Şer cephesi işbaşında

IMF'nin direktifleriyle emek karşıtı yasaları çıkarmakta hızına yetişilemeyen hükümetin, grev yasaklamalar da dahil emek karşıtı uygulamaları devam ederken...

Şer cephesi işbaşında
İşsizlik sigortası fonu kesintilerinin 1 Haziran'dan itibaren başlayacak olması nedeniyle, Sheraton Oteli'nde "İşsizlik Sigortası Uluslararası Semineri" düzenleyen Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK)'nun hedefinde yine grevler, işçiler ve işçilerin kazanımları vardı.
TİSK Genel Başkanı Refik Baydur, işsizlik sigortasını eleştirerek, "Bir gecede başka bir kanuna yama yapılarak çıkarılmıştır. Bu yama bu deriyi tutar mı?" dedi. İşsizlik sigortasının, işçi kesiminin Sosyal Güvenlik Yasası'na tepkileri karşısında hükümetin, "Sosyal güvenliği zedeledik, sizi üzdük. Ceket veremedik bari pantolon verelim" diye çıkarttığını belirten Baydur, "ciddi ekonomik ve sosyal riskler barındıran sigorta kolu" olduğunu söyledi. Çok aceleye geldiğini iddia ettiği işsizlik sigortasının, "sosyal güvenceye büyük ölçüde kavuşturulmuş yaklaşık 6 milyon sigortalıya yeni bir hak daha getirerek, daha ayrıcalıklı bir kitle yaratıldığını" öne süren Baydur, gençlerin işe girme imkânlarının kısıtlanacağını söyledi.
İşsizlik sigortasına karşı hemen kıdem ve ihbar tazminatlarını öne süren Baydur, kıdem tazminatının yeniden düzenlenmesini istedi. Bülent Ecevit'in, kıdem tazminatlarının 15 günden bir aya çıkarıldığı dönemde, "İşsizlik Sigortası olmadığı için 15 günden bir aya çıkartıyoruz. İşsizlik sigortası gündeme geldiğinde oturup yeniden bir değerlendirme yaparız" dediğini hatırlatan Baydur, Ecevit'in sözünü yerine getirmesini, aksi halde kendilerine olan güvenlerinin sarsılacağını söyledi.
Fon denetimi devlette
"Türkiye'nin hem işsizlik sigortası uygulayan hem de hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödeyen başka ülke olmadığını" öne süren Baydur, İşsizlik Sigortası Fonu'nun yönetiminin kamuda olmasını da eleştirdi. Fon başkanının Çalışma Bakanlığı tarafından belirlendiğini ve eşitlik halinde iki oy hakkının olduğunu hatırlatan Baydur, "Devlet temsilcisi neye karar verirse o geçer. İşçi ve işveren temsilcisi ise orada sadece oturur" dedi.
İşsizlik sigortasının yönetiminde olan İş ve İşçi Bulma Kurumu ile SSK'nın gerçek anlamda özerk olmadığı için, fonun geleceğinden endişe ettiklerini belirten Baydur, işsizlik zigortasının "yanlış tercih" olduğunu, gelişmiş ülkelerin bundan vazgeçtiğini öne sürdü.
Baydur esneklik istedi
Özel istihdam bürolarına izin verilmesini isteyen Baydur, "Standart dışı istihdam biçimlerinin geliştirilmesi, çalışma sürelerinde esnekliğin sağlanması" talebini yineledi. Baydur, "Haksız grevler ve haksız talepler karşısında sadece hükümetten, bakanlıktan bir şey beklemek doğru değil. İşçi konfederasyonları tarafından da kulağı çekilerek, ikaz edilmelidir" dedi.
Çıplak ücreti 800 milyon lira olan bir işkolunda grevin haksız olduğunu, memleket şartlarını zorladığını, ideolojik bir grev olduğunu öne süren Baydur, "Bunlara doğru yolu göstermek zorundayız" dedi.
Sosyal Güvenlik Yasası üzerinde anlaşamadıkları için hükümetin de bunu haklı olarak çıkardığını savunan Baydur, o dönemde anlaşamamalarından isim vermeden DİSK'i sorumlu tutarak, "Depresyonist bir konfederasyon anlayışı durumu bu hale getirdi. Arkadaşları da etkiledi" dedi.
'Hükümeti riske atmayalım'
Lastik-İş'in grevini kasteden ve "haksız grevin ülkeye 250 milyon dolarlık yatırımın gelmesini engellediği" iddiasını yineleyen Baydur, "Bunun karşısında işveren de kararlı olmalı. Pasif tutum almasını kabul etmiyorum. Kötü niyetli ve iyi niyetten uzakta ise o işi işyerinde bitirmeli" diyerek, grevler karşısında işverenleri daha sert uygulamalara çağırdı. Hükümetin grev yasaklamasını da "Hükümetin aldığı karar cesurdur" diye değerlendiren Baydur, hükümeti riske atmadan işi kendilerinin çözmesini istedi.
İşverenin bu kadar açık ve sert saldırılarından sonra söz alan Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu'nun elindeki metni okumak dışında, Baydur'un sözlerine değinmemesi dikkat çekti. İşsizlik sigortasının İngiltere'de ve bazı Avrupa ülkelerinde olduğu örneğini veren Uslu, bireysel emeklilik yasasının ülkenin önceliği olmadığını söyledi. İşgüvencesi olmadan işsizlik sigortasının işe yaramayacağını belirten Uslu, "uzlaşma ve diyalog kurumunun geliştirilmesini" istedi.
Hızlı hükümet, hızında kararlı
"Ne İsa'ya yarandık, ne Musa'ya" diyerek konuşmaya başlayan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan ise, işsizlik sigortasından dolayı işçi kesiminin teşekkür etmemesini eleştirdi.
İş ve İşçi Bulma Kurumu'nu İŞKUR'a dönüştüren yasa tasarısı ile bireysel emeklilik ve SSK'nın da içinde olduğu beş tasarının TBMM'ye gönderildiğini belirten Okuyan, kayıtdışı istihdam ve çocuk işçiliğinin önlenmesi konusunda da çalışmalarının sürdüğünü söyledi. İşgüvencesi konusunda, kıdem tazminatının tartışılması dışında işçi ve işveren kesiminin hemfikir olduğunu öne süren Okuyan, "Oturun anlaşın, altına hemen imza atarım" dedi. Hızlı çalışan bir hükümet olduklarını, 'gece çıkardınız eleştirilerine' rağmen çıkarılan yasaları örnek göstererek anlatan Okuyan, "Hızlı çalışmaya devam edeceğiz. Hazırladığımız yasalar çok çabuk çıkacak" dedi.
www.evrensel.net