Karayolu taşımacılığı

   yeniden düzenleniyor

Karayolu taşımacılığı yeniden düzenleniyor
Karayolu taşımacılığının hukuki boşluklarını gidermek amacıyla hazırlanan Karayolları Taşıma Kanunu Tasarısı, 8 Haziran Perşembe günü Bayındırlık, İmar ve Ulaştırma Komisyonu'nda ele alınacak. Tasarının kabul edilmesi halinde, taşımacılar için "yetki belgesi" zorunluluğu getirilecek. Yetki belgesini almak için ise yüklü miktarlarda para ödemek gerekecek.
Tasarıya göre, taşımacılar, altışar aylık süre ile yılda en az iki kez şoförlerinin ceza puan durumunu Emniyet Genel Müdürlüğü'nden öğrenecek, ceza puanı yüksek olan şoförlerle ilgili eğitim ve iç denetim yönünden gerekli tedbirleri alacaklar. Tasarı; taşımacı, acente ve taşıma işleri komisyoncuları ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği ve benzeri hizmetlerin şartlarını belirleme, taşıma işlerinde istihdam edilenlerin niteliklerini, haklarını ve sorumluluklarını saptamayı amaçlıyor.
Sorumluluk alanı
Özel otomobille, bunların römorklarıyla ve resmi otomobillerle yapılan taşımaları kapsamayan tasarıda, il sınırları içindeki taşımalar ile yüz kilometreye kadar olan şehirlerarası yollardaki taşımaların düzenlenmesi ilgili valiliklere, belediye sınırları içindeki şehiriçi taşımaların düzenlenmesi ise belediyelere bırakılabilecek. Taşımacılık ve taşıma işleri komisyonculuğu ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği yapılabilmesi için, Ulaştırma Bakanlığı'ndan yetki belgesi alınması zorunlu olacak. Bakanlık, gerektiğinde yetki belgelerini iptal edebilecek.
Tehlikeli yük taşıyan taşıtlar ve bunların bağlı olduğu taşımacılar, yetki belgesinden ayrı olarak ilgili mercilerden ayrıca izin almakla yükümlü olacaklar. Taşımacılar, taşıma hizmetlerini yapmaktan, kabul edilebilir bir neden olmaksızın veya zorunlu haller dışında kaçınamayacaklar.
Yeni ücret tarifesi
Düzenli yolcu ve eşya taşımaları, nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği ücret tarifeleri, yetki belgesi sahiplerince geçerlilik süresi de belirtilmek suretiyle hazırlanacak ve Ulaştırma Bakanlığı tarafından onaylandıktan sonra yürürlüğe girecek. Bakanlık, gerektiğinde taban ve tavan ücretleri belirleyebilecek.
Getirilen cezalar
Yetki belgesi almadan taşıma faaliyetinde bulunanlar ve diğer taşımacıların faaliyetini engelleyenler, dört aydan altı aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılacak. Belirtilen yükümlülüğü yerine getirmeyenlere, ayrıca 100 milyon liradan 500 milyon liraya kadar para cezası verilecek. Karayolu taşımacılığı hizmetlerinin teknik, ekonomik ve sosyal gelişmeler, kamu yararına ve milli güvenlik amaçlarına uygun olarak düzenlenmesi amacıyla "Karayolu Taşımacılığı Yüksek Kurulu" kurulacak.
Yetki belgesi ve taşıt kartı almak için 20 milyon ile 2 milyar arasında ücret ödenmesi gerekecek. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


