü.
Muhafazakâr Tehran Times gazetesi ise, Ahmed Behbahani'nin daha önce 1990'da eşi ve 9 yaşındaki oğlu ile birlikte Avusturya'dan Halkın Mücahitleri üyesi olduğunu ileri sürerek sığınma istediğini, ancak isteğinin reddedilmesi üzerine Yeni Zelanda'ya gittiğini ileri sürdü. Tehran Times, Viyana'da güvenilir bir kaynağın, Avusturya polis kaynaklarına dayanarak, Behbahani'nin İran Kürdistan Demokrat Partisi lideri Abdurrahman Kasımlo'nun öldürülmesine karıştığı iddiaları doğru bulunmadığı için siyasi sığınma isteğinin reddedildiğini söylediğini belirtti.
İngiltere'de yayınlanan Keyhan adlı haftalık derginin köşe yazarlarından İranlı yazar Alirıza Nurizade ise, Behbahani'nin eski istihbarat bakanı Ali Fallahiyah'ın sağ kolu olduğunu ve geçirdiği bir trafik kazasının aslında bir suikast girişimi olduğunu fark etmesinin ardından İran'dan Türkiye'ye kaçtığını ileri sürdü. Tehran Times'ın Nurizade'den aktardığı iddiaya göre, Behbahani, İran'da yaşanan seri cinayetleri araştıran bir komisyona, muhalifleri öldürme emrini Fallahiyan'ın verdiğini söylemesinden sonra hayati tehlike içine girdi. Gazete, Nurizade'nin iddialarının "tümüyle temelsiz" olduğunu da iddia etti.
www.evrensel.net