'Kızıl Ken' kazandı

İngiltere'de yerel seçimler, iktidardaki İşçi Partisi açısından hezimetle sonuçlandı. Londra, Ken Livingstone şahsında tarihinin ilk seçilmiş belediye başkanına kavuştu.

'Kızıl Ken' kazandı
Arif Bektaş
İngiltere'de önceki gün yapılan yerel seçimlerin sonuçları, iktidardaki İşçi Partisi ve Başbakan Tony Blair için tam bir bozgun oldu. Partinin birçok şehirde aldığı ağır yenilgi, özelleştirmeci ve "Üçüncü Yol"cu Blair ve ekibinin, Mayıs 2001'de yapılacak genel seçimlerde halktan büyük bir tokat yiyeceğinin göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Ezici oy farkı
Bütün gözlerin çevrili olduğu başkent Londra'daki belediye başkanlığını ise, tüm engelleri aşan bağımsız aday Ken Livingstone kazandı. Bundan 14 yıl önce, dönemin başbakanı Margaret Thatcher, "Kızıl" lakaplı Livingstone ile baş edemeyerek Londra Belediye Meclisi'ni lağv etmiş ve şehir başkansız kalmıştı. "Fazla solcu" olduğu için İşçi Partisi'nden de dışlanan Livingstone, özelleştirmelerin durdurulması gibi birçok halkçı vaat ile, yüzde 42 gibi ezici bir oy oranıyla belediye başkanlığı koltuğuna tekrar oturdu.
Başbakan Blair'in adayı eski Sağlık Bakanı Frank Dobson'un oyu ise yüzde 13'te kaldı. Muhafazakâr Parti'nin Londra belediye başkan adayı Steven Norris'in aldığı oy oranı da yüzde 24 olarak açıklandı. Böylece Livingstone, kendisini adaylıktan dışlayan Blair'e karşı da zafer kazandı. İşçi Partisi adayı Dobson, halk tarafından "kukla" olarak görülüyor ve alay konusu oluyordu.
Özelleştirmeye öfke
"Kızıl Ken"in zaferi, vaatlerini gerçekleştirmesinden bağımsız olarak, halkın özelleştirmecilere duyduğu öfkeyi de yansıtıyor. Seçim kampanyasını "İşçi Partisi çizgisiyle özelleştirme önlenemez" sloganıyla başlatan Livingstone; sağlık, eğitim ve ulaşımdaki sorunlara özel bir vurgu yaptı. Renkli bir kampanyanın ardından ulaşılan zafer, medya tarafından İşçi Partisi'nin felaketi olarak değerlendiriliyor.
Two size!
Bu arada, Galatasaray-Leeds maçı öncesindeki provokatif yayınıyla dikkat çeken tabloid basın da, Livingstone'un seçilmesinin ardından adeta "yas" tutmaya başladı. Irkçılık, yabancı düşmanlığı ve özelleştirme hayranlığı ile tanınan The Sun gibi tabloid "gazete"ler, Ken'in zaferini "Olamaz! Onu Seçtiler!" gibi manşetlerle duyurdular. Londra seçimlerine iki gün kala, tüm medya organları adeta seferberlik içinde Livingstone'a oy verilmemesi için çağrıda bulunmuşlardı.
Temkinli açıklama
Öte yandan Livingstone, sonuçların açıklanmasının ardından, ilk işinin tüm partileri çağırarak ortak çalışma teklif etmek olacağını söyledi. Yeni belediye başkanı, seçimi "Bu sonuçlar, İşçi Partisi için kötü haber" sözleriyle değerlendirdikten sonra, hükümetle birlikte çalışmaya hazır olduğunu bildirdi. Bu sözler, Livingstone'un, hükümet ve belediye meclisindeki diğer partilerle aykırı düşmemeye çalışacağını gösteriyor. Ancak bir yandan da halka verilen vaatler var. Londra'nın ilk seçilmiş belediye başkanı olan Livingstone'un izleyeceği yol merakla bekleniyor.
www.evrensel.net