OHAL aynı hal!

OHAL aynı hal!

Kaldırılması MGK'nın da gündemine gelen OHAL uygulaması, hızından hiçbir şey kaybetmiyor. İHD Diyarbakır Şubesi'nin ardından Van Şubesi de üç ay süreyle kapatıldı.

OHAL aynı hal!
İHD Diyarbakır Şubesi'nin açıldıktan kısa bir süre sonra OHAL'in 11. maddesi gerekçe gösterilerek kapatılmasının ardından aynı gerekçeyle derneğin Van Şubesi de üç ay süreyle kapatıldı. OHAL kapsamından çıkartılarak mücavir iller statüsü verilen Siirt'te de baskılar sürüyor.
İHD Elazığ Şube Başkanı Cafer Demir, yaptığı yazılı açıklamada, İHD Van Şubesi'nin kapatılmasını kınayarak, bu ve benzeri uygulamaların hukukla, demokrasiyle ve insan hakları kültürüyle bağdaşmadığını ifade etti.
Demir'in açıklamasında, "Bu tür uygulamaların Kopenhag Kriterleri'nin yakalanmak istendiği bir ortamda gündeme gelmesi yönetenlerin demokratikleşmeyle ilgili söylemlerinin ciddiyetten ne denli uzak olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır" denildi. Demir, OHAL Valiliği'nin İHD'ye yönelik davranışlarıyla 'Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Savunucularının Korunması ve İnsan Hakları Kuruluşlarının Çalışmalarının Kolaylaştırılması İlke Sözleşmesi'ni görmezden geldiği açıkladı. Örgütlenmenin, dernek kurmanın ve özgürce faaliyette bulunmanın çağdaş, demokratik bir insan hakkı olduğunu kaydeden Demir, dernek şubelerine yönelik uygulamaların antidemokratik ve keyfi bir uygulama olduğunu ve kabul edilemeyeceğini söyledi. Demir, kapatma kararının geri alınmasını, kamuoyunun da bu konuda gerekli duyarlılığı göstermesini istedi.
Siirt'te HADEP'e baskı
HADEP Siirt İl Başkanı Ahmet Konuk, Siirt ili ve ilçelerinde kendilerine yapılan baskıların tüzel faaliyetlerini engelleme noktasına geldiğini belirtti. Yaşadıkları süreci göz önüne alarak bu baskıları şimdiye kadar bireysel tutum olarak açıklamayı çalıştıklarını da söyleyen Konuk, yaşadıklarının bu baskıların merkezi hükümetin politikası değilse de Siirt'te kurumlararası bir işbirliğine dayandığını gösterdiğini söyledi.
Dün yazılı bir basın açıklaması yaparak Siirt'te kendilerine yönelik yapılan baskıların had safhaya vardığını belirten HADEP İl Başkanı Ahmet Konuk, bu baskılardaki hukuk tanımazlığın boyutlarının ve ortaya çıkan sonuçların, baskıların Siirt'te kurumlararası bir işbirliğine dayandığını kanıtladığını söyledi. Konuk'un kendilerine yapılan baskılardan verdiği örnekler ise şöyle: "02.01. 2000 tarihinde il yöneticisi Emin Dayan tenha bir yere götürülüp, feci şekilde dövüldü ve tehdit edildi; halk toplantısı gerekçe gösterilerek HADEP Genel Başkan Yardımcısı Niyazi Bulgan, HADEP PM Üyesi Veysel Turhan, Siirt İl Sekreteri Tahir Can ve Konuk gözaltına alındı; İl Genel Meclis Üyesi Beşir Aşkara'nın da 20.2.2000'de evine giderken kaçırılıp götürüldüğü Kasaplar Deresi'nde çırılçıplak soyuldu, sopalarla dövüldü; 8 Mayıs 2000'de Konuk, ifade vermek üzere çağrıldığı Siirt Emniyet Müdürlüğü'nde saldırıya uğradı; Newroz'da valiliğin izniyle yapılan kutlamalara katıldıkları için HADEP il yöneticileri hakkında dava açıldı; parti il binaları sık sık basılıyor ve ilçe yöneticileri Pervari'ye sokulmuyor."
OHAL kalkmasına rağmen...
Siirt'teki OHAL uygulamasına 30 Kasım 1999'da son verilmesine rağmen OHAL'den de beter uygulamaya maruz kaldıklarını söyleyen Konuk, partilerine yönelik yapılan eylem ve işlemlerde hukuk kurallarının çiğnendiğini ve temel hak ve özgürlüklerinin fiili olarak engellendiğini vurguladı. Olayların sorumluları hakkında yaptıkları suç duyurularının takipsizlikle sonuçlandığını belirten Konuk, kin ve nefret duygularıyla hareket eden görevliler hakkında soruşturma açılmasını ve sorumluların yargı önüne çıkarılmasını beklediklerini ifade etti.
www.evrensel.net