Enerji şirketlerinden Demirel'e şükran

"Türkiye 8. Enerji Kongresi" Cumhurbaşkanı Demirel'in veda partisine dönüştürüldü. ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi'ni hıncahınç dolduran yerli ve yabancı enerji şirketlerinin temsilcileri, Demirel'i ayakta alkışladılar.

Enerji şirketlerinden Demirel'e şükran
Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi'nin düzenlediği "Türkiye 8. Enerji Kongresi" dün başladı. Ekimde yapılması planlanırken Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in isteği ile mayıs ayına çekilen kongre, Demirel'e veda partisine dönüştü. Kongrenin açılışında konuşan Demirel, enerjinin önemini antikomünist olduğunu söylemeyi ihmal etmeden, Lenin'in "Kalkınmanın anahtarı elektriktir" sözünü kullanarak anlattı. Demirel, devletin enerji alanına yatırım yapacak parası olmadığı için yerli ve yabancı sermayeye bırakılması gerektiğini iddia ederek, salonu hıncahınç dolduran ve enerji alanındaki kârdan pay kapmaya çalışan şirketleri "Enerji sektörünü tamamiyle devletin dışına çıkarmalıyız" diyerek rahatlattı.
Yaklaşık 50 yıllık politikacılık hayatında sermayenin tüm isteklerini yerine getiren ve konuşmasında "Türkiye'nin sınırları teşebbüs gücü tarafından aşılmıştır" diyerek hizmetini sürdüren Demirel'e, yerli ve yabancı enerji şirketleri, "Liderimiz olmaya devam edeceksiniz" sözleriyle şükranlarını sundular. Demirel'in konuşmasının ardından aralarında haklarında çeşitli davalar bulunan Çukurova Elektrik AŞ'nin de bulunduğu yerli, yabancı enerji şirketleri ve kamu şirketleri Demirel'e birer anı fotoğrafı sundular.
Kongrenin açılış konuşmasını yapan Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi Başkanı Hüseyin Arabul, Demirel'in önceki enerji kongrelerinde yaptığı konuşmaları üşenmeden tekrarlayarak, gelişmiş ülkelerle az gelişmiş ülkeler arasında enerji üretim ve tüketimindeki uçurumlara dikkat çekti. Arabul, dünya nüfusunun yüzde 20'sinin dünyadaki toplam enerjinin yüzde 60'ını kullandığını ve 5 milyarlık kalan nüfusa yüzde 40'lık bölümün kaldığını anlatarak, 1993'ten beri yapılan çalışmalarla ticari enerjiden yoksun insan sayısının 1.8 milyardan ancak 1.6 milyara düşürülebildiğini ifade etti.
Ersümer yağmaya izin istedi
Arabul'dan sonra söz alan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer, halkın çıkarlarına aykırı olarak enerji sektöründe yapmaya çalıştıklarının davalar yoluyla engellenmesine tepki göstererek, ETKB'ye 283 dava açıldığını, bu davalarla mücadele ettiklerini söyledi. Ersümer, yerli ve yabancı sermayenin istekleri doğrultusunda Türkiye'nin kaynaklarının peşkeş çekilmesine engel olanlara feryat ederek, "Anayasa'yı değiştirdik. Uyum yasalarını çıkardık. Ama yeterli değil. Kafaların içini de değiştirmek gerekli" diye konuştu. Dünya Bankası'nın 2000 yılının sonuna kadar işletme hakkı devirlerinin bitirilmesini, bitirilmediğinde iptal edilmesini istediğini hatırlatan Ersümer, DB'nin istekleri yerine getirilmediğinde 720 milyon dolarlık kaynağı vermeyeceğini belirtti.
Giderayak satın savın
Son olarak söz alan Demirel, halen 179 milyar kwh elektrik üreten Türkiye'nin, üretimini 2005'te 1999 milyar kwh'ye çıkarması gerektiğini öne sürerek, Türkiye'nin sanayileşmiş ülkeler düzeyinde enerji üretebilmesi ve tüketebilmesi için her yıl 4 milyar dolar yatırım yapılması gerektiğini savundu. Demirel, bütçenin faiz bütçesi olduğunu kabul ederek, devletin kaynaklarıyla enerji yatırımı yapılamayacağını, devletin de artık elindeki sanayi tesislerini tutmasının anlamı olmadığını söyledi. Giderayak "Ne varsa satın savın" diye akıl vermeye devam eden Demirel, "Devletin üretimde, ticarette işi yoktur. Komünist dünya sanayileşmeyi devlet yaptığı için yıkıldı" diye konuştu. Demirel, devletin elinde 100 milyar dolarlık özelleştirilecek varlık bulunduğunu dile getirerek, bu işletmelere özelleştirileceği için yatırım yapılmadığını, bunun için de bir an önce özelleştirilmeleri gerektiğini öne sürdü.
Bakan Cumhur Ersümer'e tam destek veren Demirel, halkın çıkarlarını savunan emek yanlıları için "Düyun-u umumiye korkusundan çıkalım. Kaynağımız yok. Ödeyememe korkusu ile borç alıp elektriksiz bırakırsanız işsizlik ortaya çıkar" dedi. Demirel konuşmasında, devletin üretim ve ticaretle uğraşmaması gerektiğini savunarak, enerji sektörünün tamamen devletin dışına çıkarılması gerektiğini öne sürdü.
Demirel, konuşması boyunca sık sık "Parası olan elektrik üretsin" derken, konuşmasını Çinli hükümdar Denk'in hikâyesi ile bitirdi. Demirel, Denk'in üç defa sürgüne gönderildiğini, ancak sonunda ekonomiyi liberalleştirerek Çin'in en önemli adamı haline geldiğini anlatarak, "Kedinin siyah beyaz olması önemli değil. Yeter ki fareyi yakalasın" dedi.
www.evrensel.net