491 milyondan fazlası onların olsun

Belediye-İş Genel Başkanı Nihat Yurdakul, belediye başkanlarının toplu iş sözleşme görüşmelerinde bir yandan sıfır zam dayatırken, bir yandan da işçi ücretlerini yüksek göstermeye, kamuoyunu yanıltmaya çalıştıklarını söyledi.

491 milyondan fazlası onların olsun
Sultan Özer
Ankara ve İstanbul Büyükşehir Belediyeleri başta olmak üzere yürüttükleri toplu iş sözleşmelerinde işverenlerin sıfır zam dayatmalarına dikkat çeken Belediye-İş Genel Başkanı Nihat Yurdakul, belediye başkanlarının işçilerin yüksek maaş aldığı söylemiyle kamuoyunu yanılttıklarını söyledi.
Gazetemizin sorularını yanıtlayan Yurdakul, dört kişilik bir ailenin geçim endeksinin devletin rakamlarıyla 491 milyon lira olduğunu hatırlatarak, bu rakam üzerinden sözleşme imzalamaya hazır olduklarını, fazlasını belediyelere bağışladıklarını ifade etti.
İşkollarında belediye başkanlarının dünya görüşü, partisi ne olursa olsun çıkarları söz konusu olduğunda bir araya geldiklerini ifade eden Nihat Yurdakul, belediye başkanlarının IMF'nin direktiflerine harfiyen uyduklarına da dikkat çekti. Özellikle Ankara ve İstanbul Büyükşehir Belediyelerinde sıfır zam dayatmasına vurgu yapan Yurdakul, "Bizim teklifimiz, DİE'nin, devletin açıkladığı, dört kişilik ailenin geçim endeksi. Bütün tekliflerimizi buna dayandırdık" diyerek, üçüncü ay itibariyle bu rakamın 491 milyon olduğunu hatırlattı.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in açıklamalarında işçilerin 700-800 milyon lira maaş aldığı söylemine vurgu yapan Yurdakul, "Dört kişilik bir ailenin geçim endeksi olan 491 milyon lirayı versinler, fazlasını belediyele bağışlıyoruz. TİS'i de 491 milyonla imzalamaya hazırız. Sadece kamuoyunu yanıltmak, kandırmak, işçilerle, kamuoyunu karşı karşıya getirmek için söylenen laflar. Hiçbiri doğru değil" dedi.
EGO'nun bir haftalık geliri
Ankara Büyükşehir ve EGO'da işçinin fazla aldığı, işçi fazlalığı olduğu ya da zarar ettiği söylemlerinin gerçeği yansıtmadığını kaydeden Yurdakul, 1994'te EGO'da çalışan 5600 işçinin bugün 3700'e düştüğüne dikkat çekti. Bunun da istihdam fazlalığı olmadığının göstergesi olduğunu belirten Yurdakul, işçi ücretlerinin EGO'nun bir haftalık geliri olduğunun altını çizerek, "Ayrıca belediyeler kamu hizmeti yapan kurumlardır. Devlet bütçesinden de fert başına pay alırlar. Bunları göz ardı edip, 'Zarar ediyor, işçi fazla alıyor, istihdam fazlalığı var' deyip kamuoyunu yanıltmanın alemi yok. Hepsi külliyen yalan. Yanlış" diye konuştu.
Ücret ve ücrete bağlı idari maddelerde anlaşmazlık olduğunu ve Ankara ve İstanbul'da uyuşmazlık tutulup, arabulucu aşamasına geldiklerini kaydeden Yurdakul, İstanbul'da 24 Mayıs'ta tüm çalışanların katılımıyla basın açıklaması yapacaklarını söyledi.
'Ben'den 'biz'e yönelmeli
Bu sorunun sadece Belediye-İş'in sorunu olmadığını belirten Yurdakul, "Öyleyse ne yapmalı?" sorusunun cevabının olduğunu, ama insanların samimi olması gerektiğini söyledi. "Gemisini kurtaran kaptandır" sözünün çalışma hayatında geçerli olmadığının bilinmesi gerektiğini vurgulayan Yurdakul, "Eğer 'ben'i bırakır, 'biz'e yönelirsek ancak o zaman başarılı oluruz. Hep birlikte olumsuzluklara karşı yürürüz. Haksızlıklara karşı direnirsek o zaman başarılı oluruz" dedi.
Bireysel olarak başarıya ulaşmanın mümkün olmadığının artık görüldüğünü, "Emekten yana, işçiden, ezilenden yana" olduğunu söyleyenlerin artık söylemi bir tarafa bırakıp, pratikte de birlikte olması gerektiğini kaydeden Yurdakul, "Bir araya gelmemenin tek sebebi bireysel çıkarlar. Oysa birlikte olunursa güç doğar, kazanım elde edilir" görüşünü savundu. Çalışanların birlikte olmasının bazı çevrelerce istenmediğine, en çok da egemenlerin etkisi olduğuna vurgu yapan Yurdakul, kendi dinamiği içinde işçi sınıfının bunu çözeceğini, kendilerine düşen görevin ise bu süreci uzatmak değil, kısaltmak olduğunu söyledi.
Lastik-İş'in grevinin ertelenmesine de değinen Yurdakul, hukuk devletinde bu tür şeylerin olamayacağını söyledi. İşçinin anayasal hakkını kullandığını hatırlatan Yurdakul, devletin yasayı bir tarafa bırakıp, patronların icazetiyle anayasal suç işlediğini, yapılanın hiçbir ölçüye, vicdana sığmadığını da sözlerine ekledi.
www.evrensel.net