Petrol-İş: Dayatmalara

Petrol-İş: Dayatmalara

   boyun eğmeyeceğiz

Petrol-İş: Dayatmalara boyun eğmeyeceğiz
Petrol-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın, Sabancı Holding'in Adana'da kurulu SASA Fabrikası'nda 16 Mayıs'ta greve çıkacaklarını hatırlatarak, "Ücretleri baskı altına alan hükümet dayatmalarına boyun eğmeyeceğiz" dedi.
Mustafa Öztaşkın, dün, Türk-İş ve DİSK Adana bölge temsilcileri ve şube başkanları, Petrol-İş Mersin Şube Başkanı ve İdari Sekreteri ile çok sayıda SASA işçisinin katılımıyla bir basın toplantısı düzenledi. Petrol-İş Adana Şubesi'nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Öztaşkın, SASA'da 1850, Toros Gübre'de 280, Mersin Soda'da 580 işçi adına yürüttükleri toplusözleşme görüşmelerinde grev kararı alarak fabrikalara astıklarını hatırlattı.
SASA patronları ile yapacakları son görüşmede de anlaşma sağlanamazsa 16 Mayıs'ta, bugün Mersin Soda patronları ile yapacakları görüşmede anlaşma sağlanamaması durumunda da 10 Mayıs'ta grev başlatacaklarını bildirdi.
İşçiler 17 aydır zam almadı
Barış ve uzlaşmadan yana olduklarını, işverenden de aynı ciddiyeti beklediklerini söyleyen Öztaşkın, isteklerinin, "gerçekleşen enflasyon ve işyerindeki ücret dengesizliğini giderici bir toplu iş sözleşmesi" olduğunu kaydetti. Öztaşkın, "IMF ve Dünya Bankası endeksli politikalarla ve hayali enflasyonla toplu iş sözleşmesi imzalamamız mümkün değildir. Ücretleri baskı altına alan hükümet dayatmalarına boyun eğmeyeceğiz" dedi. Öztaşkın'ın sözleri işçiler tarafından "Vur vur inlesin, kurtlar kuşlar dinlesin", "Hükümet şaşırma, sabrımızı taşırma", "İşçiyiz, haklıyız, söke söke alırız" sloganları ile karşılandı.
"Du-Pont ile yaptığı birleşmeden sonra 'SASA dünya şirketi' diye övünüyorlar. TV'lerde boy göstermekle dünya şirketi olunmaz. Dünya şirketi, çalışanına verilen ücretle, sağladığı iş güvenliği ile köleci zihniyet gütmemekle, taşeronlaşmayı önlemekle mümkündür. Üretim, kalite, ihracat patlamasından söz ediyorlar" diyen Öztaşkın, bunun 275 milyon lira brüt ücretle olamayacağını söyledi. SASA işçisinin 17 aydır tek kuruş zam almadığını da belirten Öztaşkın, en son 1999 yılının Ocak ayında yapılan sözleşme ile işçiye zam verildiğini hatırlatarak, işçilerin fazla ücret aldığı propagandasının gerçekleri yansıtmadığını ifade etti.
Enflasyon patrona yarıyor
"Enflasyonla mücadele programı" adı altında işçi ücretlerine bir saldırının yaşandığını, hatta hükümetin lastik işkolundaki grevi ertelediğini, ama böyle bir yasal gerekçe olmadığı için bunun "milli güvenlik" gereği yapıldığının ileri sürüldüğünü aktaran Öztaşkın, enflasyonun patronlara yaradığını söyledi. Zam yapmakta sınır tınamayan ve kârlarından hiçbir şekilde taviz vermeyen patronların işçi ücretlerine göz dikmelerinin kabul edilmez olduğunu ifade eden Öztaşkın, enflasyonla mücadelenin işçi ve emekçilerin ücretlerini düşürmekle olmayacağını, çünkü sorumlunun işçi ve emekçiler olmadığını, işçi ücretlerinin maliyet içindeki payının çok düşük olduğunu vurguladı.
Hükümetin IMF reçeteleri ile yönetildiğini ve bunun 'başarı' getirmediğinin görüldüğünü belirten Öztaşkın, tarımın, hayvancılığın ve ülke sanayisinin bu reçeteler doğrultusunda bitirildiğine dikkat çekti.
Topyekûn mücadele
Milli güvenliğin lastik işkolunda süren grevle nasıl bir ilişkisi olduğunu anlamanın mümkün olmadığını ifade eden Öztaşkın, bir hukukçunun cumhurbaşkanı olduğu gün, patronlardan yana tavır koyarak lastik grevini ertelemesinin, hükümetin nasıl bir hukuk ve demokrasi anlaşıyı olduğunu gözler önüne serdiğini kaydeden Öztaşkın, bu durumun sivil bir darbe olduğunu söyledi.
Hükümet ve işverenlerin uyumu karşısında emek cephesinin de uyumlu bir şekilde hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Öztaşkın, Emek Platform'nun topyekûn bir mücadele geliştirmesini istedi.
www.evrensel.net