OHAL yaşama hakkını

OHAL yaşama hakkını

   ortadan kaldırıyor

OHAL yaşama hakkını ortadan kaldırıyor
EMEP Pertek İlçe Örgütü Yöneticisi Süleyman Ekrem'in 29 Kasım 1999 tarihinde askerler tarafından taranarak öldürülmesi üzerine, ailesi ve EMEP tarafından yapılan suç duyurusunu inceleyen İl İdare Kurulu'nun, "Soruşturma izni vermemesi" tepkiyle karşılandı. EMEP Tunceli İl Örgütü, "Güvenlik güçlerinin OHAL yasasının 23. maddesindeki yetkisini kullandığı ve suç teşkil eden bir şey bulunmadığı" yönündeki kararın, OHAL bölgesinde can güvenliğinin yasalarla ortadan kaldırıldığının kanıtı olduğunu belirtti.
Yasanın güvenlik görevlilerine, "doğruca ve durmaksızın hedefe ateş açma yetkisi" verdiğine değinen EMEP'liler, bu durumun, kararın ikinci sayfasındaki, "Süleyman Ekrem çatışma öncesi güvenlik kuvvetlerinin pusu ve gözetleme faliyeti esnasında tespit edilmiştir" şeklindeki ibare karşısında, "O halde neden sağ yakalanmaya çalışılmamıştır?" şeklindeki soruları anlamsızlaştırdığını kaydettiler.
Silah ihtimali yok
Tunceli Valisi Mehmet Ali Türker imzasını taşıyan kararda, Ekrem'in minibüsünden 4 silah çıkmasının onun da "silahlı olduğu ihtimalini güçlendirdiği" vurgusunun inandırıcı olmadığını ifade eden EMEP'liler açıklamalarını şöyle sürdürdü: "Her gün ekmek parası için yolcu taşımacılığı yaparken, birçok askeri noktadan geçen bir minibüs şoförünün akşam 18.30 sularında silahlı vaziyette minibüsüyle dolaştığı iddiası inandırıcı olmaktan uzaktır. Ayrıca ailenin olay öncesine ilişkin tutarlı açıklamaları, bölgede yaşayan köylülerin söyledikleri, EMEP ilçe yönetiminde bulunan biri olarak Süleyman Ekrem'de silah bulunmasını mantıksızlaştırıyor. Askerler Ekrem'i sağ yakalamak istememişlerdir. OHAL yasalarının verdiği sınırsız yetkileri kullanan devlet görevlileri Süleyman'dan kısa bir süre önce de 12 yaşındaki Ünal Cilo'yu öldürmüşlerdi ve olayı ailesine biraz para vererek örtbas etmişlerdi."
Yetkililer özür dilemişti
Devlet yetkililerinin ve OHAL Bölge Valiliği'nin ilk önce Süleyman Ekrem'in PKK'li olduğunu açıklamalarının ardından, bölgedeki askeri yetkililerle yapılan görüşmeler sırasında komutanların "gerçeği kendilerinin de bildiklerini" itiraf ettiklerini hatırlatan EMEP'liler şunları söyledi: "Devlet aileden ve partimizden özür dilemek ve sorumlulardan hesap sormak zorunda olduğu halde, "Süleymanlar ölmesin, OHAL kaldırılsın" imza kampanyamıza birçok ilçede askerler saldırmış ve üyelerimiz gözaltına alınmıştır. Süleyman'ın ailesine 'Şikâyetçi olmayın, devlet size yardım eder' denerek haksızlığa karşı yasal haklarını arayanlara gözdağı verilmiştir. Basının olaya ilgisinden rahatsız olan devlet yetkilileri bir taraftan da şikâyetçi aileye, 'Elimizden bir şey gelmez, mahkeme kararını bekleyeceğiz' demiştir. Mahkemenin yazısı üzerine toplanan İl İdare Kurulu en sonunda 'Soruşturma izninin verilmemesine' karar vererek, Süleyman'ı öldürenler hakkında dava açılmasının yolunu kapatmıştır."
OHAL kaldırılsın
EMEP'in kurulduğu günden bu yana OHAL'in kaldırılmaması halinde demokratikleşme sürecinin başlamasının mümkün olmadığına vurgu yaptığının belirtildiği açıklamada, bir yandan OHAL süresini uzatırken diğer taraftan "normalleşme" laflarının edilmesinin halkı kandırmanın dışında bir işlevi olamayacağı kaydedildi. Açıklamanın sonunda, EMEP İl Örgütü'nün katillerin peşini bırakmayacağı ve gerekli bütün girişimlerde bulunacağı ifade edildi.
www.evrensel.net