Sinopluların ekmeğine zehir karıştı

Sinopluların ekmeğine zehir karıştı

Sinoplular, varillerin 1988'de Sinop kıyılarına vurduğunda, kıyıdaki mahallerde yaşayanlar şiddetli kokudan zehirlenmiş, günlerce baş dönmesi, mide bulantısı şikâyetinde bulunmuşlardı.

Sinopluların ekmeğine zehir karıştı
Ebru Ilgaz
Sinoplular, varillerin 1988'de Sinop kıyılarına vurduğunda, kıyıdaki mahallerde yaşayanlar şidetli kokudan zehirlenmiş, günlerce baş dönmesi, mide bulantısı şikâyetinde bulunmuşlardı. Şikâyetler üzerine variller Tarım İl Müdürlüğü depolarına kaldırılmış, ancak şikâyetlerin devam etmesi üzerine şu anda bulunduğu yere; etrafında 11 köy bulunan Soğuksu mevkiinde bir depoya götürülmüştü.
Zehirli atıkların depolanma standartlarının hiçbirine sahip olmayan eski bir binanın yanından geçemeyen Sinoplular, 12 yıldır yetkilileri seslendiklerini, ancak kimsenin kendilerine kulak vermediğini söylüyor. İnsanların hastalanmasına, hamile kadınların sakat doğumlar yapmasına neden olduğunu düşündükleri atıkların, geçtiğimiz günlerde 3000 köknar ağacının bir gecede devrilmesinin de nedeni olduğunu belirtiyorlar. Sinop Çevre Dostları Derneği Başkanı Hale Özen; 1997'den itibaren köylerde kanser vakasının artması, sakat doğum vakaları, tahılın boyunun kısalması, arıların bal verme oranının ve köy halkının ürünlerinin verimlerinin düşmesinin zehirli varillerden kaynaklandığını ve bunların kaldırılması için yıllardır çeşitli yazışmalar yaptıklarını anlatıyor.
Yetkililer sorumsuzca davrandılar
"1999'da şikâyetler had safhaya ulaştı. Bunu eyleme dönüştürdük, sesimizi yükselttik. Yetkililerin yaptığı açıklamalar ve bize sundukları raporlar atıkların bölgeye herhangi bir olumsuz etkisinin olmadığı yolundaydı. Bu yetkililer Çernobil'in arifesinde televizyon ekranında çayları radyasyonsuz diye içen yetkililer. Bunca şikâyet karşısında, bize sundukları 'temiz' raporları kabul etmemiz mümkün değildi" diyen Özen, atıkların etkilerini bölge halkının birebir yaşadığını aktararak, zehrin halkın yaşam kaynaklarını yok ettiğini açıklıyor: "Soğuksu civarındaki köylerdeki insanların büyük kısmı hayvancılıkla geçiniyor. Bu atıkların bölgede depolanması birçok hayvanı telef etti. Zaten geçim sıkıntısı içerisinde olan köylüler iyi durumda değil. Orman içerisindeki piknik ve dinlenme alanları da olumsuz etkilendi."
Turizm olumsuz etkilenecek
Özen, sadece köylülerin değil, Sinop merkezde oturanların da bu olayı tepkiyle karşıladıklarını söylüyor. Özen, bu olayın Sinop'a gelecek turistleri de olumsuz yönde etkileceğini kaydediyor ve Sinopluların turizm hareketlenmesi başlamadan zehrin götürülmesini istediğini iletiyor.
Tepkilere karşı sessiz kalınamazdı
Hale Özen, 6 Şubat'ta çevre sağlığı için düzenledikleri mitingin valilikçe engellenmeye çalışıldığını, köylülerin mitingden vazgeçmeleri için ikna edilmeye çalışıldığını ifade ediyor. "Ancak köylü sağlığını ve geçimini kaybettiği bir konuda tepki göstermekten vazgeçmedi. Mitingi yaptık. Ondan sonra 'çizginin sağında yürüdünüz, solunda yürüdünüz' gibi basit gerekçeler göstererek üç tane dava açtılar. Şimdi, haklılığımızı anladılar. Bu olayın çözülmesi için akılcı bir yöntem izlemeye başladılar. Valilik, Çevre Bakanlığı'ndan da atıkların ambalajlanıp taşınması için ödenek ayrıldığını duyunca bizi de çağırarak bir toplantı yaptı. Biz de sevinçle karşıladık" diyen Özen, Çevre Bakanlığı'nın bundan sonraki davranışının çok önemli olduğunu belirtiyor: İnsanların, Aselsan firmasına yaptırılacak ambalajlama işleminin masraflarının da İtalya tarafından karşılanmasını istediklerini aktaran Özen, sözlerini şöyle bitiriyor: "Bu zehirleri köylüler üretmedi. Bir an önce ambalajlayıp İtalya'ya göndersinler. Son zamanlarda olay basına da çok fazla yansıdı. Yetkililer artık kulaklarını tıkayamazlar. Sinoplular Çevre Bakanlığı'ndan cevap bekliyor. Görevlerini yapsınlar."
Çevre Bakanlığı 17 Nisan 2000 tarihli 4018 sayılı yazışmasında varillerin bölgeden alınıp, çalışması anında çevreye kanserojen dioksin maddesi saçan İZAYDAŞ, zehirli atık yakma tesislerinde depolanacağını uygun bulduğunu açıkladı. Greenpeace ise, yaptığı yazılı açıklamada, bütün bu işlemlerin İZAYDAŞ'a lisans verilmesi için 'tezgâhlandığını' düşündüklerini açıkladı.
1988 yılında Karadeniz kıyısına vuran 450'den fazla varilden 127'si Sinop'ta, geri kalanı Bafra, Alaçam ve Ordu'da depolanıyor.
www.evrensel.net