Silahsızlanma yalanı

Silahsızlanma yalanı

ABD'nin, 1972 tarihli Anti-Balistik Füze Anlaşması'nı değiştirme girişimleri, yıllardır süren 'silahsızlanma' şovunun ikiyüzlülüğünü gözler önüne seriyor.

Silahsızlanma yalanı
ABD yönetiminin Rusya'ya, Anti-Balistik Füze Anlaşması (ABM)'nın değiştirilmesi için teklifte bulunduğu öğrenildi. Nükleer caydırıcılık ve silahsızlanma doktrininin temel taşı olan anlaşmanın Amerika'nın isteklerine göre değiştirilmesi halinde, ABD ordusu, ülke toprakları üzerinde bir füze "savunma" kalkanı oluşturabilecek. ABD'nin teklifi, iki emperyalistin nükleer silahları belli bir rakamın altına düşürmek gibi bir niyeti olmadığını da gözler önüne seriyor.ABD emperyalizmi, kalkanı oluşturma gerekçesini "Kuzey Kore, Irak, İran ve Libya gibi ülkelerden yöneltilebilecek füze saldırıları" gibi komik bir gerekçeye dayandırıyor.
Rusya'ya sunulan teklif ve taslakların, ABD'nin konuyla ilgili tutumunu ayrıntılarıyla ortaya koyan en önemli belgeler olduğu belirtiliyor. Yetkililerin Rusya'ya baskı yapma politikası ise henüz sonuç vermiş değil.
Alaska'da radar sistemi
Ocak ayında Rusya'ya iletildiği belirtilen taslaklarda, füze kalkanının "kısıtlı ve sadece haydut devletler tarafından ateşlenecek füzelere karşı savunma amacı taşıdığı" özellikle belirtilirken, sistemin "Rusya'nın stratejik caydırıcılığını tehdit edecek ölçüde olmayacağı" öne sürülüyor.
Füze savunma kalkanının ilk aşaması, 100 füze ve rampaları ile Alaska'da kurulacak gelişmiş bir radar sisteminden oluşuyor. ABD, ikinci aşamada ise 100 ek füze ve rampa daha konuşlandırmak istiyor.
Teklife göre, ABD ile Rusya arasındaki müzakereler, Clinton'ın halefinin belirleneceği mart ayında başlayacak.
Stratejik caydırıcılık
Rusya, Çin ve Avrupa Birliği, böylesi bir sistemin nükleer dengeyi altüst edeceğini belirterek, yeni bir silahlanma yarışının başlayacağına işaret ediyorlar.
1972 tarihinde ABD ile SSCB arasında imzalanan ABM, "ülkelerin, savunma kapasitesinin kısıtlanması yoluyla silahlanmadan caydırılması" teorisine dayanıyor.
ABD'nin Rusya'yı "ikna etmek" amacıyla hazırladığı belgelerde, iki ülkenin nükleer savaş başlıklarının daha da azaltılmasını öngören Start-3 anlaşmasının uygulanması durumunda bile, sistemin Rusya'ya karşı caydırıcı olamayacağı iddia ediliyor. Belgelerde "Her iki ülkedeki stratejik kapasite, tarafların yok edici bir karşı saldırı düzenlemesine yeter. ABD'nin geliştirmekte olduğu kısıtlı sistem, Rusya'nın kapasitesi karşısında etkisiz kalır" deniyor. Metnin devamında, Rusya'nın bir seferde 1000 nükleer füze fırlatma yeteneğine sahip olduğu ve bu gücün füze savunma kalkanını delip geçeceği vurgulanıyor.
Henüz 'ikna' olmadılar
Korkutucu nükleer senaryolarla dolu belgeler, Atom Bilimcileri Bülteni'nin Rusya kolu tarafından ele geçirilerek New York Times gazetesine verildi.ABD'li yetkililer ise, tüm çabalarına rağmen Rusların ABM'nin değiştirilmesine kesin bir dille karşı çıktıklarını ifade ediyor. Bu ısrarın sürmesi durumunda, ABD daha farklı "ikna" araçlarını devreye sokabilecek.
Bu arada, ABD'de temaslarda bulunan Rusya Dışişleri Bakanı İgor İvanov ve muadili Madeleine Albright, konuyla ilgili görüşmelerin, Clinton'ın haziran ayında Moskova'ya gitmesiyle birlikte hızlanacağını belirttiler. İki ülkenin tutumu arasında "oldukça büyük fark" olduğunu söyleyen İvanov, ABM'nin "stratejik istikrarın köşe taşı" olduğunu vurguladı. ABD Dışişleri Bakanı Albright ise, meslektaşına "anlaşmanın 21. yüzyılın ihtiyaçlarına göre yeniden tanımlanması gerektiğini" söyleyerek yanıt verdi.
Öte yandan, hükümetin tehlikeli planlarına karşı muhalefetiyle tanınan Kaygılı Bilimciler Birliği'nden Lisbeth Gronlund, Alaska'ya kurulmak istenen radar sisteminin, ABM anlaşmasını açıkça ihlal ettiğini vurguladı.
Bu nasıl barışçılık?
ABD'nin Rusya'ya sunduğu tekliflere dair en önemli değerlendirme ise, Atom Bilimcileri Bülteni'nden geldi. Dünya çapında etkili olan bültenin yayıncısı Stephen Schwartz, sunulan belgelerin, "ABD yönetiminin büyük bir Rus nükleer gücünün varlığını kabul etmeyi sürdüreceğini" gösterdiğine işaret etti. Schwartz, barış yanlısı olduğunu iddia eden bir hükümetin tavrının bu değil, karşılıklı nükleer silah indirimine devam etmek ve sonunda nükleer silahlardan tamamen kurtulmak olacağını belirtti. Yayıncı, "ABD hükümeti, henüz ortada olmayan bir tehdidi gerekçe göstererek, Rus ve ABD cephaneliklerindeki nükleer silahların azaltılmasından vazgeçiyor" diye konuştu.
www.evrensel.net