Tecavüzün cezası yok

Tecavüzün cezası yok

Batman'da 1997 yılında üç korucunun tecavüzüne uğrayan Remziye Dinç'in davasında hakim, Remziye'nin üç korucu ile kendi rızası ile cinsel ilişkiye girdiğini iddia etti.

Tecavüzün cezası yok
Beyda Yıldız
Yer Batman'ın Kozluk ilçesi. Babaannesi ve dedesi ile birlikte her günkü gibi işlerini yapıyor Remziye Dinç. Yaşı henüz 17. Köylerinde kendilerinden ve eli silahlı koruculardan başka kimse yok. Dedesi, "Kızım git ahırdaki ineği getir" diyor. Bu emir, Remziye Dinç'in hayatını da karartıyor. Dinç, o günü şöyle anlatıyor: "Ahıra baktım inek yok. Bahçenin çevresine bakındım. Tam o sırada, tarlanın içinden 3 korucu yanıma geldi aniden. Bana susmamı söylediler. Ellerinde silah vardı. Ahıra götürüp tecavüz ettiler. Bağırıp çağırdım ama, çevrede beni kurtaracak kimse yoktu. Üstüm başım paramparça olmuştu. 'Ailene söyleme, devlet bizim arkamızda' diyorlardı."
Hamile kalınca inandılar
O güne kadar tecavüzün ne olduğunu bilmeyen Remziye, şimdi yaşamını zorluklar içinde sürdürüyor.
Bu olay 3 yıl sürecek olan bir yargılamayı da beraberinde getirir. 8 ay sonra koruculardan hamile kaldığını öğrenen Remziye Dinç, savcılığa giderek suç duyurusunda bulunur. Ailesi, kızları hamile kalana kadar tecavüze pek inanmaz. Çünkü, korucular akrabalarıdır. Onlar böyle bir şeyi niye yapsınlar ki diye düşünürler.
Dava artık büyük sancılarla sona doğru geliyor. Geçtiğimiz hafta, Batman Ağır Ceza Mahkemesi, Yargıtay'dan dönen dosya için ikinci kez karar verdi ve "Remziye Dinç kendi rızası ile cinsel ilişkiye girdi" hükmüne vardı. Avukatların, mahkeme heyetine yönelttikleri, "Gerekçenizi açıklayın" sorusu ise yanıtsız kaldı.
Mahkemenin verdiği hükme isyan eden Remziye kararı şöyle yorumluyor: "Devlet benim davamla ilgili birşey yapmadı. Devletin birazcık vicdanı olsaydı koruculara ceza verirdi, bana değil. Bir insan rızasıyla yaparsa bir kişiyle yapar üç kişiyle değil."
Kendisine tecavüz edenlerin adeta ödüllendirilmesine bir anlam veremeyen Remziye, "Devlet koruculara silahı köyü korumak için mi yoksa kızlara tecavüz etsin diye mi verdi. 'Rızasıyla yapmıştır' diyor. Böyle şey olur mu, zaten yaşım küçüktü. Başımdan geçenlerden sonra yaşamım oldukça zorlaştı. Beş yıldır ailemi göremiyorum. Tehditler nedeniyle köyüme bile gidemiyorum. Ailem baskı altında tutuluyor" sözleriyle öfkesini dile getiriyor.
Bir de çocuk var
Remziye'nin şu an Diyarbakır Çocuk ve Esirgeme Kurumu'nda bir çocuğu var. Onu görmeyi aklından hiç geçirmemiş. "Çünkü bir kez benim isteğimle olmadı. O çocuğun masum olduğunu biliyorum, ama onu sevemem. Yaşadığım olaylar aklıma geliyor" diyor.
Halen THİV'de tedavi gören Remziye bir konfeksiyonda işçi olarak çalışıyor. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


İHD oturma eyleminde üretenleri anlattı
İnsan Hakları Derneği Ankara Şube yöneticisi Ayten Yıldız, İHD'nin her cumartesi günü Yüksel Caddesi'nde yaptığı oturma eyleminde, IMF Türkiye Masası Şefi Cottarelli'nin ve Dünya Bankası başkanlarının Türkiye'ye övgüler yağdırdığını hatırlatarak, bunların özellikle işçi ve emekçilere yönelik yeni saldırıların habercisi olduğunu söyledi.
Yıldız, oturma eyleminin 147.'sinde yaptığı konuşmada, Adana'da grevlerinin 13. gününü dolduran SASA işçilerini desteklediklerini belirtti. Cumhuriyet gazetesinin de ortağı Çağdaş Matbaacılık'ta çalışan 15 işçinin de sendikalı oldukları gerekçesiyle işten atıldıklarını belirten Yıldız, sendika ve örgütlenme üzerindeki baskılara dikkat çekerek, "İşçilerin sendikalı olmasından, örgütlü olmasından korkanlar var" dedi.
Hükümet halkla dalga geçiyor
Türk İş'in yoksulluk sınırının 440 milyon olarak açıkladığını belirten Yıldız, asgari ücretin 90 milyon olduğunu memura ise yüzde 15 zam dayatıldığına vurgu yaptı ve "Hükümet bu manzara karşısında işçi ve emekçilerle dalga geçercesine Galatasaray'a milyarlık yardımlar yapmaktadır" dedi. Yıldız, Galatasaray maçının ardından yapılan 'sevinç' gösterilerinde de yetkililerin harekete geçmediğini dile getirerek, futbol maçlarının bugün şiddeti meşrulaştırmanın bir aracı olarak kullanıldığını söyledi. Yıldız, cezaevlerinde son dönemlerde meydana gelen olaylara da değindi. Gebze Cezaevi'nde bulunan Murat Dil'in akciğer kanseri olduğunu bildiren Yıldız, Dil'in cezasının ertelenmesi gerektiğini söyledi.
MHP'den provokasyon
Oturma eyleminin ardından "Tutsaklara sahip çık, hücreleri parçala", "Katil devlet hesap verecek" sloganları atarak İHD Ankara Şubesi'ne yüründü. Bu sırada şubenin karşısındaki Türk Ocakları Derneği'nde kermes yapan MHP Kadın Kolları ve kermese katılanlar ile slogan atan eylemciler arasında sözlü tartışma yaşandı. Türk Ocakları Derneği'nde bulunanlar camlara çıkarak uzun süre kurt işareti yaptılar. Dernek bahçesinde bulunanların "Bırakın geberene kadar bağırsınlar" diye konuşması, eylemciler ile ocaktakiler arasında sözlü tartışmalara neden oldu.
www.evrensel.net