Savaşın mağlubu yoksullar

Sri Lankalı asker ailelerinin 17 yıllık iç savaşa dair söylediği tek şey: "Bu savaşı kim kazanırsa kazansın, yoksul insanlar kaybetmeye mahkûm."

Savaşın mağlubu yoksullar
Her gün yüzlerce insan, ülkenin başlıca hastanelerinde ya da Colombo yakınlarındaki askeri karargâhta oğullarının ya da kızlarının akıbetini soruyor. Onlar, Sri Lanka'nın kuzeyinde ayrılıkçı Tamil Elam Özgürlük Kaplanları ile yapılan çarpışmaların ardından haber alamadıkları çocuklarını arıyorlar. Tümünün acı ve trajedi dolu öyküsü, berbat ekonomik gereksinimleri nedeniyle oğulları, babaları ve kocalarının orduya katılması ile başlıyor. Ve şimdi tümünün tek isteği, acı iç savaşın derhal son bulması.
İki askerin kız kardeşi savaşa katılan kardeşlerinin akıbetini anlatıyor. Kadın, güney sahilinden siyahların yaşadığı Ratgama'dan. Büyük kardeşi 1 Mayıs'ta Fil Geçidi'nde öldürülmüş. Küçüğü ise Jaffna savaş bölgesinde. Kardeşlerinin, yoksulluk nedeniyle orduya katılmaktan başka seçenekleri olmadığını söylüyor genç kadın. İşçi olan babaları 11 yıl önce ölmüş. 5 kardeşin en büyüğü hasta. Annesi kireçtaşı ocağında çalışmak zorunda kalmış, coconut suyu satmış, evlere işe gitmiş. Aynı kadının kocası da, 9. topçu alayında aktif bir asker. Üç çocukları var.
Başkaları aynı acıları çekmesin
"Kocama ve kardeşime askerliğe dönmemeleri için her zaman yalvarırdım. Ancak kocam evde ne yapabileceğini sorardı. Hepimiz evde otursaydık geçimimizi nasıl sağlayacaktık?" diyor ve ekliyor: "Eğer bir askerin cesedi tanınmayacak halde ise, üzerine katran döküp harekâtta kayıp olarak listeliyorlar. Savaş yüzlerce ve binlerce kez lanetlenmiştir. Bize ıstırap ateşi yaşatan bu savaşın başkalarına da aynı acıyı çektirmeden son bulması için dua ediyorum."
Ona göre sorumlu politikacılar. Halkın Birliği (PA) hükümetinin savaşı 1994'te durduracağına söz verdiğini ve oylarını bu nedenle onlara verdiklerini anlatıyor: "O söz artık bir paçavra, kimseye güvenmiyorum. İnsanlar ülkeyi kurtarmak için değil, başka şekilde yaşamanın yolu olmadığından savaşa katılıyorlar. Ancak bir kez üniformayı giyip silah kuşandıklarında, şoven fikirli oluyorlar."
O artık ebediyen kayıp
Colombo'dan birkaç kilometre ötedeki Kadawatha'dan dul bir kadın da, kocasının 10 Mayıs'ta Jaffna Yarımadası'ndaki Chavakachcheri'de öldürüldüğünü anlatıyor. Onun kocası da başka bir işi olmadığı için orduya katılmış. "Hayatının en iyi zamanını yararsız bir savaş için harcadı" diyen kadın, kocasının şimdi ebediyen kayıp olduğunu söylüyor. Altı yaşında bir oğlu var ve bir çocuk daha bekliyor. Askerin babası, oğlunun ölümü nedeniyle şiddetli bir şokta.
Çocuklarımızı kaybediyoruz
Kayıp bir askerin annesi, "Oğlum ülkesini savunmak için askere gitti, ancak sonuçta vücudunun bir parçasını dahi göremiyoruz. Bir kampın tamamı toplarını bile bırakıp kaçarken, yaralıyı ya da ölüyü almak için geri dönerler mi? Bu savaşı kim kazanırsa kazansın, yoksul insanlar kaybetmeye mahkûm. Çocuklarımızı kaybediyoruz" diyor.
Bir başçavuşun dul karısı da, "Savaş ne kadar erken biterse o kadar iyi" diyerek, çektikleri acıların artık olağan geldiğini anlatıyor. "Ailelerin tamamı öksüz. Bir gelecek düşünemiyoruz. Olayları oldukları gibi karşılamak durumundayız" diyen kadın, çocukları için yaptıkları tüm planların da mahvolduğunu söylüyor.
Yeni silahlar alıyorlar
Bir başçavuşun karısının söylediği ise, insanların hayatını kurtarmak için savaşın bitmesinin daha iyi olacağı. "Yeni silahlar aldıklarına göre, bu savaşı bitirebilecekler mi?" diyen kadının kocası Fil Geçidi'nde hayatını kurtabilmiş, ancak kardeşi kayıp. "Bir aileden birisi öldüğünde, diğerinin hizmetinin sona ereceği" anlaşmasına umut bağlamış, kocasının terhis edilmesi için dua ediyor.
Gençlerin hayatı kurtulabilirdi
Yaralı bir askerin posta işçisi ağabeyi, "savaşın haksızlığı"na vurgu yapıyor: "Bir ülkeyi kurtarmak için savaş zorunlu, ancak bu savaş trajik. Savaş olmasaydı birçok gencin hayatı kurtarılabilecekti." Kardeşinin bacağının koptuğunu söyleyen ağabey, "Tüm aileye o bakıyordu, üniversitede okuyan küçük kız kardeşimi okutuyordu. Biz de aileye yardım edemeyecek kadar fakiriz" diyor.
Sri Lanka'da aynı durumda yüzbinlerce kadın, ana, baba ve çocuk var. Ve bu yüzden hepsinin söyledikleri şey: "Savaşı kim kazanırsa kazansın, yoksullar kaybetmeye mahkûm. İnsanlar ülkeyi kurtarmak için değil; işleri, başka seçenekleri olmadığı için savaşıyorlar çünkü."
www.evrensel.net