Esnafı kovuyorlar!

Esnafı kovuyorlar!

Ankara Kalesi ve Samanpazarı civarındaki bazı dükkânlar, "çevreyi ve sağlığı olumsuz etkiledikleri" iddiasıyla kapatılıyor. Altındağ Belediyesi, bakımsızlık nedeniyle yıkılmaya başlayan tarihi kaleyi onarmak yerine, çevre düzenlemesini kale civarındaki dükkânları kapatarak yapıyor!

Esnafı kovuyorlar!
Jülide Kalıç
Altındağ Belediyesi, Ankara Kalesi çevresinde işlenmiş deri ticareti yapan ve işlenmiş post satan işyerlerini, "sağlığı ve turizmi olumsuz etkilediği" iddiasıyla kapatıyor. Ankara Kalesi civarındaki hanları ve harabeye dönen, gecekonduların üzerine yıkılmaya başlayan, insanların ölmesine neden olan tarihi surları onarmak yerine, çevre düzenlemesini bu mekânla özdeşleşmiş esnafın ekmek teknelerini kapatarak yapan Altındağ Belediyesi'nin bu uygulaması, kale halkı ve esnafın tepkilerine yol açıyor.
Kale surları ise Kültür Bakanlığı ve Altındağ Belediyesi arasındaki yetki karmaşası nedeniyle yıkılmaya mahkûm ediliyor. Altındağ Belediyesi ise belediye sınırları içinde bulunan Ankara Kalesi'nin çevre düzenlemesinin ve restoresinin "Kültür Bakanlığı tarafından yapılması" gerektiğini iddia ediyor.
Ankara Kalesi ve Samanpazarı civarında yün, tiftik ve deri ticareti yapan esnaf, dedelerinden miras aldıkları mesleklerini yıllardır bu mekânda yapıyor. Ankara'nın ilk çarşılarından biri olan Samanpazarı'na ise Ankara'nın çeşitli ilçe ve köylerinden insanlar geliyor alışveriş için. Çarşı esnafı işlerinin artık bu mekânla özdeşleştiğini ifade ediyor.
Dedesinden aldığı mesleğini 25 yıldır yürüten Halil Kuzay, geçen hafta ellerine gelen bir tebliğ ile dükkânların boşaltılmasının istendiğini bildirerek, işlenmiş postların çevreye nasıl bir kirlilik verdiğini anlayamadıklarını ifade etti.
Dükkânlarla uğraşıyorlar
"Eğer bu mekânda bir çevre düzenlemesi yapılacaksa, harabe haline dönen hanları ve kale burçlarını restore etsinler, esnafla ve dükkânlarla uğraşmasınlar" diyerek belediyeye tepkisini dile getiren Kuzay, tarihi mekân diye içindeki dükkânların boşaltıldığı çevredeki hanların köpek yuvası haline geldiğini belirtti. Yünün pisliği ve atığı olmadığını anlatan Kuzay, işlenmiş postların turistlerin de ilgisini çektiğini ve artık ayağı bu mekâna alışmış müşterileri olduğunu bildirdi. Bu mekândan uzaklaştırılmak istenen esnafın nerede dükkân açacağını bilmediğini ve yer diye gösterilen OSTİM'deki dükkânların ruhsatının bulunmadığını dile getiren Alp Aysu ise, müşterilerin uzak olduğu için OSTİM'e alışverişe gelemeyeceğine dikkat çekti. İşyerlerinin, turistik bir mekânda bulunması nedeniyle ve çevreyi kirlettiği gerekçesiyle kapatılmak istendiğini belirten Aysu, havaalanı yolu üzerinde de yüncüler olduğunu belirtti.
"Gitmek istemiyoruz"
Mehmet Sarılar, 1982'den bu yana Samanpazarı'nda ham dericilik yapıyor. Sarılar, en çok, bütünleştiği bu mekândan ayrılmak zorunda bırakıldığına üzülüyor. "Biz gitmek istemiyoruz. Biz bu işten ekmek yiyoruz. Hepimizin 8-10 çocuğu var. Buralardan gidersek çoluk çocuğa nasıl bakarız" diyen Sarılar, başka bir yere taşındıkları zaman müşterilerinin kesileceğini belirtti. Kendilerine bu kararın en az 6 ay önce ulaştırılması gerektiğini, ama zabıtaların aniden gelerek, "Bir hafta içinde dükkânları boşaltın" dediğini ifade eden Sarılar; Dericiler Kooperatifi'nin de bu konuda hiçbir şey yapmadığını vurguladı. Sarılar, "Belediye gelsin ilk önce çarşıdaki çöpleri düzenli temizlesin. Bizler de daha itinalı, çevreyi kirletmeden işimizi yapalım. Örneğin gündüz değil de akşam saatlerinde yün sevkıyatını gerçekleştirelim. Yeter ki ekmek teknemize dokunmasınlar" diye konuştu. Sarılar, bu mekânın dericisiyle, yüncüsüyle ve antikacısıyla sevildiğini de söyledi.
www.evrensel.net