Afrika kıtası felaketin eşiğinde

Afrika kıtası felaketin eşiğinde

Dünya Bankası'nın yayınladığı rapor Afrika'nın, bırakın cep telefonu ve İnternet olanaklarını, pek çok eve telefonun dahi uğramadığı ülkelerde milyonların açlık ve AIDS gibi öldürücü hastalıklarla boğuştuğunu gösteriyor.

Afrika kıtası felaketin eşiğinde
Dünya Bankası (DB) tarafından yayınlanan bir rapor, Afrika ülkelerinin çoğunun, 40 yıl öncesine göre çok daha geride olduklarını gösterdi. Emperyalistlerce kışkırtılan savaşların pençesindeki kara kıtadaki 48 ülkenin toplam yıllık geliri, eski sömürgeci Belçika'nın yıllık gelirini ancak geçiyor.
Bu arada, raporda yer alan çarpıcı gerçeklerin, ABD emperyalizminin kıtada yeni dayanaklar elde edebilmesi için gerekçe olarak kullanılmak istendiği görüldü. Nitekim raporda, "Afrika dünyaya yetişmek istiyorsa, büyük yapısal değişimler geçirmelidir" denilerek, kıtanın devasa sorunlarının çözümü için bildik DB-IMF reçeteleri gösterildi.Yoksulluğu korumak!
Dünya Bankası, Afrika'nın "bugünkü yoksulluğunu" koruyabilmek için bile, ekonomisinin her yıl en az yüzde 5 oranında büyümesi gerektiğini belirtti. Bu oran, kıtadaki durum değişmediği sürece imkânsız olarak görülüyor.
Raporda, buna rağmen Afrika'nın "olağanüstü potansiyeli ve gizil rezervleri"ne dikkat çekildi.
Son 40 yıl içinde, dünyanın diğer bölgelerinde kişi başına düşen ortalama gelir artarken, Afrika'da sürekli düştü. Çok büyük zenginliklere sahip olan bu kıta, emperyalist sömürü nedeniyle bugün dünya çıktısının sadece yüzde 1'ini, küresel ticaretin ise sadece yüzde 2'sini gerçekleştiriyor. Afrika ülkelerinin ekonomisi, bu anlamda, emperyalist ülkelerin 60 bin nüfuslu kasabalarının ekonomilerinden daha zayıf.
10 milyon telefon hattı
Afrika'nın altyapı sorunları da kangrenleşmiş durumda. Nüfusu yüzmilyonları bulan kıtada yalnızca 10 milyon telefon hattı bulunuyor, bunların yarısı da Güney Afrika Cumhuriyeti'nde. Bu rakamlar, "enformasyon çağı" ve "internet devrimi" propagandalarının komikliğini de gözler önüne seriyor.
Raporun "insan kaynakları" bölümünde de vahim bir tablo çiziliyor. Buna göre, Afrikalı kadınların eğitim süresi, son 40 yıl içine sadece 1.2 yıl arttı. Kadınlar, erkeklerden daha uzun süreler boyunca çalışıyor, ancak toprağa, eğitime veya devlet desteğine sahip olamıyor.
Afrika halklarını tehdit eden bir diğer olgu da AIDS. Sanayileşmiş ülkelerde AIDS tedavisi için milyarlarca dolar harcanırken, Zimbabve ve Botsvana gibi ülkelerde nüfusun dörtte biri AIDS hastalığı taşıyor.
Orta Afrika'daki 48 ülkeden 20'sini içine alan savaşlar da, kıtanın yoksulluğuna ve şiddete katkı yapıyor.
Borç döngüsü
Afrika ayrıca, emperyalist ülkelere boğazına kadar borçlanmış bir kıta olarak, IMF ve Dünya Bankası güdümlü ekonomik politikaların ibret verici laboratuvarı durumunda. Dünyanın en borçlu ve yardıma en çok muhtaç kıtasında devletlerin milli gelirinin yüzde 17'si borç geri ödemelerine gidiyor. IMF-DB "tavsiye"leriyle sağlık ve eğitim sistemleri tamamen çökertilirken, bütçelerin beşte birini oluşturan yüzmilyonlarca dolar Washington ve Brüksel'deki kasalara akıyor. Bu borç döngüsünün ulaştığı noktada Afrika, borç faizlerinin küçük bir bölümünü bile ödeyemeyecek duruma düştü.
DB'nin çekidüzeni
Dünya Bankası raporu, tam bir iflas noktasında olan kıtadan yükselen tepkileri farklı yönlere kanalize etmeye çalışıyor. Azgelişmiş ülkelerin borçlarının "affedilmesi" tartışmaları alevlenirken, DB, bunun gerçekleşmesi için "Afrika devletlerinin kendilerine çekidüzen vermesini" istiyor. Bu düzen ise, kıtanın yeraltı ve yerüstü kaynakları ile işgücünün emperyalistlere çok daha uygun koşullarda açılmasını sağlayacak.
www.evrensel.net