İzmir'de dar gelirliye ulaşım darbesi
Erol Teslim
İzmir Büyükşehir Belediyesi ESHOT Genel Müdürlüğü, 15 bini öğrenci 40 bin kişinin kullandığı aylık kupon uygulamasına son veriyor. Daha çok emekçilerin kullandığı aylık kuponlar yerine, "kademeli fiyatlandırma" uygulaması getiren ESHOT, işe gitmek için bir iki araç değiştirmek zorunda olan emekçileri güç durumda bırakacak.
Günde 4 bilet parasının aylık olarak ödenmesi ve otobüslere sınırsız binme olanağı tanıyan aylık kuponların kaldırılmasına, kupon kullanan emekçiler ulaşım masrafları daha da artacağı için tepki gösteriyor.
İzmir'de "Kentkart" uygulamasına geçiş ile başlayan şehiriçi ulaşım politikasındaki değişim, 1982 yılından bu yana uygulanan aylık kupon uygulamasına son veriyor. 6 Haziran'dan itibaren otobüslerde sadece "Kentkart" ve "bilet" geçerli olacak. ESHOT Genel Müdürlüğü'nün "aylık kupon" uygulamasına son verme gerekçesi ise, bazı dağıtım şirketlerinin farklı çalışanlarına aynı kuponu kullandırdıkları gibi komik bir iddia.
Dönüşüm projesi
Aylık kupon uygulamasının arkasında yatan temel neden ise, Kentkart AŞ ile yapılan sözleşmenin bunu öngörmesi. İlk etapta "ucuz yolculuk" iddiasıyla gündeme getirilen uygulama ile "Ulaşımda Dönüşüm Projesi"nin bir adımı atılmış daha olacak ve adım adım uygulanacak. Bu projelerden ilki 2 Nisan 2000'de "Otobüsler denizde, vapurlar evinizde" sloganıyla başlamıştı. "Toplu taşımanın tek elde toplanması" bahanesi ile gündeme gelen uygulama, "tarife bütünleşmesi, bilet bütünleşmesi, kademeli ve aktarmalı fiyatlandırma" gibi uygulamaları beraberinde getiriyor.
Kademeli fiyatlandırma
Buna göre; yolculuk Haziran 2000'den itibaren geçerli olacak aktarmalı yolculuk dönemi başlayacak. Yeni fiyat tarifisine göre; otobüsler üzerine 1, 2 ve 3 rakamlarıyla kodlanıyor. 1 kısa, 2 orta, 3 uzun mesafa anlamına geliyor. D harfi de denizi kodluyor. 1. kademede tam bilet 175, indirimli 120 bin; 2. kademede tam 225, indirimli 140 bin, 3. kademede tam 250, indirimli 150 bin lira olarak uygulanacak. "D" kademesinde ise tam 100, indirimli 75 bin lira olaak. Kâğıt bilet ve jetonlar ise tam 260 bin, indirimli 160 bin lira olarak uygulanacak. Aynı uygulama 1 Haziran'da da ücretli seferlere başlayan İzmir Metrosu için de geçerli.
Özelleştirme gündemde
ESHOT Genel Müdürlüğü'nün bu değişiklikleri özelleştirme ile devam edecek. 1998 yılında ESHOT'a bağlı bazı hatların özelleştirilmesinin ardından, şimdi de 100 otobüs daha özel şirketlere kiralanacak. Kiralanan bu otobüsler ESHOT' un görevlendirdiği birimlerde çalışacak. Otobüs ihalesinin önümüzdeki ay yapılması bekleniyor.
İzmirliler tepkili
İzmir'in ulaşım sistemindeki bu değişime İzmirliler tepki gösteriyor. Atanur Ay, işi gereği sürekli dışarıda olduğunu ve aylık kupon kullandığını belirterek, "Ben işim gereğince devamlı dışarıdayım ve mecburen paso kullanmak zorundayım. Aylık kupon uygulamasının kaldırılmasına karşıyım" diyor. Kentkart'larda bir sürü sorun yaşandığını anlatan Ay, kademeli fiyatlandırma sistemini de kimsenin bilmediğini söylüyor. Aylık kuponun dar gelirliler tarafından kullanıldığını söyleyen Ay, "Şimdi bunun kaldırılmasıyla insanlar evden dışarı çıkamayacak" diyor.
İndirim zengin semtlere
Kentkart kullanan Reyhan Öztabak da, uzun mesafeli yolculuklar için pasonun gerekli olduğunu belirterek, kısa kademede uygulanan indirimin sadece Karşıyaka, Bornova, Hatay gibi semtlerde zenginlerin oturduğu semtlerde uygulandığını söyledi. İzmir'in bir tarafından diğer tarafına işe giden işçiler olduğunu belirten Öztabak, "Bu işçiler sabah saat 9.00' da işe yetişmek zorundalar. Bu uygulama üç vesait yapanlar için uygun değil. Pasonun kalkmasıyla her şey sona eriyor. Bu bir göz boyamadan başka bir şey değil, tüm haklarımız elimizden alınıyor" diyor.
Dar gelirlilere saldırı
Ulaşımda yeni bir kıpırdanmayla insanların gözünün boyandığını, seyahat hakkının gasp edildiğini söyleyen İrfan Karakuş ise, pasonun kaldırılmasının dar gelirlilere yapılan bir saldırı olduğunu düşünüyor. Değişikliklerle ulaşıma ayırdıkları paranın iki katına çıkacağını söyleyen Karakuş, "Hiç düşünmüyorlar. Biz bunu nasıl karşılayacağız? Aradan biraz zaman geçtikten sonra herkes Kentkart uygulamasının yanlışlığını ödediği parayla hissedecek. O zaman tepkiler yükselecek ama iş işden geçmiş olacak" diyor.
www.evrensel.net