Fotoğraf: AA

Üretimi durdurma çağrısı

Türk-İş'e bağlı sendikaların şube başkanları ve bölge temsilcileri, konfederasyon genel merkezine "üretimden gelen gücü kullanma" çağrısı yaparak, bir dahaki sefere dönmemek üzere Ankara'ya geleceklerini belirttiler.

Üretimi durdurma çağrısı
Jülide Kalıç
Başta özelleştirmeler olmak üzere hükümetin emek düşmanı politikalarını protesto etmek amacıyla Ankara'ya yürüyen Türk-İş'e bağlı sendikaların genel merkez ve şube yöneticileri, hükümetin sorunlara çözüm bulmaması durumunda üretimden gelen güçlerini kullanacaklarını söylediler. Çeşitli bölgelerden Ankara'ya gelen sendikacılar, yürüyüşlerini sosyal devlete sahip çıkılması için yaptıklarını belirterek, hükümeti uyarmaya geldiklerini dile getirdiler. Gazetemize görüşlerini bildiren şube başkanları, bölge temsilcileri ve sendikacılar, Türk-İş'i alanlarda eylem yapmaya çağırdıklarını vurgulayarak, "1 Mayıs İşçi Bayramı'nı da şanına yakışır bir biçimde alanlarda kutlayacaklarını" ifade ettiler.
Tek Gıda-İş Samsun 2 No'lu Şube Başkanı Ayhan Saraç, başta özelleştirmeye, talana "dur" demek ve taleplerini hükümete duyurmak için bu yürüyüş ve toplantıyı düzenlediklerini belirterek, emekçiler adına olumlu bir adım atılmaması durumunda, genel greve gidecek bir eylem programı oluşturacaklarını söyledi.
Tek Gıda-İş Adana Üyesi Aydın Uçar da hakların alınmasının tüm emekçi kesimlerin mücadelesiyle mümkün olabileceğini belirtti. Türk-İş ve Emek Platformu'nun, taleplerinin dikkate alınmaması durumunda yüzbinleri yığacak bir miting düşündüğünü bildiren Uçar, önemli olanın üretimden gelen gücün kullanılması olduğunu ifade ederek, taban olarak Türk-İş'e bu noktada baskı yapacaklarını bildirdi. Yıllardır emekçi kesimin ezildiğini ve açlıkla karşı karşıya olduğunu dile getiren Uçar, 1 Mayıs'ın alanlarda kutlanması gerektiğine işaret ederek, çalışanların 1 Mayıs'a sahip çıkmasını istedi.
Emekçiler tatmin olmuyor
Taban olarak üretimden gelen gücü kullanmaktan yana olduklarını, aynı zamanda da her türlü eylem içinde var olacaklarını belirten Adana'dan Tek Gıda-İş Üyesi Mediha Yardım ise Türk-İş'e bu yöndeki baskılarını sürdüreceklerini ve yapılan eylemlerin artık işçi ve emekçileri tatmin etmediğini söyledi. "Kafamdaki şapkada 'Mezarda emekliliğe hayır' yazıyor. Ama benim için çok anlamsız. Bir kızı gelin etmişiz. Nikâhını kıymışız. Şimdi 'hayır' diyoruz" diyerek, eylemlerinin geriye çekilmesini eleştiren Yardım, 1 Mayıs'ta da alanlarda olacaklarını söyledi.
Türk-İş zorlanmalı
Böylesi bir yürüyüşten pek fazla sonuç alamayacaklarını vurgulayan, Harb-İş Ankara Şube Başkanı Mehmet Çelik, kitlesel olarak şalteri indirdiklerinde sonuç alabileceklerine dikkat çekti. Zorbalığın hüküm sürdüğü bir ülkede kısır eylemlerle bir yere varılamayacağının altını çizen Çelik, taban zorlamadığı sürece Türk-İş'in hantal yapısını harekete geçirmenin mümkün olmayacağını söyledi. Çelik, işsizliğin ve taşeron uygulamanın had safhaya ulaştığını ve örgütlenmenin önündeki engellerin devam ettiğini belirterek, 1 Mayıs'ın haklı taleplerin haykırışı, haksızlığa ve sömürüye dur demenin yıldönümü olarak alanlarda kutlanması gerektiğini dile getirdi.
