Taşıma suyla hayat sürer mi?

Taşıma suyla hayat sürer mi?

Sultanbeyli'nin 12 mahallesi kurulduğu günden bu yana "çeşmeden akan su" görmedi. Kalan 3 mahallede de sular arada bir akıyor. Mahalle halkı kâh kazdığı kuyularden çektiği, kâh tankerlerden doldurduğu su ile ihtiyacını karşılamaya çalışıyor.

Taşıma suyla hayat sürer mi?
Muzaffer Özkurt
İstanbul'da kurulduğu günden bu yana "çeşmeden akan bir damla su" göremeyen bir ilçe var. Toplam 15 mahallesi olan Sultanbeyli'de, üç mahallede arada bir akan sular, kalan 12 mahalleye henüz gelemedi. Halk, çareyi kuyu açmakta ya da su taşıyan tankerlerin peşinde koşmakta buluyor.
Kendi açtıkları kuyular ile su sorunlarını çözmeye çalışan Sultanbeylileri, sağlık açısından ciddi tehlikeler bekliyor. Çünkü, su kuyusu açılan yerlerin hemen yakınlarından geçen ve kanalizasyonların bağlı olduğu dereler kuyu sularına karışıyor ve çocuklar hastalanıyor.
FP'li Sultanbeyli Belediyesi ise "susuzluk" sorunu karşısında vaat dışında hiçbir adım atmamış. Sultanbeylililer, belediyenin yaptığı az sayıda hizmetin de "oy verme durumlarına göre seçilmiş" yerlere yapıldığını belirtiyor. 18 Nisan seçimlerinden önce de belediye yönetiminden olan FP'nin Belediye Başkanı Yahya Karakaya, seçim öncesi "2000 yılbaşında bütün musluklardan su akacak" sözünü vermiş. Ancak, şebeke kurulmadığı için musluklardan "tıss" sesi bile gelmiyor.
Kuyu kazmak zorunda kaldılar
Sultanbeyli'nin susuz mahallelerinden Akşemsettin'de oturan Gülsüm Çolakoğlu mahallelerinin yıkılacağı söylentisi olduğunu belirterek, "Bu yüzden önem vermiyorlarmış. Ama bütün vergilerimizi veriyoruz" diyor. İki çocuğu olan Çolakoğlu, 8 yıl önce ailesiyle Kayseri'den buraya gelmiş. Su sorunlarını belediyenin parayla getirdiğı su tankerleriyle sağlayamadıkları için kuyu kazmak zorunda kaldıklarını anlatan Çolakoğlu, "Çocuklar kuyu sularından hastalanıyor" diyor.
Derenin yaz aylarında çok pis koktuğunu söyleyen Çolakoğlu, şöyle devam ediyor: "Sinek yapıyor, hastalık yayıyor. Belediyeye gidiyoruz, 'Geleceğiz' diyorlar, gelmiyorlar. Bir an önce bu dereyi ıslah etmeleri gerekiyor."
Dereden pislik akıyor
"Yol yok. Su yok. Hiçbir şey yok" diyerek söze başlayan Emine Yılmaz, Sivas'tan 10 yıl önce geldiklerini söylüyor. 7 yıldır da Sultanbeyli'de oturuyormuş. "Ekmek derdine geldik buralara" diyen Yılmaz, "İş güç olsa niye gelelim buralara. Niye çekelim bu rezilliği?" diyor.
Çocukların mahallelerinin yanından geçen derede oynadıklarını ve bu yüzden sürekli hastalandıklarını Emine Yılmaz da söylüyor. Yılmaz, bir başka tehlikeye de dikkat çekerek, bu dereden akan pisliğin Ömerli Barajı'na döküldüğünü söylüyor. Çünkü, Ömerli Barajı, İstanbul'un önemli içme suyu kaynaklarından biri.Sultanbeyli'ye yerleşeli 3 yıl olduğunu söyleyen Fatma Mutlu da, bir ton suya üç milyon lira para verdiklerini ve taşıma suyla işlerini göremediklerini söylüyor. "Su sorunu çözülmeli. Benim 5 çocuğum var. Buraya maddi sıkıntı yüzünden Sinop'tan geldik, ama buralar Sinop'tan kötü çıktı" diyen Mutlu, yol, su, dere gibi problemlerin bir an önce çözülmesini istiyor.
Bezer Can ise, su sorunu için Sultanbeyli Belediyesi'ne sürekli gidip gelenlerden. "Bize, 'Boru paraların siz verin İSKİ'ye bağlarız' diyorlar. Hatta bize kâğıt bile verdiler bununla ilgili. Sonra da 'Kesinlikle su vermeyeceğiz' diyorlar. Pislik içinde yaşıyoruz" diyen Can, çamaşırlarını elde yıkadıklarını, yıkayamadıklarını da eş dosta götürüp, yıkadıklarını anlatıyor.
Dereye harfiyat döküyorlar
Sultanbeyli'nin Akşemsettin Mahallesi de bunlardan biri. Bu mahalleye ne yol ne su, hiçbir belediye hizmeti getirilmemiş. Üstelik bir de, "Belediyeden satın aldık" diyen bir şirket, bu mahalleye harfiyat döküyor. Harfiyatın döküldüğü arazi dere kenarında olduğu için derede taşkınlar oluyor ve bu nedenle evleri su basıyor.
www.evrensel.net