Tersane işçisi destek bekliyor

Sendikalı oldukları için işten atılan tersane işçilerinin direnişi 55. gününü geride bırakırken, Tuzla havzasında bulunan diğer tersanelerdeki işçilerden destek bekliyorlar.

Tersane işçisi destek bekliyor
Şerif Karataş
Tersane işçilerinin Tuzla'daki iki işyerinde sürdürdüğü direniş 55. gününe girdi. Tuzla Turizm ve Tersanecilik AŞ ile Türkter Turizm ve Tersanecilik AŞ'de işçilerin direnişi sürerken her iki işyerinin de patronu olan Kahraman Sadıkoğulları, helikopterle direniş yerine gelip gidiyor.
Her gün mesai başlarken ve biterken kapı önünde tek sıra haline durarak slogan atan direnişçi 35 işçi, Tuzla havzasında bulunan diğer tersanelerdeki işçilerden destek bekliyor. Direnişteki işçiler ayrıca 'Sigortasız ve Sendikasız Çalışma' adı altında bir aylık kampanya başlatıyorlar.
Tuzla Turizm ve Tersanecilik'te çalışan Hasan Coşkun, tersanede kaynakçı olarak 3.5 yıldır çalışıyor. Ücretlerini zamanında alamadıklarını belirten Coşkun, iş yavaşlattıkları için 4 işçinin işten atıldığını anlatıyor. Bunun üzerine işten atılmalara karşı çıkmak ve haklarını almak için Limter-İş Sendikası'na üye olmaya karar veriyorlar.
Sendikalı olunca atıldılar
Coşkun, sendikaya üye olduktan sonra işten atılmaların hızlandığını belirterek, 10 Nisan'da 51 işçinin işten atılmasından sonra direnişin başladığını belirtiyor. Başlangıçta işçilerin bilgisiz olmaları yüzünden kopmalar yaşanmış, bazı arkadaşları tazminatlarını alıp gitmişler. Buna rağmen 35 işçi arkadaşıyla birlikte kararlı bir şekilde direndiklerini söyleyen Coşkun, direnişin bu kadar uzun sürmesini ve anlaşma sağlanamamasını, içerde çalışan dört tane operatörün patron yanlısı tutumlarına bağlıyor. Direnişin iyi bir şekilde devam ettiğini söyleyen Coşkun, içerde kalan hakları için avukata vekalet verdiklerini belirterek, "Patron da tersanelerin isimlerini değiştirdi. Yeğenlerinin isimlerini koydu. 5 Mayıs'ta işyerine haciz getirdik. 8 tane gazaltı, 4 tane tozaltı makinesi ve çanta makinalarına haciz koydurduk" diyor.
'Güneşin doğuşuyla batışını görüyoruz'
Günde 9 ila 10 saat arasında çalıştıklarını ve güneşin doğuşu ile batışını işyerinde izlediklerini dile getiren Coşkun, ailesi ve yakın çevresiyle görüşemediğini söylüyor. "Çocuk para istiyor veremiyorum. Yok. Kendi ihtiyacımı zor karşılıyorum. Çocuk yüzüme bakıyor. O da paranın olmadığını biliyor. Ağladığını hissediyorum" diye konuşan Coşkun, direnişe geçtiklerinde tersane işverenlerinin bir araya geldiklerini söyleyerek, "Tersane patronu, tersane işçisi birleşiyorsa neden biz birleşmiyoruz? Şurda 10 bin tane işçi örgütlense, tersane patronları da dize gelir. Adam orda milyarlara sahip çıkıyor. Biz burda milyona sahip çıkamıyoruz" diye konuştu. Direniş yerine yapılan ziyaretlerin kendilerine moral ve güç verdiğini vurgulayan Coşkun, tersanelerde çalışan işçi arkadaşlarından destek beklediklerini kaydetti. Coşkun, ülkede işçiyi düşünen olmadığını belirterek, "Memlekette işçilerin sayesinde yaşanıyor. Hep işçinin sırtından geçiniyorlar" dedi. Sendikanın yetki almasını beklediklerini ifade eden Coşkun, yetkinin bürokratik engellere takıldığını kaydetti.
İşverenleri Kahraman Sadıkoğulları'nın kendileri sayesinde Türkiye'nin sayılı zenginleri arasına girdiğini kaydeden Coşkun, polislerin direnişin ilk gününde kendilerine, sendikacıların 'terörist' oldukları yönünde sözler söylediklerini belirtti.
Patrona karşı mücadele
Tuzla Turizm ve Tersanecilik'te çalışan Yunus Aslan ise, direnişten sonra birçok yere gittiklerini ve insanlarla tanıştıklarını söylüyor. İstanbul'da yapılan işçi eylemlerine katıldıklarını anlatan Aslan, sendikayla tanışmadan önce çalışma koşulları yüzünden hiçbir yere gidemediklerini belirtiyor.
Yine Tuzla Turizm ve Tersanecilik'te çalışan Ömer Sarıkaya ise sabah 8.00'de mesai başlarken ve akşam 18.00'de biterken tersane kapısı önünde tek sıra halinde taleplerini içeren sloganlar atarak, içerde çalışan işçileri protesto ettiklerini anlatıyor. Arkadaşlarıyla bir araya geldiklerini söyleyen Sarıkaya, hem günlük hem de ileriye dönük planlar çıkarmak için sürekli bir araya geldiklerini ifade ediyor. Direnişle birlikte dayanışma amacıyla bastırdıkları kalemlerin satışlarını da yaptıklarını ifade eden Sarıkaya, tersane işçilerini patronlara karşı birlikte mücadeleye çağırıyor.
Limter-İş Örgütleme Uzmanı Düzgün Akyol ise direnişin bundan sonraki aşamasında işçilerle birlikte bir aylık bir kampanya başlatacaklarını söylüyor. Kampanyanın 'Sigortasız ve Sendikasız Çalışma' adıyla düzenleneceğini anlatan Akyol, hem direnişi güçlendirmeyi hem de tersane işçileri arasında sendikalaşma ve örgütleme bilincini artırmaya çalıştıklarını söyledi. Akyol, kampanyayı işçilerin oturduğu semtlere de taşımayı düşündüklerini söyledi.
www.evrensel.net