Yürüyüş, Türk-İş'e de uyarı
Yol-İş İstanbul 1 No'lu Şube Yönetim Kurulu Üyesi Celal Cesur, Türk-İş'ten çalışma yasaları ve işgüvencesi için daha duyarlı olmasını istediklerini söyledi. Zorunlu tasarrufların ödenmesini ve yürüyüş amacına ulaşmazsa, genel greve kadar gidecek bir eylem süreci talep ettiklerini belirten Cesur, yürüyüşlerinin birinci aşamasının Türk-İş'i zorlamayı da amaçladığını bildirdi. Tabanda bir hareket olduğunu belirten Cesur, Güvenpark'ta oturma eylemi yapılması taleplerinin dikkate alınmamasını da eleştirdi.
Göstermelik eylem istemiyoruz
Tez-Koop-İş Eskişehir Şube Başkanı Tanju Demirdağ ise özelleştirme sonucu işsiz kalan arkadaşlarının tekrar işe dönmesini sağlamak ve sosyal devletin yeniden kazanılması için yürüdüklerini dile getirerek, üretimden gelen gücün kullanılmasında geç kalındığını savundu.
IMF'nin Türkiye'ye giydirmek istediği kefene karşı, bütün dar gelirlilerin sesi olarak bu yürüyüşü yaptıklarını vurgulayan Tek Gıda-İş Güneydoğu Bölge Temsilcisi Mecit Amaç da, siyasal iktidarın aklını başına devşirmesini istediklerini, bu olmadığında da göstermelik değil etkili eylemler yapılması gerektiğine inandıklarını dile getirdi. Şalterin indirilmemesi durumunda, ülkenin bütün değerlerinin satılacağına, sonra da satış sırasının insanlara geleceğine dikkat çeken Amaç, 1 Mayıs'ın resmi bir bayram olarak kabul edilmesini de istedi.
Yürüyüş ülke için
Tek Gıda-İş Karadeniz Bölge Temsilcisi İsmail Topçu, yürüyüşün sadece işçi sınıfının değil, tüm halkın taleplerini kapsadığını belirtti. Topçu, IMF'nin ülke insanını daha fakirleştirdiğini, memur ve emeklilerin durumunun ücret yönünden daha vahim olduğunu vurguladı. Ülke barışının, bütün halk katmanlarının sosyal yaşamının düzeltilmesiyle sağlanacağını belirten Topçu, bir dahaki sefere Ankara'ya geri dönmemek üzere yürüyeceklerini ifade etti. Topçu, dünyanın her yerinde kutlanan 1 Mayıs'ın Türkiye'de yasaklanmasına tepki gösterdi.
Tarım-İş Trakya Temsilcisi Yusuf Tuna, emeğin yanında olduğunu düşündükleri Başbakan'ın bugün IMF'nin yanında olduğunu, Doğan Grubu'nun medyadan sonra enerjiyi de ele geçirdiğini, ülkenin Doğan Grubu tarafından yönetilmesine bile müsaade edildiğini söyledi. Bu gidişatın önünü kesmek zorunda olduklarını vurgulayan Tuna, Doğan Grubu'nun gazetelerini okumama gibi bir düşünceleri olduğunu söyledi.
Türk Metal İstanbul Şube Başkanı Mehmet Soyipek ise Türk-İş'in işçileri oyaladığını ifade ederek, her gün Ankara'ya yürüyüp geri gitmekle taleplerini elde edemeyeceklerini vurguladı. Özellikle üretimden gelen gücün kullanılmasını istediklerini dile getiren Soyipek, 1 Mayıs'ı Türk-İş'e rağmen şanına yakışır bir biçimde kutlayacaklarını bildirdi.
www.evrensel.net