Marsa ve Danonesa işçileri

Marsa ve Danonesa işçileri

   22 Mayıs'ta grevde

Marsa ve Danonesa işçileri
   22 Mayıs'ta grevde
Kamil Şanverdi
Adana'da kurulu Marsa ve Pozantı'da bulunan Danonesa'da 4.5 aydır devam eden toplusözleşme görüşmelerinden sonuç alınamayınca grev aşamasına gelindi. Her iki işyerinde de 22 Mayıs tarihine kadar bir anlaşma sağlanamaması durumunda Tek Gıda-İş Sendikası grev başlatacak. Tek Gıda-İş, 257 üyesi bulunan Marsa'da 16 Aralık 1999'da başlayan toplusözleşme görüşmelerinin ardından 2 Mayıs tarihinde grev kararını işyerine asmıştı. 1 Ocak 2000-1 Ocak 2002 dönemini kapsayacak görüşmelerde işveren Sabancı Holding'in, ilk altı ay için yüzde 22.5, ikinci altı ay için yüzde 15 ve diğer altı aylar için enflasyon artışları dayatmalarına karşı sendika, yıllık sözleşme imzalamak istiyor. 1999 enflasyonu artı refah payı isteyen sendikaya karşı işverenler hükümetin enflasyon hedefini gerekçe göstererek uzlaşmaya yanaşmıyor.
Danonesa'da ise görüşmeler 23 Kasım 1999'da başlamıştı. Uzlaşma sağlanamaması nedeniyle sendika 13 Şubat 2000 tarihinde grev kararını fabrikaya astı. Hayat Su mamullerinin imal edildiği fabrikada mevsimlik işçiler de çalıştırılıyor. Fabrikada Tek Gıda-İş'in 70 üyesi bulunuyor. İşveren ilk altı ay için yüzde 25, ikinci altı ay için yüzde 15 ve diğer altı aylar için enflasyonu dayatırken sendika yöneticileri 1999 enflasyonu artı refah payı istiyor.
Her iki işletmede de işverenler her zaman geçmiş enflasyonu baz alırken bu yıl ilk defa geriye dönük enflasyonu baz alıyorlar. Marsa ve Danonesa'da grev kararlarının asılması ve işveren Sabancı Holding ile hükümet arasındaki 'çok uyumlu çalışmalar' düşünüldüğünde lastik sektöründe "milli güvenlik" gerekçesiyle grevlerin iptal edilmesininin yeni başlayacak grevlere nasıl yansıyacağı merak ediliyor. Çünkü lastik işkolunda grevleri ertelenen işyerleri de yine aynı holdinge ait.
Yüzde 25 zam ihanettir!
Bu konuda görüştüğümüz Tek Gıda-İş Güney İlleri Bölge Temsilcisi Gürsel Diliçıkık, üyelerinin istekleri doğrultusunda grev kararı aldıklarını belirterek, 4.5 aydır sürdürülen TİS görüşmelerinde bir sonuç alınamamasının bundan sonra da sonuç alınamayacağının göstergesi olduğunu söyledi. İktidarın tavrına karşı grevlerinde kararlı olduklarını söyleyen Diliçıkık, hükümette bulunan partilerin işverenlerle çok uyumlu bir şekilde çalıştıklarını söyledi. Sermayenin dinci, ırkçı, Müslüman, Hıristiyan diye ayrılmadan kendi içinde uyumlu çalışmasına karşın işçileri bu gerekçelerle böldüğünü söyleyen Diliçıkık, emek kesiminde de suni ayrışmalar yaşanmadan topyekûn saldırılara karşı topyekûn mücadele edilmesi gerektiğini söyledi. Tahkim yasaları çıkarılırken, POAŞ, TÜPRAŞ ve Tekel satılırken milli güvenliğin tehlikeye girmediğini, ama işverenlerin çıkarları sarsıldığı zaman 'milli güvenliğin tehdit edilmesi' gerekçesinin yaratıldığını belirten Diliçıkık, özellikle konfederasyonların bir araya gelerek Emek Platformu'nu aktif duruma getirmesi gerektiğini ve artık kaybedilecek bir şey olmadığını söyledi.
Böyle bir hükümetle uyumlu bir şekilde hareket eden sendikaların işçiye karşı hainlik ettiklerini söyleyen Diliçıkık, bazı sendikaların IMF'nin direktifi olan yüzde 25'e zamma karşı direnirken bazı sendikaların bu rakama imza atmalarının işçi sınıfına yapılan en büyük ihanet olduğunu vurguladı.
www.evrensel.net