Fotoğraf: Evrensel

Cezaevlerinde sessiz imha

18 yaşındaki Sevgi İnce, Bayrampaşa Cezaevi'nde, kalbine yakın iki kurşunun ağırlığı altında da olsa yaşamakta direniyor. Ancak İnce'nin tedavisi yapılmıyor.

Cezaevlerinde sessiz imha
Beyda Yıldız
Kalbine yakın bir yerde yaşamına her an son verebilecek iki kurşunla yaşayan 18 yaşındaki Sevgi İnce'nin annesi Rahime İnce, kızının bir an önce tedavi edilmesini istiyor. Her anı endişe içinde geçen anne İnce, "İnsanın bir yerine diken batsa bundan bile rahatsız olur. 4 sene iki kurşunla yaşamak ne demek bir düşünsünler" diyor.
Bayrampaşa Cezaevi'nde tutuklu bulunan Sevgi İnce, kalbine yakın bir yere saplanan 2 kurşunla, 4 yıldır 'yaşıyor'. Bundan tam 4 yıl önce, Bingöl kırsalında girdiği bir çatışma sonucu vücuduna kurşunlar isabet ettiğinde henüz 14 yaşındaydı.
Avukatı Eren Keskin ve annesi Rahime İnce, Sevgi İnce'nin, hastalık durumunda cezanın tecilini öngören CMUK'un 399'uncu maddesinden yararlanması için yoğun bir çaba gösteriyorlar. Çabalar 4 yıldır sürüyor, ancak yetkililer bu konuda olumlu bir adım atmaktan hayli uzaktalar. Anne İnce, kızının bilinçli olarak tedavi edilmediğini söylüyor.
Kalbe yakın iki kurşun
Kızının vücudunda iki kurşun bulunmasının yanında, sağ ayak parmaklarının da, isabet eden kurşunlardan dolayı çürümekte olduğunu ve aynı zamanda hepatit-B'ye yakalandığını belirten anne İnce, "Bayramdan sonra sağlığı daha da kötüleşti. Sık sık kalp krizi geçiriyor. Eskiden ayağa kalkabiliyordu, şimdi ise yatağa bağımlı bir halde. Ayağı kalktığında kalbi çarpıntı yapıyor. Ateşi çıkıyor" diye konuştu.
Her kapı çalınmış...
Anne İnce, doktorların, kızının hastanede ameliyat edilmesi durumunda ayağının tedavi edilebileceğini söylediklerini, ancak asker baskısı sonucu "Yatak yok, araç gereç yok" bahanesini öne sürmeye başladıklarını anlatıyor. Kızına hastaneye gidiş gelişlerinde işkence yapıldığını belirten anne İnce, "Bir keresinde hastaneye götürdüklerinde kızımı saatlerce güneşin altında beklettiler. Madem tedavi ettirmeyecektiniz, ne diye götürüp getiriyorsunuz, tekrar işkence ediyorsunuz" diyerek tepkisini dile getiriyor.
Bir de hücre olursa...
Kızının ölümünün kapıda olduğunu belirten anne İnce, hücre konusuna da değiniyor: "Hücrelerin hayata geçirilmesini istemiyorum. Eğer kızım, hücrelere girseydi çoktan ölmüştü. Kızım gibi binlerce insan tedavi edilmiyor. Kanser, bel fıtığı, Hepatit-B gibi hastalıklar cezaevinde çok fazla. Eğer bu tutuklular da hücrelere konursa hepsi ölüme mahkûm edilmiş olacak."
Kızının tedavi edilmesi için Adalet Bakanlığı ve İnsan Hakları Bakanlığı'na defalarca başvurduğunu belirten anne İnce'nin son sözleri ise şunlar: "Kızıma bir çare bulun. Kızım ölürse yetkilileri sorumlu tutarım. Kızımın ölümü her an kapıda. Ama yine de tedavisini engelliyorlar. Hiçbir ana ağlamasın istiyorum." src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


