Maç bahane, rantı şahane

Tam 162 milletvekili, 6 bakan, 2 TBMM başkan vekili, sanki yapacak başka işleri yokmuş gibi Galatasaray'ın Arsenal ile oynadığı UEFA Kupası final maçını izlemek üzere Kopenhag'a gitti.

Maç bahane, rantı şahane
Galatasaray'ın, UEFA Kupası'nda Arsenal ile oynadığı final maçını izlemek üzere 2 TBMM Başkanvekili, 6 bakan ve 162 milletvekili, Danimarka'nın başkenti Kopenhag'a gitti.
Türk Hava Yolları'ndan bu maç için kiralanan uçaktaki 247 kişilik kafilede MHP'den 54, DSP'den 35, DYP'den 25, FP'den 18, ANAP'dan 13 milletvekili yer aldı.
Kafilede TBMM Başkanvekilleri Murat Sökmenoğlu ve Ali Ilıksoy ile birlikte, devlet bakanları Fikret Ünlü, Edip Safter Gaydalı, Hasan Gemici ve Şuayip Üşenmez, Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, 162 milletvekiliyle 17 yakını ve 46 basın mensubu da uçakta hazır bulundu.
Ayrıca Devlet Bakanı Mehmet Keçeciler, Dışişleri Bakanı İsmail Cem, Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz ve Sağlık Bakanı Osman Durmuş'un, Kopenhag'da kafileye dahil olacağı öğrenildi.
Öte yandan ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz, kafileden 1 saat önce oğlu Hasan ile birlikte özel bir uçakla Kopenhag'a gitti. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Kayıplar bulunsun!
İHD Ankara Şubesi'nin, "Bir mum da sen yak" sloganıyla her ayın 17'sinde gerçekleştirdiği kayıpları arama eylemi 5'inci yılını doldurdu. İnsan hakları savunucuları, Hasan Ocak'ın kaybedildiği dönemde başlattıkları eylemin yıldönümü olan dün bir araya gelerek, Yüksel Caddesi'ndeki İnsan Hakları Anıtı'na karanfiller bırakıp, mumlar yaktılar.
Ellerinde kayıpların fotoğraflarıyla, "Kayıpların değil katillerin listesini istiyoruz" dövizleri taşıyan insan hakları savunucaları, "Susma, sustukça sıra sana gelecek" ve "Anaların öfkesi katilleri boğacak" sloganları attılar.
Yaklaşık 70 kişinin katıldığı eylemde konuşan İHD Ankara Şube Başkanı Lütfi Demirkapı, Türkiye'yi yönetememe krizi yaşayan yöneticilerin muhaliflere karşı, gözaltında yargısız infaz ve kaybetme politikalarını bir mücadele yöntemi olarak uyguladığına dikkat çekerek, insanların düşüncelerinden dolayı kaybedildiği bir ülkede demokrasiden bahsedilemeyeceğini vurguladı.
Ülkenin hâlâ 12 Eylül ürünü antidemokratik Anayasa ve yasalarla yönetildiğini dile getiren Demirkapı, meçhullerin faillerinin devlet olduğunu söyledi. Anaların evlatlarını geri istediğini ifade eden Demirkapı, kayıpların son bulmasını, kaybedilenlerin bulunmasını, sorumluların yargılanmasını ve yaşam hakkının güvence altına alınmasını istedi. İHD'nin, Kayıplar Haftası'nın ilk gününde Konak Meydanı'nda yaptığı basın açıklamasıyla kaybedenler protesto edildi. Basın açıklamasını okuyan İHD İzmir Şube sekreteri Aysel Çiçek, 'kayıp' olgusunun sadece Türkiye'ye ait olmadığını ifade ederek; "Tüm dünyada nerede ezilen varsa, nerede sömüren-sömürülen varsa orada iktidarlar egemenlikleri sürdürmek için, mahalifleri sindirmek amacıyla baskıyı, işkenciyi, yargısız infazları, gözaltında kaybetmeyi gündeme getirmiştir" dedi. Çiçek, sömürülen ve ezilen ulusların bugün hep birlikte faşizmi lanetlediklerini ve faşizme karşı mücadeleyi yükselttiklerini belirtti.
www.evrensel.net