'Bölücülük yapılabilir' gerekçesiyle yasak

Mezopotamya Kültür Merkezi, düzenlemeyi planladığı "Çokkültürlülük ve Demokrasi" sempozyumunun valilik tarafından yasaklanmasına tepki gösterdi.

'Bölücülük yapılabilir' gerekçesiyle yasak
Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM), The Marmara Oteli'nde düzenlemeyi planladığı ve Yargıtay Başkanı Sami Selçuk ve bazı milletvekillerinin katılacağı "Çokkültürlülük ve Demokrasi" sempozyumunun valilik tarafından yasaklanmasına tepki gösterdi. MKM'de düzenlenen basın açıklanmasında yasaklama kararı, "hukuk devleti ve polis devleti anlayışının çatışması" olarak değerlendirildi.
MKM Başkanı Kemal Ulusoy tarafından yapılan açıklamada, dün düzenleyecekleri sempozyumun İstanbul Valiliği'nce keyfi bir şekilde "Bölücülük yapılabilir" gerekçesi ile yasaklandığını vurguladı.
Sempozyumda Türkiye'nin kültürel yapısının, farklı kültürlerin barış içinde nasıl yaşayabileceklerini, bilimsel bir çerçeve içerisinde tartışmak istediklerini ifade etti. Ulusoy, konunun bilimsel yönünü tartışmak için İnsan Haklarından Sorumlu eski Devlet Bakanı M. Ali İrtemçelik'i, ülkemizdeki demokrasinin temel unsuru olan hukuku tartışmak için Sami Selçuk'u; birçok başka konuyu tartışmak için ise Prof. Mete Tuncay'ı ve birçok yazar, aydın ve milletvekilini çağırdıklarını belirtti.
İstanbul'da üstü kapalı OHAL uygulanıyor
Basın toplantısına katılan ve kapatılan Tuncelililer Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Selman Yeşilgöz, sempozyumun yasaklanmasının asıl amacının farklı kültürlere olan tahammülsüzlük olduğunu ifade ederek, "Bu zihniyet çağdışıdır. Yasaklamayı kınıyoruz" dedi. Yesilgöz, yasaklamanın hukuk devleti ve polis devleti anlayışının çatışması olduğunu söyledi.
Kürt Enstitüsü Başkanı Hasan Kaya da, eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in katıldığı bir resepsiyonda söylediği "Türkiye Cumhuriyeti, Avrupa ve Kopenhag Kriterlerine uymalı" sözleri hatırlatarak, devlet yetkililerinin bu tür konuşmalarının ardından böylesi yasakların yaşanmasının hoş olmadığını kaydetti.
Demokrasi Girişim Hareketi Sözcüsü Kemal Okutan, devletin bu tür politikalarını boşa çıkarmak için muhalefet toplumun mücadele etmesi gerektiğini söyledi ve Kürtsüz bir barışın olmayacağını ifade etti.
Yazar Ragıp Zarakolu ise, Türkiye'de OHAL'in kaldırılmasının tartışıldığını, ama İstanbul'da üstü kapalı OHAL uygulandığını vurgulayarak, "Bu yasaklama buradaki insanlara bir aşağılama, taciz, 'Artık sus' demek anlamına geliyor. Bunu aşmalıyız" dedi.
www.evrensel.net