MHP Çukobirlik'te de töre konuşturdu
Çukobirlik'e bağlı 40 kooperatifte yapılan genel kurullar sonrası belirlenen 162 temsilcisinin bir araya geldiği Çukobirlik Genel Kurulu, tam anlamıyla siyasi partilerin çekiştiği arenaya dönüştü. Çok sayıda üreticinin geldiği ve delege olmadığı için kongre salonuna giremediği Çukobirlik Kongresi'nde, yönetici olup içeri girenler ise delege olmadığı için konuşturulmadı. Divan başkanı kongre boyunca delegelere söz hakkı tanımayarak, yolsuzlukların tartışılmasını engelleyerek ve sorumluları bir çırpıda aklayarak MHP töresini konuşturdu.
Yapılan seçim sonucunda ise, MHP iktidarı döneminde Çukobirlik Yönetim Kurulu Başkanlığı'na atanan Hamza Öztürk, oy kullanan 154 birlik temsilcisinden 107'sinin oyunu alarak başkanlığa yeniden seçildi. Genel Müdürlük binası konferans salonunda önceki gün yapılan ve MHP ile DYP'nin listelerinin yarıştığı Çukobirlik Kongresi'nde, Hamza Öztürk'ün başkan seçilmesinde, MHP'nin iktidar olması ve Çukobirlik Genel Müdürlüğü'nün destek çıkmasının etkin olduğu değerlendirmeleri yapıldı. Yoğun bir katılımın olduğu genel kurul salonuna sadece milletvekilleri, Çukobirlik yöneticileri, MHP ve DYP parti yöneticileri ile delegeler alındı. Delege olmayan üreticiler içeri alınmazken, kongrede bulunan delegelerden bazıları konuşmak isteyince, divan başkanı tarafından "Gündem dışı konuşuyorsunuz, bu maddeler geçildi, sizi konuşturamam" açıklamaları ile susturuldular. Bunun üzerine üreticilerden, "Biz konuşmazsak kim konuşacak, bugün konuşmazsak ne zaman konuşacağız" şeklinde tepkiler geldi.
Bu arada delege olmayan Misis Kooperatif Yönetim Kurulu Başkanı Nebi Işık konuşmak için kürsüye geldi, eleştirel bir konuşma yapacağı gözlenen Nebi Işık, hemen divan tarafından uyarılarak konuşturulmadı, kısa bir tartışmanın yaşanmasına neden olan bu durum, divanın konuşturmamakta ısrar etmesi ile sona erdi.
Divan taraflı davrandı
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın talimatı gereği, bez satışından dolayı birlik zararına sebebiyet veren dönemin Genel Müdürü Abdül Kadir Uslu ve birlik yönetim kurulu üyelerinin mali sorunlarının görüşülüp karara bağlanması konusunda divan taraflı davranarak, yolsuzluk yapanların çıkarları doğrultusunda gündeme gelen maddeler akladı. Divan, yönetim kurulu üyeleri için müfettişlerin tuttuğu raporları gereksiz değerlendirip, yolsuzluk yaptığı söylenen yönetim kurulunu aklamış oldu.
Divan Başkanı İhsan Özcan, Çukobirlik'i zarara uğratan A. Uslu'nun mali açıdan mahkemeye gitmesi için delegelere karar çıkartırken, Çukobirlik Yönetim kurulu eski Başkanı Osman Gökçe, kurul üyeleri Arif Çinkay, Eyüp Yıldız ve Mehmet Donat için ise tarafsızlığını bozdu. Eski Genel Müdür Abdülkadir Uslu için gerekçe yaptığı raporların gereksiz olduğu yönünde açıklamalar yapan divan şu düşüncelere yer verdi: Bu tip işler müfettiş raporu iddialarına göre olmaz. Sizler bu konuda soruna sahip çıkın, seçtiğiniz yöneticilere sahip çıkın, bunları siz seçtiniz. Bundan sonraki işlerde bu yol açılmasın" diyerek delegelerin üzerinde baskı kurdu. Kongre gününe kadar DYP'nin muhalif listesinin önünü çeken, seçilmiş olduğu halde haksız olarak görevden alındığını, MHP'nin Çukobirlik yönetimine müdahalesinin keyfi olduğunu ve Ş.Urfa'da MHP tarafından birlik seçimlerinin antidemokratik şekilde iptal edildiği yönlü açıklamaları ile Adana kamuoyunda yer edinen Osman Gökçe ve diğer üyelerin seçim günü ortada görünmemeleri şu yorumlara yol açtı: MHP delegelerince "Seçimde ayak bağı olmazsanız, genel kurulda sizi aklarız, yoksa sizinde mali açıdan suçlu olduğunuzu ve mahkemeye gitmeniz için karar çıkartırız" pazarlığı sonucu muhalifler çekildi. Yapılan pazarlıklar sonucu suçlular aklandı.
Çok az delegenin konuştuğu kongrede özellikle kooperatifin zararlarına, doğudan Adana'ya kadar pamuk getirilmesine, Kürt illerinde işletmelerin olmadığına, sınır ticareti ile ithal tarım ürününün Türkiye'ye girmesine değinildi.
Yeniden yapılandırma
Çukobirlik Kongresi'nde bir konuşma yapan Çukobirlik Genel Müdürü Yakup Şahin, TSKB'lerinin işlevlerini daha aktif bir şekilde yerine getirmesi için yasa tasarısının hazırlandığını söyledi. Birliklerin yeniden yapılandırılacağını bunun 4 yıllık bir geçiş sürecinde sona ereceğine değinen Şahin, 4 yıl devam edecek süreden sonra devletin tamamen birliklerden elini eteğini çekeceğini aktardı. Şahin, birliklerin kendi yağında kavrulacağını, kendi kendisine yeten özerk kurumlar olacağını savundu. Yeniden yapılandırılma için çıkacak yasadan sonra ilk yıl birliklerin geriye dönük borçlarının açığa çıkarılacağını dile getiren Şahin, daha sonra oluşabilecek personel tazminatı ve ihtiyaç duyulan işletmeler için krediler alınacağını söyledi. Sanayi işletmelerinin birliklerden bu süreç zarfında ayrılacağını vurgulayan Şahin, sanayi işletmelerinin AŞ, birliklerinde kooperatif olarak faaliyetlerini sürdüreceğini belirtti.
www.evrensel.net