Türkiye'ye yerleşecek!

Dünya Bankası Başkanı James Wolfensohn, ayrılmadan önce "Artık Washington'da oturup Türkiye hakkında kararlar verilmeyecek" dedi.

Türkiye'ye yerleşecek!
Özlem Albayrak
Dünya Bankası Başkanı James Wolfensohn, Türkiye'de kaldığı üç gün boyunca sadece ekonomi bürokratları ve üst düzey yetkililerle görüşmekle kalmadı, Türkiye'nin sorunlu bölgelerini de gezdi. Deprem bölgesine gitti, siyasilerin yaptığı gibi Dünya Bankası'nca yaptırılmakta olan kalıcı deprem konutlarının bir an önce bitirileceğine dair sözler verdi. GAP bölgesine gitti ve "En mutlu anlarını" yaşadı geldi.
Babacan bir tavırla, "Sorunlarınız var, farkındayız, ama siz güçlüsünüz, bizim de desteğimizle atlatacaksınız. Hatta Türkçe öğrenip sizin güvenilir bir ülke olduğunuzu dünyada lanse etme görevini alıyorum" dedi.
Türkiye'nin, IMF'yle imzaladığı stand-by anlaşmasını takvime göre işlettiğini ve programdan sapmadığı sürece bölgenin en güçlü ülkesi olabileceğini de sözlerine ekledi. Kısacası, Türkiye'nin ayağına kadar geldi, şirin görüntüler sergiledi, "Türkler güçlüdür, zekidir, her şeyin altından kalkar" diye pohpohlamalardan da geri kalmadı.
Wolfensohn'un Türkiye'ye gelmesi ve üç yıla yayılan 5 milyar doları bulan ve karşılığında tarımdan enerjiye bütün sektörleri devletin denetiminden çıkarıp özel sektörün kâr alanı haline getirilmesini istediği Ekonomik Reform Kredisi'ni bizzat imzalaması dikkat çekici görülebilir. Kaldı ki kendisi de "Dünya Bankası değişti. Artık Washington'da oturup Türkiye hakkında kararlar verilmeyecek" gibi sözler etti.
Eleştiriler artmıştı
Asya ve Rusya krizlerinin ardından Dünya Bankası'nın IMF kadar eleştiri almasının bunda payı olabilir. Gittikleri ülkelere, yoksulluk, istikrarsızlık ve hatta savaş götüren bu ikili "eleştirileri" koyunlarına koyup, ağızlarına da "Birinci gündem maddemiz yoksulluk ve gelir dağılımındaki adaletsizliklerdir" yalanını alıp az gelişmiş ülkelere seyre çıktılar.
Tartışmalar sonrasında Dünya Bankası eski Başkanı Stiglitz zehir zemberek sözlerle bankadan ayrıldı. Bu tartışmalar her ne kadar emekçilerin gündemine çok fazla girmese de yeni Başkan Wolfensohn, bankanın itibarını da yükseltmek adına Türkiye'ye geldiğinde "şirinlik" gösterileri yapmayı ihmal etmedi.
James Wolfensohn, hükümetin enflasyon oranının azalma eğilimine girmesine bakarak ekonomide yaymaya çalıştığı iyimser havaya katkıda bulundu. Piyasalar da buna hemen olumlu tepki verdi. Özelleştirmenin ve tahkimin Anayasa'ya sokulmasına, sosyal güvenlik, tarım, telekomünikasyon ve enerji sektörlerinden devletin elini tamamen çekerek, yerli ve yabancı sermayenin kontrolüne verecek adımları takdirle karşıladı. Tutturulan trendin devam etmesi için de 5 milyar dolarlık krediyi imzaladı, hatta "Gerisi de gelebilir" mesajı verdi.
'İyimserlik havası'
Ancak, hem Dünya Bankası Başkanı Wolfensohn'un hem de hükümet ve onun borazanı sözde ekonomi uzmanlarının yaratmaya çalıştığı iyimserlik havası, işçi ve emekçiler başta olmak üzere bu ülkenin gerçek ekonomistlerince ve yılın ilk iki ayının ekonomik verilerince doğrulanmıyor.
Ekonominin düze çıkma eğiliminde olduğu yönündeki değerlendirmeler, üretim sektörü üzerinden değil, faizlerin düşmesi ve enflasyonun artış hızının azalma eğilimine girmesi üzerinden yapılıyor.
Yani para piyasaları ve rantiye cephesindekiler açısından ele alınıyor. Buna karşın yılın ilk çeyreğindeki verilere bakıldığında "Her Şey Çok Güzel Olacak" manşetlerinin anlamsızlığı ortaya çıkıyor. Türk Lirası'nı suni olarak değerlendiren kur politikası sayesinde ihracata yönelik sektörler tam bir durgunluk içinde. Bu durum yılın ilk iki ayında dış ticaret açığı ve dış borç stoku rakamlarına yansıdı.
Sermayeyi rahatlattı
Ekonomi bu durumdayken Dünya Bankası Başkanı Wolfensohn'un verdiği mesajlar da işçi ve emekçileri, Wolfensohn'a Malatya'da kız çocuklarını köyde okul olmadığı için gönderemediğini söyleyen yoksul halkı değil, sermayeyi rahatlattı.
www.evrensel.net